KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2025/88 E., 2025/3619 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/656 E., 2024/1156 K.
- İlk derece mahkemesi
- Elazığ 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/204 E., 2023/16 K.
Karar Metni
549 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline ait olan dava konusu 213 ada 2 parsel 3 No.lu bağımsız bölüm üzerinde 16.10.2018 tarihinde davalı ... lehine intifa hakkı tesis edildiğini, ancak davalının kendisine süresiz ve bedelsiz tanınan intifa hakkını kötüye kullandığını, ayrıca taşınmazın giderek eskimesi ve değer kaybetmesi nedeni ile zarar etmemek ve çocuklarının ihtiyaçlarını karşılamak için satmak istediğini, ancak davalı ...’ın imzasını almadan satış işlemini gerçekleştiremediğini ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydından intifa hakkı şerhinin terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, dava konusu bağımsız bölümün bulunduğu arsanın evvelden müvekkiline ait iken davacının arsa üzerinde üç katlı bina yapıp arsa karşılığı olarak müvekkiline dava konusu daireyi vereceğini söyleyerek taşınmazı üzerine aldığını, sonradan tapuyu vermediğini; ancak müvekkilinin yalvarması ile müvekkili lehine intifa hakkı kurduğunu, intifa hakkının herhangi bir şarta bağlı olmadığını, iddiaların gerçekdışı olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının intifa hakkının şarta bağlı olarak tesis edildiği iddiasını resmî yazılı senet ile ispat etmesi gerekirken bu yönde bir delil sunulmadığı, bunun dışındaki gerekçelerinin ise TMK'nın 796. maddesi kapsamında terkinini gerektiren durumlardan olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından davalının intifa hakkını kötüye kullandığı ileri sürülmüş ise de; intifa hakkı sebepten ari yararlanma akti olup intifa hakkı sözleşmesinde de herhangi bir sebebe bağlılık mevcut olmadığı, intifa hakkının hangi hallerde kaldırılacağı TMK'nın 796 vd. maddelerinde tahdidi olarak açıklandığı, davacının iddiaları, delilleri ve dosya içeriğine göre intifa hakkının terkini nedenlerinin oluştuğu ispatlanamadığı, davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin cezaevine gireceği için kızları ... ile ...’ya bakması şartıyla davalı lehine intifa hakkı verdiğini, ancak cezaevine girdiğinde davalının kızlarından ...’yı ikametinden kovduğunu, davalının intifa hakkını kötüye kullandığını, ayrıca taşınmazın eskimesi ve değer kaybetmesi nedeni ile zarar etmemek ve çocuklarının ihtiyaçlarını karşılamak için satmak istediğini, ancak davalının imzasını almadan satış işlemini gerçekleştiremediğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, intifa hakkı şerhinin tapu kaydından terkini istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/88, K. 2025/3619, 15 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama