KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2020/18918 E., 2023/1559 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mart 2023
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/549 E., 2016/85 K.
- Suç
- Suç uydurma
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Temyiz edenler
- Sanık, katılan vekili
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
617 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Osmancık Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 04.12.2015 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2. Osmancık Asliye Ceza Mahkemesi'nin 16.02.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında suç uydurma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 271 ... maddesi, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve adli para cezasının taksitler halinde ödenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanığın temyiz sebepleri, suçu işlemediğine, katılan hakkında yeterli araştırma yapılmadan takipsizlik kararı verildiğine ilişkindir. 2. Katılan vekilinin temyiz sebebi, sanığın iftira suçundan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın, katılana satmış olduğu cep telefonunun çalındığından bahisle şikayette bulunarak atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir. 2. Sanığın şikayeti sonrasında yapılan araştırmada, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'ndan (BTK) alınan 06.07.2015 tarihli cevabi yazıda suça konu cep telefonunun IMEI numarası ile yapılan sorgusunda söz konusu cep telefonunu kullananlardan birinin katılan ... olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır. 3. Osmancık Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 04.12.2015 tarihli kararı ile katılan ... hakkında kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçundan ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Katılanın aşamalardaki beyanları, tanık beyanları, sanığın aşamalardaki beyanları, BTK cevabi yazısı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın suçu işlemediğine, katılan hakkında yeterli araştırma yapılmadan takipsizlik kararı verildiğine yönelik temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Suç uydurma suçunun oluşabilmesi için, işlenmediğini bildiği bir suçu yetkili mercilere işlenmiş gibi ihbar etmek ya da işlenmeyen bir suçun delil veya emarelerini soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde uydurmak gerekmekte olup ayrıca bir kişiye isnatta bulunulmaması gerekmektedir.
İftira suçunun oluşabilmesi için ise, yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için somut ve belirlenebilir bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir.
Oluşa ve dosya kapsamına göre, sanığın, suça konu cep telefonunu katılana satıp, satış bedelini alamaması üzerine, cep telefonunun çalındığından bahisle şikayetçi olduğu anlaşılan olayda, sanığın bildirdiği IMEI numarası ile cep telefonunu elinde bulunduran, hukuka aykırı fiil isnat edilen kişinin belirlenebilir olması karşısında, eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 267 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen iftira suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2020/18918, K. 2023/1559, 22 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama