KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2025/604 E., 2025/3424 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/913 E., 2024/1754 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/650 E., 2019/1067 K.
Karar Metni
752 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleşen davada davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 14.10.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde asıl ve birleşen davada davacı ... vekili Avukat ... ile asıl ve birleşen davada davalı....Konut Yapı Kooperatifi vekili Avukat ....'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilleri dava dilekçelerinde; davalı kooperatifçe gerçekleştirilen 19.09.2015 tarihli olağanüstü genel kurulda alınan kararların, hem çağrı usulünün mevzuata uygun olmaması hem de içeriklerinin usul, yasa ve iyiniyet kurallarına aykı olması nedenleriyle, iptaline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
II. CEVAP
Asıl ve birleşen davalarda davalı vekili cevap dilekçesinde; yönetim kurulunun görev süresi boyunca olağanüstü genel kurul toplantısına çağırma yetkisinin de bulunduğunu, olağanüstü genel kurulun usul ve esas yönünden Kooperatifler Kanununa, anasözleşmeye, iyiniyet kurallarına uygun olarak yapıldığını, nitelikli çoğunlukla yönetim ve denetim kurullarının ibra edilmek suretiyle yeniden seçilerek yetkilendirilmelerinin doğru olduğunu, ayrıca Bakanlık temsilcisinin gözetiminde kararlar alındığını, Ticaret Siciline tescil ve ilan suretiyle yönetime yetki verilmesinin hukuki düzenlemeye uygun olduğunu savunarak, asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada davacının ve birleşen davada davacı ...'in sadece gündemin 4. maddesinde alınan karara ret oyu kullanarak muhalefet şerhi verdikleri, birleşen davada davacı ...'in ise 3 ve 4 no.lu kararlara ret oyu kullanarak muhalefet şerhi verdiği, yönetim kurulunun genel kurulda gündem maddelerine ilişkin hususları sözlü olarak açıklayabileceği gibi, yazılı olarak da açıklama yapabileceği dikkate alınarak, 3. madde ile yapılan uygulamanın kanuna, anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırılık teşkil etmediği, bu nedenle iptali isteminin yerinde olmadığı,
gündemin 4. maddesi ile alınan ibra kararının ise yine kanun, anasözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı bir yönünün bulunmadığı belirtilerek, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Birleşen davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davalı kooperatif yönetimince iskân alma gerekçesi ile kooperatif üyelerinden yetki alındığını, ancak alınan yetkiler kötüye kullanılarak kooperatifin bir kısım üyeleri lehine, haksız ve hukuka aykırı kazanç sağlandığını, yönetimin hukuka ve kanuna aykırı olarak kooperatif adına kayıtlı spor tesisi kullanım kararındaki taşınmazı belediyeye trampa ettiğini, yine kooperatif hesabından bir miktar para verdiğini ve yol kullanımındaki taşınmazı kendi taşınmazlarında bir kısım üyelere tahsis ettiklerini,
yolun tahsisi sonucu bir kısım üyelere verilen yolda yapılan inşaat ve harcamaların kooperatifin hesabından ödendiğini, müvekkillerinin haklarının karşılığının alacak olarak kaydedildiği belirtilerek taşınmazın gerçek değerinin çok altında bir alacak ile karşılanacağının gösterildiğini, bu nedenlerle yönetim ve denetim kurulu üyelerinin 27.06.2015 tarihli olağan genel kurulda ibra edilmediklerini, mahkemece davalı kooperatif yönetiminin sorumlu olduğu hususunun gözardı edildiğini, dağıtımı yapılan taşınmazlarda üyeliği olmayan ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinden hak sahibi olan şahıslara da arsa tahsisi yapıldığının görüldüğünü,
bu durum kanun ve ana sözleşmeye aykırılık teşkil ettiği halde mahkemece değerlendirilmediğini, yapılan bu eylemlerin ibraya konu olamayacağını, gündem maddesinin içeriği ile yapılan işlemler ve alınan yetkinin kapsamının, anasözleşme hükümleri ve iyiniyet esaslarına aykırılık teşkil ettiğini, mahkemece şekli inceleme yapıldığını, ancak usul ve esasa ilişkin hataların değerlendirilmediğini beyan etmektedir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan davalı yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin birleşen davada davacılardan alınarak, davalıya verilmesine,
Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından birleşen davada davacılardan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/604, K. 2025/3424, 14 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama