İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Ceza Dairesi

YARGITAY · 8. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2021/16730 K.2023/5209

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu,…

Esas2021/16730Karar2023/5209Tarih21 Haziran 2023Okuma6 dk · 1.131 kelime

KÜNYE

8. Ceza Dairesi 2021/16730 E., 2023/5209 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Haziran 2023
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Suçlar
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, reşit olmayan cinsel ilişki
Hükümler
Beraat, düşürülme
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.131 kelime·6 dk okuma·7 bölüm

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Söke Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 14.09.2015 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.10.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 12 yıl 6 ay hapis cezası ile mahkumiyetine ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5 yıl 4 ay hapis cezası ile mahkûmiyetine karar verilmiştir.

3. Bu karara karşı sanık müdafii ve müşteki Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekilinin istinaf başvurusu üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 27.12.2016 tarihli kararı ile; "... Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına iddianame tebliğ edilip davadan haberdar edilmesi, sonucuna göre talebi halinde, aynı Yasanın 237 nci ve devamı maddelerine göre davaya katılması hususunda bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeyerek Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına davaya katılma ve CMK’nın mağdur ve katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması..." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 27.12.2016 tarihli bozma kararı üzerine Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.03.2017 tarihli kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 6 yıl 8 ay hapis cezası ile mahkûmiyetine ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5 yıl 4 ay hapis cezası ile mahkûmiyetine karar verilmiştir.

5. Bu karara karşı Cumhuriyet Savcısı, katılan ... vekili ve katılan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekilinin istinaf başvurusu üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 17.04.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında değişen suç vasfıyla reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince düşürülmesi ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1. Katılan ... vekilinin temyiz isteği; tanık beyanlarının katılan beyanlarını desteklediğine, sanığın bu tür suçlara meyilli olduğuna, mahkûmiyete yeterli delil bulunmasına rağmen sanığın beyanının üstün tutularak karar verildiğine, re'sen gözetilecek hususlarla kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

2. Katılan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekilinin temyiz isteği; suçun oluştuğu sabitken verilen kararların hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

3. Cumhuriyet Savcısının temyiz isteği; olayın mağdure anlatımlarına uygun olduğuna, mağdurenin geç şikayetçi olmasının tek başına rızaya delil olarak gösterilemeyeceğine, 16 yaşı içerisinde bir kız çocuğunun maruz kaldığı cinsel saldırı eylemi sonrasında korku ve tereddüt yaşamasının normal olduğuna, sanığın her iki suçtan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Dava konusu olay, sanık ile katılan ... arasında duygusal arkadaşlık ilişkisi olup olay tarihinde sanıktan ayrılmak isteyen katılanın, sanıkla konuşmak amacıyla buluştuğu, bir apartman dairesine gittikleri, katılanın hürriyetinden yoksun bırakılarak cinsel istismara uğradığı iddiasına ilişkindir. Temyizin kapsamına göre,

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesi'nce sanığın üzerine atılı nitelikli cinsel istismar ve çocuğa karşı cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği sabit kabul edilerek atılı suçlardan mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince sanığın mahkûmiyetine dair kurulan hükümler kaldırılarak; sanık ... hakkında mağdure ...'e yönelik nitelikli cinsel istismar suçundan cezalandırılması için açılan kamu davasında, sanığın mağdurenin rızası dışında cinsel istismarda bulunduğuna dair delil bulunmayıp, mağdurenin 13.01.1996 doğumlu olup, suç tarihi olan 20.11.2012 tarihinde 15 yaşını bitirdiği,

buna göre sanığın eyleminin reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturup, bu suçun kovuşturulması ve soruşturulmasının takibi şikayete bağlı suçlardan olup, 5237 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince 6 ay süre içerisinde şikayette bulunulabileceği,

mağdurun ise bu altı aylık süre dolduktan sonra 20.01.2014 tarihinde şikayetçi olduğu yasal süresi içerisinde yapılmış usulüne uygun bir şikayette bulunulmadığı anlaşıldığından sanık hakkında açılan kamu davasının değişen suç vasfına göre 5237 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince düşürülmesine ve sanık hakkında mağdure ...' e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması için açılan kamu davasında mağdurenin 13.01.1996 doğumlu olup, suç tarihi olan 20.11.2012 tarihinde 15 yaşını tamamlamış olduğu,

sanığın mağdureyi zorla bir yere götürüp alıkoyduğu hususu ispatlanamayıp mağdurenin sanıkla rızası dahilinde olayın geçtiği eve gittiğine kanaat edildiğinden hukuken geçerli olan rızanın hukuka aykırılığı kaldırdığı, bu nedenle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurları itibariyle oluşmadığından sanığın müsnet suçlamadan beraatine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Dosya kapsamı, sanığın aşamalardaki savunmaları, olayın kolluğa intikal şekli ve zamanı, katılan beyanları, tanık anlatımları, dava dosyasındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde sanık ve katılanın karşılıklı rıza ile cinsel ilişkiye girdikleri ve katılanın olayın geçtiği yere rızasıyla gelip, kendi rızasıyla kaldığı ve herhangi bir engellemeyle karşılaşmadan belirtilen evden ayrıldığı, gerçekleşen eylemlerin katılanın rızası dahilinde olduğu kabul edilen olayda kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurları itibariyle oluşmadığına yönelik Bölge Adliyesi Mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.

Reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun takibinin şikayete bağlı suçlardan olduğu, katılanın suç tarihinden itibaren 6 aylık şikayet süresi içinde sanık hakkında şikayette bulunmaması nedeniyle şikayet yokluğundan dolayı sanık hakkındaki kamu davasının düşmesine yönelik Bölge Adliye Mahkemesi kabulünde hukuka aykırılık görülmemiştir.

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan Bölge Adliye Mahkemesince kurulan düşme ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan Bölge Adliye Mahkemesince kurulan beraat hükmünde bir isabetsizlik bulunmadığından,

Cumhuriyet savcısının, olayın mağdure anlatımlarına uygun olduğuna, mağdurenin geç şikayetçi olmasının tek başına rızaya delil olarak gösterilemeyeceğine, 16 yaşı içerisinde bir kız çocuğunun maruz kaldığı cinsel saldırı eylemi sonrasında korku ve tereddüt yaşamasının normal olduğuna, katılan ... vekilinin, tanık beyanlarının katılan beyanlarını desteklediğine, sanığın bu tür suçlara meyilli olduğuna, mahkumiyete yeterli delil bulunmasına rağmen sanığın beyanının üstün tutularak karar verildiğine,

katılan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekilinin suçun oluştuğu sabitken verilen kararların hukuka aykırı olduğuna yönelik temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 17.04.2019 tarihli ve 2017/2130 Esas, 2019/583 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı, katılan ... vekili ve katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

SONUÇ / HÜKÜM

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.06.2023 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2021/16730, K. 2023/5209, 21 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
  7. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
  8. IV. Gerekçe
  9. V. Karar
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2021/16730
Karar No
2023/5209
Tarih
21 Haziran 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2021/16731 K.2023/5116
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2021/16732 K.2023/5064
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2021/16733 K.2023/5060
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2021/16734 K.2023/5062
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/16735 K.2023/4151
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2021/16735 K.2023/5125

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.