KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2020/8332 E., 2023/6442 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2023
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/129 E., 2016/126 K.
- Suçlar
- Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
620 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Tomarza Cumhuriyet Başsavcılığının 08.05.2015 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır. 2. Tomarza Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.03.2016 tarihli kararı ile sanıklar hakkında, ayrı ayrı olmak üzere, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hapis cezalarının ertelenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun tamamlandığına, sanıklar ... ve ...'nin tamamlanmış suç hükümleri uyarınca cezalandırılmaları gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanık ...'ın mağdur ...'i evlenmek amacıyla ağabeyi ... ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen amcasının oğlu sanık ... ile fikir ve eylem birliği içerisinde, evlerine girip, mağduru zorla evden çıkartıp arabaya bindirmek suretiyle atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçesi içeriğine göre sanıklar ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesinde;
a. Teşebbüs hükümlerinin uygulanabilmesi için sanığın işlemeyi kastettiği suçla ilgili icra hareketlerine doğrudan doğruya başladıktan sonra elinde olmayan nedenlerle hareketlerini tamamlayamaması gerekir.
Buradan hareketle yapılan değerlendirmede, tüm dava dosyası kapsamına göre sanıklar ... ve ...'ın fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek mağdur ...'i sanık ... ile evlenmesi amacıyla mağdurun evine girip onu zorla arabaya bindirerek alıkoydukları, araba harekete geçtikten sonra,
mağdurun annesinin arabanın kapısını bırakmadığını anlayan sanıkların onu da arabanın içerisine alıp mağdurun evinin yaklaşık 500 metre uzağına gittikleri bu süre zarfında suçun tamamlandığı gözetilmeden, sanıklar ... ve ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 35 inci maddesinde düzenlenen teşebbüs hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini,
b. Sanıklar ... ve ...'ın eyleminin, cebir kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu kabul edilmesine rağmen, önce 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, daha sonra aynı maddenin ikinci fıkrası tatbik olunmak suretiyle kademeli uygulama yapılması, c. Tüm dava dosyası kapsamına göre, sanıkların mağduru, sanık ...'la evlenmesi maksatlı cinsel amaçla kaçırdıklarının anlaşılması karşısında sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmaması, d. Kabul ve uygulamaya göre de;
Suç tarihinde engel adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin altıncı fıkrasının (b) bendi uyarınca, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda oluşan kanaate göre hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerekirken,
28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi ile değişik ve suç tarihi itibariyle uygulanması mümkün olmayan 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin 8 inci fıkrasına dayanılarak "Sanık hakkında öncesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunduğundan ve şartları bulunmadığından 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasının takdiren uygulanmasına yer olmadığına," şeklinde yetersiz gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2020/8332, K. 2023/6442, 21 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama