KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2009/154 E., 2011/1850 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mart 2011
Karar Metni
280 kelime·1 dk okuma
Haksız olarak tutuklu kaldığı günler için 466 sayılı Yasa gereğince tazminat isteminde bulunan ... hakkında yapılan inceleme sonunda; 466 sayılı Yasanın 2/1 ve 3/1 madde ve fıkraları uyarınca süre yönünden reddine; (HAKKARİ) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 2.6.2008 gün ve 2008/50 esas, 2008/192 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile 15.1.2009 günü daireye gönderilmekle incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.11.2010 gün ve 2010/189 esas ve 2010/237 sayılı kararında da belirtildiği üzere; 466 sayılı Yasanın 2. maddesinin birinci fıkrasında, "1 nci maddede yazılı sebeplerle zarara uğrayanlar, kendilerine zarar veren işlemlerin yapılmasına esas olan iddialar sebebiyle haklarında açılan davalar sonunda verilen kararların kesinleştiği veya bu iddiaların mercilerince karara bağlandığı tarihten itibaren üç ay içinde, ikametgahlarının bulunduğu mahal ağır ceza mahkemesine bir dilekçeyle başvurarak uğradıkları her türlü zararın tazminini isteyebilirler" hükmüne yer verilmiştir.
Anılan hükümde belirtilen üç aylık dava açma süresi ise, 21.4.1975 gün ve 3-5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, davacı hakkında açılan ve beraatle sonuçlanan ceza davasının kesinleştiğinin tebliğinden veya bu kesinleşmenin öğrenilmesinden itibaren başlamaktadır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararını, "sanığın yüzüne karşı verilen beraat kararlarının kesinleştikleri hususunun ilgiliye tebliğine gerek bulunmadığı" şeklinde yorumlama olanağı bulunmamaktadır.
Çünkü beraat kararı yüzüne karşı verilen sanık, bu tefhimle sadece beraat kararının verildiğini öğrenmektedir. Ancak tazminat isteme hakkı beraat kararının kesinleşmesiyle doğmaktadır.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2009/154, K. 2011/1850, 10 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama