KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2021/4808 E., 2023/7941 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2023
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/117 E., 2016/123 K.
- Suç
- Parada sahtecilik
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
524 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 28.09.2006 tarihli iddianamesiyle, parada sahtecilik suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.12.2006 tarihli kararıyla, sanık hakkında parada sahtecilik suçundan 1 yıl 8 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.12.2006 tarihli kararının, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 06.04.2010 tarihli kararıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozmaya uyularak yapılan yargılamada, Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.10.2010 tarihli kararıyla, sanık hakkında parada sahtecilik suçundan 1 yıl 8 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
5. Denetim süresi içinde kasıtlı suç işleyen sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hüküm açıklanarak Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.03.2016 tarihli kararıyla 1 yıl 8 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın ve müdafinin temyiz isteği; verilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanık ... ve temyiz dışı diğer sanıkların sahte para ile alışveriş yaptıkları ihbarı üzerine, kolluk tarafından bulundukları araç durdurulduğunda 2 tane ve müşteki Volkan Öz'den de 1 tane olmak üzere toplam 3 adet sahte olarak üretilmiş 50,00 TL değerindeki paraların ele geçirildiği iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
1. Dosya kapsamında yer alan, 26.09.2006 tarihli tutanak, 26.09.2006 tarihli teşhis tutanağı ile oto arama ve el koyma tutanağı, T.C. ... Bankasından alınan 01.11.2006 tarihli rapor birlikte değerlendirildiğinde, sanığın sahte para ile müştekiye ait marketten alışveriş yaptığı ayrıca fikir ve eylem birliği içinde hareket ettiği temyiz dışı diğer sanıklarla birlikte yakalandığında başka sahte paraların da ele geçirildiği böylece bulundurduğu sahte paraları tedavüle koyarak üzerine atılı suçu işlediği anlaşılmakla, Mahkemece verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin 11. fıkrasında denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işleyen sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanması gerektiğine ilişkin düzenlemeye yer verildiği görülmekle, sanık müdafinin hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın ve müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.03.2016 tarihli kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın ve müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2021/4808, K. 2023/7941, 25 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama