KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2010/7010 E., 2010/13001 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- İnsan ticareti
- Hüküm
- Hükümlülük
Karar Metni
310 kelime·2 dk okuma
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5271 sayılı CMK.nun 34/2., 231/2. ve 232/6. madde ve fıkralarına göre hüküm fıkrasında, verilen karara karşı kanun yollarına başvurma olanağı bulunup bulunmadığının ve başvurma olanağı var ise süresi, mercii ve şekillerinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekirken, kararda kanun yolunun, başvuru süresinin ne zaman başlayacağı ve ne şekilde başvurulabileceği hususlarının gösterilmediği anlaşılmakla, sanık1ar ... ve ... müdafiinin temyiz isteğinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Hükmolunan hapis cezasının süresine göre, sanıklar ... ve ... müdafii ile sanık ...'ın duruşmalı inceleme isteklerinin CMUK.nun 318. maddesi uyarınca istem gibi oybirliğiyle (REDDİNE),
Dosya üzerinde yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, sanıklar ... ve ... tarafından olay tarihinde fuhuş yaptırmak maksadı ve evlenme vaadiyle Gaziantep ilinden kaçırılan 18 yaşından küçük mağdurenin Ankara ve İstanbul illerinde birkaç gün barındırıldıktan sonra Antalya'nın ... ilçesine götürülerek yine aynı maksatla sanıklar ..., ... ve ... tarafından satın alınması şeklinde gelişen olayda insan ticareti suçunun fuhuş yaptırmak maksadıyla ve kandırmak suretiyle bir kimsenin bir yerden bir yere götürülmesi, barındırılması ve tedarik edilmesi şeklindeki tüm unsurlarının gerçekleşmiş olmasına, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:
5237 sayılı TCK.nun 53/3. madde ve fıkrası uyarınca, sanıkların yalnızca kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmelerine kadar kısıtlama uygulanabilecek iken, kendi altsoyu dışındakiler üzerindeki yetkilerini de kapsayacak şekilde uygulama yapılması,
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2010/7010, K. 2010/13001, 10 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama