KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2021/18741 E., 2024/943 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2020/1513 E., 2020/1763 K.
- Suç
- Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
- Hüküm
- Beraat
- Tebliğname görüşü
- Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Karar Metni
533 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 17.03.2020 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dava açılmıştır. 2.Sakarya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.07.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında atılı suçtan mahkumiyet kararı verilmiştir. 3.Katılan vekili, katılan ilgili Bakanlık vekili ve sanığın istinaf talebi üzerine, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 18.11.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında atılı suçtan verilen mahkumiyet kararı kaldırılarak sanığın beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteği, sabit olan suçtan mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilikindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1-Dava konusu olay, sanığın, beden ve ruh bakımından kendini savunamayacak durumda bulunan 17 yaşındaki mağdur çocuğu hile ile banyoya götürüp kapıyı kilitledikten sonra cinsel istismarda bulunduğu iddiasına ilişkindir.
2-İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından düzenlenen 06.03.2018 tarihli raporda, cinsel istismar neticesinde dünyaya gelen çocuk ile sanık arasındaki genetik incelemede, baba-çocuk ilişkisi bakımından uyum tespit edildiği belirtilmiştir.
3-İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığınca düzenlenen 23.01.2019 tarihli raporda, mağdur çocuğun, hafif ve orta derecede zeka geriliğine sahip olduğu, bu zeka geriliğinin, fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılamasına ve fiile ruhsal yönden mukavemete muktedir olmasına mani olacak mahiyet ve derecede olduğu belirtilmiştir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın, banyoya girip içeriden kapıyı kilitlediği ve beden ve ruh bakımından kendini savunamayacak durumda bulunan mağdur çocuğun dışarı çıkmasına engel olduğu kabul edilerek sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Cinsel eylem süresince mağdur çocuğun hareket edebilme imkanının ortadan kaldırılmasının, ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı gerekçesiyle mahkumiyet hükmü kaldırılarak sanığın beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Olay ve olgular bölümünde belirtilen hususlar ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına yönelik Mahkemenin kabulü karşısında; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, beraat kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 18.11.2020 tarihli kararında katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2021/18741, K. 2024/943, 6 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama