İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2012/16396 Karar: 2013/20365 Tarih: 2013

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2012/16396 K.2013/20365

8. Ceza Dairesi 2012/16396 E. , 2013/20365 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması HÜKÜM : Hükümlülük Gereği görüşülüp düşünüldü: Başkasına ait banka hesabıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi- kartı üretilmesi, satılması, devredilmesi, satın a

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2012/16396 E. , 2013/20365 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması HÜKÜM : Hükümlülük Gereği görüşülüp düşünüldü: Başkasına ait banka hesabıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi- kartı üretilmesi, satılması, devredilmesi, satın a

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2012/16396 E. , 2013/20365 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması HÜKÜM : Hükümlülük Gereği görüşülüp düşünüldü: Başkasına ait banka hesabıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi- kartı üretilmesi, satılması, devredilmesi, satın alınması veya kabul edilmesi 5237 sayılı TCK.nun 245/2. maddesinde, sahte banka veya kredi kartını kullanarak kendisine veya bir başkasına yarar sağlanması ise anılan maddenin 3. fıkrasında birbirinden bağımsız ve ayrı ayrı suçlar olarak düzenlenmiştir. Üçüncü fıkrada yazılı sahte kartın kullanılarak çıkar sağlanması suçunun oluşması için, 2. fıkrada kabul edilen suçun işlenmesi zorunlu olmayıp üretme, satınalma veya kabul etmenin dışında bir başka yolla kartın edinilmesi örneğin sahte kartın bulunması üzerine kullanımı suretiyle çıkar sağlanması olanaklıdır. Bu durumda, 2. fıkrada yazılı suçun oluştuğundan sözedilemeyeceği için, kullanma suçunun 2. fıkrada yazılı suçu da kapsadığı kabul edilemez. Ayrıca sahte kartı satan veya devreden kişinin kartı kullanımından ve 3. fıkradaki suçu işlediği de ileri sürülemez. TCK.nun 245. maddesinin 2 ve 3. fıkralarının geçitli suç kabulü halinde, kullanmaya teşebbüs durumunda hükmolunacak asgari hapis cezası, 2. fıkrada düzenlenen sahte banka veya kredi kartını satın alma veya kabul etmenin asgari cezasının üçte biri olacaktır. Diğer bir anlatımla sahte kartı kullanmayan, kullanmaya teşebbüs etmeyen sadece bulunduran fail en az üç yıl hapis ve adli para cezası ile cezalandırılırken, satın aldığı veya ürettiği sahte kartı kullanmaya teşebbüs eden sanığın ise 1 yıl hapis ve adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilecek ve bu durum yasa koyucunun amacına, yasanın ruhuna, cezada orantılılık ilkesine aykırı olacaktır. Banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suçu malvarlığı aleyhine işlenen suçlardan olup, yasada "bilişim alanında suçlar" bölümünde düzenlenmesi niteliğini değiştirmeyecektir. TCK.nun 245. maddesinin 2. fıkrası banka ve kredi kartla- rında sahteciliği, 3. fıkrası ise sahte belgenin kullanılmak suretiyle çıkar elde edilmesini düzenlemiştir. TCK.nun 212. maddesi gözetildiğinde, bu şekilde düzenleme ve her iki fiili işleyen failin, TCK.nun 245. maddesinin 2. ve 3. fıkraları ile ayrı ayrı cezalandırılmaları yasada düzenlenen benzer suçlarla uyumlu ve yasa koyucunun amacına uygun olacaktır. Ayrıca 2. fıkrada yazılı fiillerle 3. fıkrada yazılı suçun unsurlarını oluş- turan fiiller farklı olup ''işlenen bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşması'' gerçek- leşemeyeceğinden farklı nev'iden fikri içtimayı düzenleyen TCK.nun 44. maddesinin uygulanması da mümkün değildir. Somut olayda; sanığın üzerinde son rakamları 6577 ve 4014 nolu olan Firstrand Bank Limited, 5038 ile biten Investec Bank Limited, 4274 ile biten Standart Bank of South Africa'ya ait 4 adet sahte kredi kartı ele geçirilmiştir. Bu kartlardan ikisini kullanmış ve mahkumiyetine karar verilerek kesinleşmiştir. Temyize konu olan davada ise, sahte kredi kartı bulundurmak suçlarından sanığın cezalandırılmasına karar verilmiştir. Bir olayın anlatılması sırasında bir başka olaydan söz edilmesi o olay hakkında dava açıldığını göstermeyeceğinden, CMK.nun 170. maddesinde belirtilen hususların iddianamede bulunması ve şüpheliye yüklenen suçları oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanması zorunludur. İddianame okunduğunda, sanığın yüklenen suç veya suçları, mevcut delilleri anlayıp savunmasını yapabilecek durumda olması gerekir. Sanık hakkında birleştiren dosyada düzenlenen 29.05.2009 tarihli iddia- namede olayın öykülenmesi yapıldıktan sonra "yukarıda açıklanan bulgulara göre şüpheli ... 'ın üzerine atılı sahte banka ve kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama, resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği anlaşılmakla" denilerek iddia bu iki suçla sınırlanmış, dava açma iradesinin sözü geçen suçlara ilişkin olduğu belirtilmiştir. 08.05.2009 günlü iddianamede ise şüphelinin alışveriş yaptığı, sahte oluşturulmuş kredi kartının kullanılarak zincirleme biçimde kendisine çıkar sağladığı iddia olunarak kamu davası açılmıştır. Görüldüğü üzere, sanık hakkında sahte kredi kartı bulundurmak suçundan CMK.nun 170 ve devamı maddeleri uyarınca usulünce açılmış bir dava bulunmayıp, iddianame kapsamı dışına çıkılarak, iddianamede yer almayan fiilden dolayı hüküm kurulması CMK.nun 225. maddesine aykırıdır. Bu itibarla sanık hakkında aynı bankaya ait iki kredi kartı ile ayrıca iki farklı bankaya ait sahte kredi kartlarını bulundurmak suçlarından dava açılması sağlana rak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinden, yerel mahkeme hükmünün bozulma- sına karar verilmelidir. Sonuç: Açıklanan nedenlerle, sanık müdafıinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 09.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla