KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2017/4173 E., 2019/379 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ocak 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Kasten yaralama ve mala zarar verme
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
303 kelime·2 dk okuma
Gereği görüşülüp düşünüldü: 1- Sanık ... hakkında ...'ya karşı mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde; Sanık hakkında mala zarar verme suçundan tayin edilen adli para cezasının nevine ve miktarına göre hükmün, 6217 sayılı Yasanın 26. maddesiyle 5320 sayılı Yasaya eklenen geçici ve 2. madde uyarınca kesin nitelikte olup temyizi olanaklı olmadığından, sanığın temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nun 317. maddesi gereğince REDDİNE, 2- Sanıklar ... hakkında ...'e karşı yaralama, ... hakkında ...'e karşı yaralama suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesine gelince;
Sanık ... yönünden suçun eşine karşı işlenmesi sebebiyle arttırım yapılırken uygulama kanun maddesinin TCK.nun 86/3-c maddesi yerine TCK.nun 86/3-a maddesi olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiş ve sanık ... yönünden ise CMK.nun 196/2. maddesinde “Sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, istinabe suretiyle sorguya çekilebilir.......Sorgusundan önce sanığa ifadesini esas mahkemesi huzurunda vermek isteyip istemediği sorulur.” şeklindeki düzenleme karşısında,
Sorgusundan önce sanık hakkında yakalama kararı çıkartılarak yakalandığı yer İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesi aracılığı ile sorgusu yapılırken ifadesini esas mahkemesi huzurunda vermek istediğine ilişkin bir talebinin olmadığı, savunmasını yaptığı ve yargılamaya konu suç için yasada öngörülen hapis cezasının alt sınırının beş yıldan az olduğu ve sanık temyiz dilekçesinde bu husustan da bahsetmemesi karşısında, sanığın savunmasının istinabe yoluyla alınması ve yokluğunda yargılamaya devamla hüküm kurulması savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olmadığından, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2017/4173, K. 2019/379, 10 Ocak 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama