KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2025/3108 E., 2025/5261 K.·Birleştirilen Davada
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/326 E., 2025/757 K.
- İlk derece mahkemesi
- Kayseri 10. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/386 E., 2024/304 K.
Karar Metni
667 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesince verilen asıl karar, davalı ... ile davalı ... (...) tarafından, ek karar ise davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davalı ...’nın temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçesinde özetle; davacının kayden paydaşı olduğu 129 72... parsel sayılı taşınmaz, davalının gecekondu ve kömürlük yapmak, bir kısmını da bahçe olarak kullanmak suretiyle işgal ettiğini, davalı tarafından inşa edilen bu yapıların imar mevzuatına aykırı olduğunu ileri sürerek, el atmanın önlenmesi ve yıkım isteklerinde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalılar; davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davanın ..., ..., ... ve ... yönünden feragat nedeniyle reddine, davalılar ... (...), ... yönünden davanın kabulüne; birleştirilen davanın kabulüne, davaya zorunlu dava arkadaşlığı nedeniyle dahil olan diğer davalılar yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davanın açılmasına sebebiyet vermediklerinin tespitine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
1. Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davalılar ... ve ... (...) tarafından yapılan istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesi 04.09.2025 tarihli ek kararında; temyiz talebinde bulunan davalı ...’nın yasal süresi içerisinde temyiz talebinde bulunmadığı gerekçesiyle temyiz başvurusunun reddine karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ..., bilirkişi raporlarındaki hata nedeniyle hükmün bozulması gerektiğini belirtmiş, 12.11.2025 havale tarihli dilekçesi ile temyizden feragat etmiştir. 2. Davalı ... (...); davalı ...’a ait temyiz başvuru dilekçesinde adının yer aldığını, fakat sehven imzasının eksik kaldığını, adının temyiz dilekçesinde yer alması ve iradesinin açıkça temyiz yönünde olması nedeniyle temyiz incelemesine tarafı adına devam edilmesini, temyiz ve istinaf hakkından feragat etmediğini, feragat dilekçesinde sehven adının yazılmış olduğunu belirtmiştir. 3. Davalı ...; süresi içinde hükmü temyiz ettiğini belirterek ek kararın kaldırılmasını, işin esasının incelenmesi gerektiğini belirtmiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe Dava, mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi ve kâl istemine ilişkindir. 1. Davalı ...’ın temyiz itirazları yönünden yapılan değerlendirme Davalı ... hükmü süresi içinde temyiz etmiş ancak 12.11.2025 havale tarihli ve kimlik tespiti yapılmış olan dilekçesi ile temyizden feragat ettiğini bildirdiğinden anılan davalının temyiz dilekçesinin feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Davalı ... (...)’nın temyiz itirazları yönünden yapılan değerlendirme
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361/1 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz dilekçesinin süresinden sonra verilmesi hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(c) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Somut olaya gelince; davalı ... (...) Bölge Adliye Mahkemesi kararını 20.05.2025 tarihinde tebliğ aldıktan sonra süresi içinde temyiz dilekçesi sunmamış, 14.11.2025 tarihinde verdiği dilekçede ...’ın temyiz dilekçesinde adının yer aldığını ancak sehven eksik kalan imzasının tamamlanmasını, temyiz incelemesinin tarafı adına devam etmesini istediğini belirtmiştir.
...’a ait temyiz dilekçesi süresinde olup davalı ...’un adı ilk sayfada temyiz eden olarak yazılı ise de; dilekçenin son kısmında davalı ...’un imzası bulunmadığından bu dilekçe ile ...'un da hükmü temyiz ettiğini söylemek mümkün değildir. Öte yandan 14.11.2025 tarihli dilekçenin temyiz dilekçesi olarak kabulü mümkün ise de; bu dilekçenin de iki haftalık yasal temyiz süresi içinde sunulmadığı dikkate alındığında temyiz dilekçesinin süreden reddine karar vermek gerekmiştir.
3. Davalı ...’nın temyiz itirazları yönünden yapılan değerlendirme; Davalı ... yönünden yapılan incelemede ise; karar ilâmının usulüne uygun olarak 14.05.2025 tarihinde davalıya tebliğ edildiği fakat davalının 2 haftalık yasal süre geçtikten sonra 04.09.2025 tarihinde hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesince temyiz başvurusunun süreden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/3108, K. 2025/5261, 9 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama