KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2017/11052 E., 2018/3658 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Nisan 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- İftira
- Hüküm
- Hükümlülük
Karar Metni
266 kelime·1 dk okuma
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Sanığın, TCK.nun 267/2. maddesi kapsamında hangi maddi eser ve delilleri uydurarak iftira suçunu işlediği, denetime olanak verecek biçimde gösterilip tartışılmadan, yetersiz gerekçeyle ilgili madde gereğince sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesi,
2- Sanığın, mağdur hakkında kasten adam öldürme suçundan hüküm verilmeden önce 09.12.2009 tarihli savunması ile iftiradan dönmesi karşısında, sanık hakkında göstermiş olduğu etkin pişmanlık nedeniyle TCK.nun 269/3. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Sanığın adli sicil kaydında yer alan sabıkanın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel teşkil etmediğinden, sanık hakkında kurulan hükümde, 5728 sayılı Kanun'un 562. maddesiyle değişik CMK.nun 231. maddesi uyarınca sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurulup yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda oluşan kanaate göre hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerekirken, sanığın kasıtlı suçlardan mahkumiyeti esas alınarak yeterli ve yasal olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
4- 5237 sayılı TCK.nun 51. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; sanığın daha önce üç aydan fazla hapis cezası ile cezalandırılmamış olması koşulu ve (b) bendinde; suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması hükmü getirilmiş olmakla; adli sicil kaydına göre ertelemeye engel sabıkası olmayan sanığın, yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık irdelenmeden, "yasal şartları oluşmadığından" bahisle yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi,
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2017/11052, K. 2018/3658, 3 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama