KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2025/601 E., 2025/4497 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1301 E., 2024/2371 K.
- İlk derece mahkemesi
- Alanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/143 E., 2023/82 K.
Karar Metni
444 kelime·2 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1/2 paydaşı olduğu 1 19... parsel sayılı taşınmazın davalı tarafından işgal edildiğini belirterek el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; önceki paydaş ile müvekkili şirket arasında kira ilişkisinin bulunduğunu, 2022 yılı sonuna kadar da kira bedellerinin ödendiğini, 6098 sayılı TBK’nın 310. maddesi uyarınca yeni malik davacının kira sözleşmesinin tarafı olduğunu, kira süresinin sona erdiğini dolayısıyla belirsiz süreli kira ilişkisinin söz konusu olduğunu belirterek açılan davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davacı davalı zilyetliğinin ayni ya da şahsi bir hakka dayanmadığını iddia etmiş ise de, davalının bir şahsi hakka dayanarak taşınmazı kullandığı, önceki paydaşın imzalamış olduğu kira sözleşmesinden davacının TBK’nın 310. maddesi uyarınca sorumlu olduğu, kira sözleşmesinin tarafı haline geldiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın açılmasına davalı tarafın kendisinin sebebiyet verdiğini, Mahkemece dava açarken gerekli araştırmanın yapılması gerektiği ve davalı tarafın davanın açılmasına sebebiyet vermediği gerekçesine dayanıldığını, muhataptan başka yapılacak araştırmanın işbu davayı etkilemesinin ihtimali bulunmadığını, mahkemenin gerekçesinin hukuk düzenince kabul edilecek hiçbir tarafı bulunmadığını, davanın açılmasına davalının kendisinin sebep olması nedeniyle yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/601, K. 2025/4497, 21 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama