KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2020/15363 E., 2023/6489 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2023
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/1103 E., 2016/412 K.
- Suçlar
- Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
428 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün karar tarihi itibariyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kdz. Ereğli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 11.12.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kamu davası açılmıştır. 2. Kdz. Ereğli 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 14.04.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, yaşı küçük gençlere nasihat vermek istediğini, suç kastının olmaması nedeniyle beraatine karar verilmesinin gerektiğine, aracın kapılarının kapalı olduğuna dair herhangi bir beyanın bulunmadığına, mağdurun aracın içinde beş dakika kaldığı yönündeki beyanların abartılı olduğuna, tanık beyanları ile kollukta ifadesine başvurulan şahısların ifadeleri arasında oluşan çelişkinin giderilmesinin gerektiğine, tanık ...'ın da duruşmalarda dinlenmesinin gerektiğine,
bir an için atılan suçun sübut bulduğunun kabul edilmesi halinde 5237 sayılı Kanun'un 110 uncu maddesi hükümlerinden faydalandırılmamasının telafisi mümkün olmayacak zararlara neden olacağına, 5237 sayılı Kanun'un 35 inci madde hükümlerinden de faydalandırılmasının gerektiğine, Mahkemenin cezanın alt sınırından uzaklaşma nedenini gerekçeli kararda açık bir şekilde göstermediğine ve re'sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, görevli trafik polis memuru olan sanığın mağdur çocuğu cebir kullanarak ekip aracına bindirerek hürriyeti tahdit suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
1. Dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; soruşturma esnasında mağdurun polis aracına binmediği yönünde ifadede bulunan ... ... ...'in tanık olarak beyanı alındıktan sonra sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kalıp kalmadığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi ve buna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik araştırma ve inceleme sonucu hüküm kurulması,
2. Sanığın mağduru 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin altıncı fıkrasında düzenlenen hürriyeti tahdit suçunun unsurunu oluşturacak şekilde yaraladıktan sonra, soruşturma başlamadan ve mağdurun şahsına başkaca bir zararı dokunmaksızın serbest bıraktığı anlaşılmakla aynı Kanunun 110 uncu maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma şartları oluştuğu halde uygulanmaması suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2020/15363, K. 2023/6489, 21 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama