KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2021/4462 E., 2023/7652 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2023
- Mahkemesi
- Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/13 E., 2016/158 K.
- Suç
- Parada sahtecilik
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
605 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Suça sürüklenen çocuk hakkında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 11.05.2012 tarihli iddianamesiyle, parada sahtecilik suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2. Diyarbakır Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 29.03.2016 tarihli kararıyla, suça sürüklenen çocuk hakkında 10.01.2013 tarihli kararıyla 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. 3. Suça sürüklenen çocuğun, 3 yıllık denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlediğinden, açıklanması geri bırakılan hüküm açıklanarak hapisten çevrili 6.000,00 TL ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz isteği; kararın hukuka aykırı olduğuna, çocuğun suç işleme kastı bulunmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, suça sürüklenen çocuğun, katılana ait işyerinden alış veriş yaptığı sırada sahte olarak üretilmiş 1 adet 50,00 TL değerindeki parayı verdiği, yakalandığında ise üzerinden bir adet daha 50,00 TL değerindeki sahte paranın ele geçirildiği iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
Çocuk Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20/1-7. maddesi ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca; fiil işlendiği sırada 15 yaşını doldurmuş olup da 18 yaşını doldurmamış çocukların işledikleri fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılmasının gerekli olduğu, mahkemece sosyal inceleme raporuna gerek görülmediği takdirde ise gerekçesinin kararda gösterilmesinin zorunlu olduğu,
buna karşın mahkemece suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuk hakkında bu rapor aldırılmadığı gibi bu hususta herhangi bir gerekçe de gösterilmeden hüküm kurulmuş ise de, suça sürüklenen çocuğun temyiz inceleme tarihi itibariyla 29 yaşında olduğu, belirtilen eksikliğin telafisinin suça sürüklenen çocuğun yaşı itibariyle imkansız bulunduğu ve muhakemeye bir katkı sağlamayacağı anlaşıldığından Tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafinin Temyiz İsteği Yönünden
Suça sürüklenen çocuğun, katılana ait işyerinden yaptığı 11,00 TL'lik alışveriş karşılığında verdiği 50,00 TL değerindeki sahte paranın üzerini aldığı, sahte parayı tedavüle koyduğu anlaşılması karşısında suça sürüklenen çocuk hakkında eylemin teşebbüs aşamasında kaldığından bahisle eksik ceza tayini ve 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesine göre denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işleyen suça sürüklenen çocuk hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanmasıyla yetinilmesi gerekirken, hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar verilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedenleri yapılmamıştır.
1. Dosya kapsamında yer alan, 13.09.2011 tarihli olay tutanağı, T.C.... Bankasından alınan 20.12.2011 tarihli rapor ile tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, suça sürüklenen çocuğun, katılana ait işyerinden sahte para ile alışveriş yaparak üzerine atılı suçu işlediği anlaşılması karşısında, Mahkemece kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2021/4462, K. 2023/7652, 18 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama