KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2020/16577 E., 2023/9641 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2023
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/309 E., 2016/86 K.
- Suçlar
- Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma,tehdit
- Hükümler
- Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı
- Tebliğname görüşü
- İade- Onama
Karar Metni
578 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 20.05.2015 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehdit suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Diyarbakır 6.Asliye Ceza Mahkemesinin 14.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası, silahla tehdit suçundan ise 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği; suçun sübutuna ve mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanığın mağdure ...'in yanında diğer mağdure ... ve tanık E.Ş de olduğu halde konuşmak için gittiği, ardından içinde iki şahsın bulunduğu aracın geldiği ve sanığın araca mağdure ...'i zorla bindirmeye çalıştığı ancak mağdure ...'nın sanığı tuttuğu, bunun üzerine sanığın belinden çıkardığı tabancayı mağdure ...'nın kafasına dayadığı, çevreden bağrışma sesleri üzerine sanığın eylemini tamamlayamadan olay yerinden ayrıldığı iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
A.Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hüküm yönünden;
5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin 12 nci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar itiraza tabi olup temyiz yasa yoluna başvurulması olanaklı bulunmadığından ve aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
B.Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden;
1.19.12.2014 tarihli tutanak, mağdure ... ve ...'nın olayın sıcağı sıcağına verdiği polis ifadeleri, tanık E.Ş'nin kolluk ifadesi, sanığın çelişkili beyanları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın kişiyi hürriyetten yoksun kılma suçunu işlediği sabit olduğu anlaşılmakla Mahkemenin suçun sübutu ve kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V.KARAR
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2020/16577, K. 2023/9641, 6 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama