KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2020/17384 E., 2023/7014 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2023
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/679 E., 2016/216 K.
- Suç
- Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
- Hüküm
- Beraat
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
396 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Afşin Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 19.11.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2.Afşin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun' un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanığın eyleminin, 5237 sayılı Kanun' un 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen suçu oluşturduğuna, ek savunma verilerek sanığın cezalandırılması gerekirken beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanığın, duygusal arkadaşlık ilişkisi yaşadığı 18 yaşından küçük mağduru rızasıyla aracına bindirdiği, ancak yolda inmek isteyen mağdureyi indirmeyerek hürriyetini kısıtladığı iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
Mağdurenin aşamalardaki beyanları, savunma ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, suç tarihinden önce sanıkla tanışıp arkadaş olan on yedi yaşındaki mağdurenin, evi terk iradesi olmaksızın, dolaşmak maksadıyla okul çıkışı buluştuğu sanıkla, rızasıyla Kızılcık köyüne gittiği ve bir süre sanıkla birlikte kaldıktan sonra ailesinin durumdan haberdar olması üzerine sanığın yanından ayrılarak eve döndüğü olayda 5237 sayılı Kanun'un 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen evi terk eden çocuğu ailesi veya yetkili makamları durumdan haberdar etmeksizin yanında tutmak suretiyle çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunun unsurları oluşmadığından, Tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Dosya kapsamı, mağdure anlatımları, sanık savunmaları, tanık beyanları ve tüm dava dosyasındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde ilk derece mahkemesinin kabulünde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2020/17384, K. 2023/7014, 3 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama