İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Ceza Dairesi

YARGITAY · 8. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2009/14191 K.2011/13696

Gereği görüşülüp düşünüldü:

Esas2009/14191Karar2011/13696Tarih25 Kasım 2011Okuma6 dk · 1.185 kelime

KÜNYE

8. Ceza Dairesi 2009/14191 E., 2011/13696 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Kasım 2011
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Suç
Genel güvenliği tehlikeye sokacak şekilde silahla ateş etme
Hüküm
Hükümlülük, erteleme ve müsadere
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.185 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Gereği görüşülüp düşünüldü:

1- Suçtan doğrudan zarar görmeyen ve hakkındaki katılma kararı da kaldırılan şikayetçinin hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığından vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nun 317. maddesi gereğince (REDDİNE),

2- Sanığın temyiz isteminin incelenmesinde:

Hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesi ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle gözetilerek, koşullarının varlığı halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünde mahkemesince değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), temyiz talebinin reddine karar verilmesinde oyçokluğuyla bozma kararında oybirliğiyle 25.11.2011 gününde karar verildi.

KARŞI DÜŞÜNCE

Sanık hakkında, kişilerde korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etmek suçundan kamu davası açılmıştır. Kolluk görevlilerine suç ihbarında bulunan ve olaya el konularak soruşturma yapılmasını sağlayan mağdur ... suçun işlendiği köyde ikamet etmektedir. Köy içinde alkollü vaziyette av tüfeği ile rastgele çok sayıda havaya ateş edilmesinden ciddi biçimde huzursuzluk duyduğunu dile getirerek şüpheli hakkında soruşturma aşamasında şikâyetçi olmuştur.

İddianame düzenlenerek kamu davası açıldığında ise mağdurun şikâyetçi sıfatıyla adına yer verilmiştir. Tensip zaptı ile müştekiye meşruhatlı davetiye ile duruşma günü bildirilmiş, duruşma günü yargılamaya gelen şikâyetçi vekili suçtan zarar gördüğünü ve müdahale talebini içeren dilekçe vermesi üzerine, müşteki ...’un müdahilliğine karar verilmiştir. Bir sonraki oturuma müşteki bizzat kendisi duruşmaya katılarak olayın oluşunu anlatarak şikâyetini dile getirmiştir.

Hüküm kurulan celsede ise, müştekinin suçtan zarar görmeyeceği kabul edilerek müdahillik kararı kaldırılmıştır. Yüze karşı verilen karara, müdahil vekili yasal süre içinde temyiz yasa yoluna başvurmak suretiyle hükmü temyiz etmiştir. Dairenin sayın çoğunluğu şikâyetçinin anılan suçtan zarar görmediğini kabul ederek temyiz isteğinin reddine oy çokluğuyla karar vermiştir.

Oysa, kişilerde korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etmek suçundan açılan kamu davasına, suçtan zarar görenlerin davaya katılması olanaklıdır. Şöyle ki; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, 170. maddesinde, “genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması” başlığıyla; ( ) Kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli olacak biçimde ya da kişilerde korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda; a) ………., b) ………., c) Silahla ateş eden veya patlayıcı madde kullanan, kişi.... cezalandırılır." şeklindedir.

Bu suçun işlenmesinde, nesnel bir zarar tehlikesi yaratması aranmaktadır. Zarar tehlikesi suçlarında, suçun hukuki konusu üzerinde zarar tehlikesinin meydana gelmiş olması suçun varlığı için yeterli görülmüştür. Tehlike suçlarında hareketin yöneldiği hukuki konunun gerçek anlamda zarara uğramış olması aranmamaktadır. Hukuki konunun objektif olarak zarar tehlikesi ile karşılaşmış olması, suç tipinin ihlali için kâfidir.

Failin davranışı kimse bakımından, cana veya mala yönelik, nesnel bir zarar tehlikesi yaratmadığında, ortada bir suç da olmayacaktır. Zarar tehlikesi neticesini gerçekleştirirken ayrıca bir kimsenin hayatına sağlığına veya malvarlığına bir zarar verdiğinde, fail, ya genel güvenliği kasten tehlikeye sokmak suçu yanında, meydana gelen zarar neticelerinden kusur kuralına göre sorumlu olacak, ya da sorumluluğu geçitli suç kuralına göre belirlenecektir.

Madde metninde "kişilerin..." ve "kişilerde..." diyerek, suçla ihlal edilen ve ceza ile korunan hukuki değeri ihlal edilen kimsenin, yani mağdurun belli bir kişi olmadığına, gayri muayyen olduğuna işaret edilmiştir.

Anılan madde de kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlike yaratacak biçimde yahut kişilerde korku, kaygı veya panik yaratacak tarzda, ……… silahla ateş etme veya patlayıcı madde kullanma fiilini suç saymaktadır.

Bu demektir ki, silahla ateş etme veya patlayıcı madde kullanma fiilleri, mahiyeti bakımından kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından nesnel bir tehlike, yani bir zarar tehlikesi yaratmadığında yahut nesnel olarak kişilerde korku, kaygı veya panik doğurmadığında, sadece, salt yapılmış olmaları bu suçu oluşturmayacaktır. Kuşkusuz, bir kimse kendi malvarlığına zarar verirken de başkalarının hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından bir zarar tehlikesi yaratabilir.

Yasa maddesindeki, kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli olabilecek yahut kişilerde korku, kaygı veya panik yaratabilecek şekilde, silahla ateş etmek veya patlayıcı madde kullanmak suretiyle gerçekleştirilmesini istediğinden, suç, esasen serbest hareketle işlenebilen seçimlik hareketli bir suç olmaktadır.

Seçimlik davranışların kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli olacak biçimde yahut kişide korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda olmasından, davranışın kendisinin zararlı veya tehlikeli olmasını değil, dış aleme yansıyan davranışın beşeri tecrübe kuralına uygun olarak, kendi dışında, nedensel, zararlı bir sonucu doğurmaya elverişli olmasını anlamak gerekmektedir.

Korku, bir tehlike veya bir tehlike düşüncesi karşısında uyanan kaygı duygusudur. Kaygı, üzüntü, endişe duyan düşünce ve tasa anlamına gelmektedir. Panik ise bir topluluğu kaplayan ani dehşet duygusu, büyük korku, ürkmek anlamındadır. Bu fiillerin yalın olarak meydana gelmesi suçun oluşması için yeterli değildir. Fiilin. "Kişilerde korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda" meydana gelmiş olması gerekmektedir. Bu soyut tehlikelerin doğmasıyla suç oluşacaktır.

Suçun oluşması için fiilin maddede belirtilen nitelik ve etkide olması yeter olup ayrıca başkalarını korkutma, kaygıya düşürme veya paniğe uğratma kastının bulunması gerekmemektedir. Suçun işlenmesiyle kişilerin mağduriyeti ortaya çıkmakta ve fiilden zarar görme olasılığı beliren bu kişilerin kamu davasına katılma hakkı doğmaktadır.

Ceza muhakemesinde genel kural, her suçun kamu adına takip edilmesi gerekmekte ise de, her olayda bir de suçun etkilerini doğrudan doğruya üzerinde hisseden somut mağdur bulunur. Bu nedenle, suçtan zarar görenin kamu davasına müdahalesi, Cumhuriyet Savcısının yanında muhakemeye katılması bir anlamda Cumhuriyet Savcısının yetkilerini paylaşması ve ona yardım eden bir konum kazanması ve haklarını koruyup kollama gibi bir görev üstlenmesi adalet duygusunu tatmin eden bir sonuçta doğurmaktadır. Kamu davasına katılabilecek olanlar, mağdur ve suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile mâlen sorumlu olanlardır (CMK m.237/1).

Mağdur ve suçtan zarar gören gerçek kişiler suç tanımıyla korunan hak ve menfaatin sahibi oldukları şüphesizdir. mağdur ise suçtan doğrudan doğruya zarar görendir. Bu kişi, suçun olumsuz etkilerini doğrudan doğruya üzerinde hisseder. Suç tanımıyla korunan hak ve menfaatin dışında kalan hak ve menfaatlerin ihlal edildiği hallerde, bu hak ve menfaatin sahipleri, dolaylı olarak suçtan zarar görenler olarak adlandırılmaktadırlar.

5271 sayılı Yasa'da davaya katılmaya hakkı olan kişiler belirlenirken, mağdur ve suçtan zarar gören kavramları birlikte kullanılmıştır. Mağdur, suçla korunan hak ve menfaati doğrudan zarar gören olduğuna göre, yasa metninde yer verilen suçtan zarar gören kavramı, suçtan dolaylı biçimde zarar gören olarak kabul etme zorunluluğu doğmaktadır.

CMK. m.234'de mağdur ile şikâyetçinin hakları düzenlenmiş, mağdur ve şikâyetçinin davaya katılma hakkının bulunduğu gösterilmiştir (CMK m.234/l-b). Mağdur kavramıyla, doğrudan doğruya zarar gören kişi veya kişilerin olması gerektiği şüphesizdir.

Bir olayda suçtan zarar göreni belirlerken, sanığa yüklenilen ve cezalandırılması istenilen fiille haklı bir çıkarı zedelenen kişinin ceza kovuşturması konusundaki isteğini göz önünde tutmak ve bu haklı görüldüğünde kişiye suçtan zarar görme sıfatını tanımak gerekmektedir.

Hakim bir olayda suçtan zarar görenin sınırlarını belirlerken, sanığa yüklenen ve cezalandırılması istenen fiille haklı bir çıkarı zedelenen kişinin, ceza kovuşturması konusundaki isteğinin kişide fiilin işlenmesinden doğan tatmin edilme ihtiyacını göz önünde tutmak ve bu haklı görüldüğünde ise kişiye suçtan zarar gören sıfatını tanımak durumundadır.

Somut olayda da, suç işlendiğinde ihbarda bulunarak şikayetçi olan kişi silah atılmasıyla korku, kaygı, panik ve endişe duygusunu yaşamakla mağduriyet yaşamıştır. Bu haliyle sanığın işlediği iddia olunan “korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etmek suçundan” zarar görmüştür. Kamu davasına katılması ve hükmü temyiz etmesi yasal hakkıdır. Nitekim, Ceza Genel Kurulunun 26.12.2006 gün ve 2006/8-317 esas, 2006/319 sayılı kararı da bu yoldadır. İzah edilen bu nedenlerle sayın çoğunluğun şikayetçinin temyiz isteğinin reddine ilişkin kararına katılmıyorum.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2009/14191, K. 2011/13696, 25 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2009/14191
Karar No
2011/13696
Tarih
25 Kasım 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2009/14202 K.2011/15855
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2009/14205 K.2011/13716
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2009/14214 K.2011/13703
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2009/14228 K.2011/15862
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2009/14264 K.2011/13710
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2009/14305 K.2011/13695

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.