KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2020/17638 E., 2022/20016 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2022
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
268 kelime·1 dk okuma
Gereği görüşülüp düşünüldü:
TCK'nın 191/5 maddesi, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fikra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz" şeklinde şahsi cezasızlık sebebi olarak düzenlenmiştir.
TCK'nın 191/5 maddesi, erteleme süresi içerisinde kişinin uyuşturucu kullanması eyleminin ihlal nedeni sayılacağı ve ayrı bir soruşturma konusu yapılamayacağı belirtilmiş ise de, bu husus eylemin suç oluşturmayacağı şeklinde değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla; sanığın cezasından TCK'nın 297. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesi gereğince artırım yapılmasına ilişkin uygulamada hukuka aykırılık görülmediğinden Tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Dosya içerisindeki Adli Tıp Kurumu Beşinci İhtisas Kurulunun 28.09.2015 tarih ve 2005 sayılı Kararında "......'den 20.05.2015 tarihinde alınan idrarda kodein ve morfin saptandığına göre; kendisinden idrarın alınmasından 48-72 saat önceki bir zaman diliminde kullanmış olabileceği belirtilmesi nedeniyle biyopsi işleminden yaklaşık 43 gün sonra alınan idrar örneğinde tespit edilen uyuşturucu maddenin biyopsi sırasında verilen ilaçlardan kaynaklanmayacağı ve Cezaevi Kurum Aile Hekimliğinin 04.12.2015 tarihli cevabında, ...sağlık fişi ve hastane kayıtlarında yapılan incelemede sanığın kodein ve morfin etken maddeli herhangi bir ilaç kullanımı olmadığını bildirdiği anlaşılmakla, Tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2020/17638, K. 2022/20016, 27 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama