İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2022/2258 Karar: 2024/5646 Tarih: 2024

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/2258 K.2024/5646

8. Ceza Dairesi 2022/2258 E. , 2024/5646 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/2227 E., 2017/1870 K. SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama, hakaret HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Sanıklar ... ve ... hakkında hakaret suçundan ve sanık

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2022/2258 E. , 2024/5646 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/2227 E., 2017/1870 K. SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama, hakaret HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Sanıklar ... ve ... hakkında hakaret suçundan ve sanık

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2022/2258 E. , 2024/5646 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/2227 E., 2017/1870 K. SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama, hakaret HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Sanıklar ... ve ... hakkında hakaret suçundan ve sanık ... hakkında yaralama suçundan kurulan hükümlerin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi gereğince kesin nitelikte ve temyiz edilemez olduğu yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Aydıncık Cumhuriyet Başsavcılığının 01.11.2016 tarihli iddianamesiyle sanıklar ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve hakaret suçlarından, sanık ... hakkında yaralama suçundan, sanık ... hakkında sarkıntılık yapmak suretiyle cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Aydıncık (Mersin) Asliye Ceza Mahkemesinin 14.06.2017 tarihli kararıyla sanıklar ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyet, hakaret suçundan beraat kararları, sanık ... hakkında yaralama suçundan beraat kararı, sanık ... hakkında sarkıntılık yapmak suretiyle cinsel saldırı suçundan mahkumiyet, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraat kararı verilmiştir. 3. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 15.11.2017 tarihli ve 2017/2227 Esas, 2017/1870 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında hakaret suçundan ve sanık ... hakkında yaralama suçundan verilen beraat kararlarına yönelik istinaf başvurularının esastan reddine, sanıklar ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin kaldırılarak sanıklar ... ve ...'un kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatlerine, sanık ... hakkında sarkıntılık yapmak suretiyle cinsel saldırı suçundan mahkumiyet ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat kararı kaldırılarak sanık ...'nın sarkıntılık yapmak suretiyle cinsel saldırı suçundan beraatine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, beşinci fıkrası, 35 inci maddesi, 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; Gerekçesiz olarak hüküm kurulduğuna, sanığın cezalandırılmasına yeterli delil bulunmadığına, sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün bozulması gerektiğine, diğer katılan sanıklar hakkında beraat kararlarının kaldırılması gerektiğine, sanıklar ... ve ...'in kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediklerine haklarında beraat kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, suç tarihinde saat 17.30 sıralarında Mersin İli Aydıncık İlçesi Durulan Mahallesi ... mevkiinde mağdur ...'nun hayvan otlattığı esnada sanık ...'nın mağdurun yanına gelerek kolundan tutup götürmeye çalıştığı, mağdurun sanık ...'nın kafasına değnekle vurarak yaraladığı ve olay yerinden kaçtığı, bu olayı haber alan mağdur ...'nun eşi sanık ... ile onun arkadaşı olan sanık ...'in mağdur ...'nun yanına geldikleri, sanık ...'nın aracının yanına gelip beklemeye başladıkları ve arabasına binerek kaçmaya çalışan sanık ...'yı tutarak jandarma ekiplerine teslim ettikleri ve katılan sanığa hakaret içeren sözler söyledikleri iddiasına ilişkindir. Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince; katılan sanık ...'nın, katılan sanık ...'nun kolunu tutması ve götürmek istemesi eyleminin cinsel arzularını tatmin amacına yönelik olup devamlılık arzetmeyen ani ve kesik hareketli eyleminin sarkıntılık düzeyinde kalan basit cinsel saldırı suçunu oluşturduğu, sanığın eyleminin süresi gözönüne alındığında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmadığı gerekçesiyle katılan sanık ...'nın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine ve sarkıntılık yapmak suretiyle cinsel saldırı suçundan mahkumiyetine karar verilmiş, katılan sanık ...'nun, değnekle katılan sanık ...'e vurduğu anlaşılsa da, olayda bir hukuka uygunluk nedeninin bulunduğu, katılan sanık ...'in hayvanlarının yanında tek başına açık alanda olduğu, çevrenin kırsal bölge olduğu, kolundan tutulup götürülmek istenmesi üzerine kendisine yönelen haksız bir saldırıyı o anki hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defettiği anlaşıldığından sanığın beraatine karar verilmiş, sanıklar ... ve ...'in katılan sanık ...'yı yakalamak için olay yerine geldikleri ve katılan sanık ...'nın arabasına binip kaçmaması için katılan sanık ...'nın hareket etme özgürlüğünü kısıtladıkları ve katılan sanık ...'yı yakaladıktan sonra jandarmayı aradıkları ve jandarma gelene kadar katılan sanık ...'nın gitmesine izin vermeyerek üzerlerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri sabit kabul edilerek atılı suçtan mahkumiyetlerine karar verilmiş ve yaşanan süreçte sanıkların katılan ...'ya yönelik hakaret ettiklerine dair delil bulunmadığından hakaret suçundan beraatlerine karar verilmiştir B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince;"...suç tarihinde katılan sanık ...'nın tanık Kadir ile birlikte piknik yapıp alkol aldıkları, bir süre sonra sanık ...'nın o bölgede hayvan otlatmakta olan katılan sanık ...'nun yanına gittiği, ...'nun kolundan tutarak "haydi gidelim, seni götüreceğim" dediği, ...'nın kendisine bir kötülük yapacağını hisseden ...'nun ...'ya tepki gösterdiği, ...'nın ise ...'nun kolundan asılıp onu çekiştirdiği, ...'nun kurtulmak için önce ikna olmuş gibi davrandığı, ...'nın kolunu bırakması ile elindeki sopayla ...'nın kafasına vurduğu, bu şekilde ondan kurtulduğu, sonrasında o bölgede kendisi gibi hayvan otlatmakta olan tanık ...'e durumu söyleyerek eşine haber vermesini istediği, ...'in telefonla çağırması üzerine sanıklar ... ve ...'in de olay yerine gittikleri, o sırada ...'nın arabasını bırakarak oradan uzaklaşmış olduğunu gördükleri, bir süre bekledikleri, ...'nın gelmesi üzerine ...'nun eşi olan ... ile ... arasında tartışma ve arbede yaşandığı, ...'nın oradan kaçmak için arabasına binmesi üzerine sanıklar ... ve ...'in onu engelledikleri, Jandarmaya haber verdikleri, Jandarma gelinceye kadar arabanın önünde bekleyerek araç içinde bulunan ...'nın olay yerinden ayrılmasına engel oldukları, bu süreçte sanıklar ... ve ...'nin ...'ya hakaret ettiklerine dair bir delil bulunmadığı, ilk derece mahkemesinin bu suçtan sanıklar ... ve ...'in beraatlerine dair verdiği kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, yine sanık ...'nun katılan sanık ...'nın kendisini kaçırmak istemesi üzerine onun saldırısını defetmek amacıyla elindeki sopayla vurmak suretiyle ...'yı yaralaması eyleminde meşru savunma koşullarının oluştuğuna dair mahkemenin kabulünde de yasaya aykırılık bulunmadığı, ancak Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 16/12/2013 tarih 2012/163 Esas, 2013/13260 Karar ve 07/03/2016 tarih 2015/3722 Esas, 2016/2153 Karar sayılı kararlarında da belirtildiği üzere katılan sanıklar ... ve ...'in, ...'nin eşi olan ...'yu kaçırmaya kalkan sanık ...'nın Jandarma görevlileri gelinceye kadar oradan ayrılmasına engel olmak şeklindeki eylemlerinde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun kanuni unsurlarının oluşmadığı, bu nedenle ilk derece mahkemesi tarafından sanıkların bu suçtan beraatleri yerine mahkumiyetlerine karar verilmesinin hatalı olduğu, yine katılan sanık ...'nın yukarıda anlatıldığı şekilde katılan sanık ...'nun kolundan tutup "haydi gidelim, seni götüreceğim" demesi ve onu kolundan çekiştirmesi şeklindeki eylemin sanığın mağdureye yönelik o aşamada başkaca cinsel bir söz ve davranışının olmaması karşısında cinsel saldırı suçunu değil cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya teşebbüs suçunu oluşturacağı gözetilmeden sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine, cinsel saldırı suçundan ise mahkumiyetine karar verilmiş olmasının hatalı olduğu..." şeklindeki gerekçeyle katılan sanık ... hakkında ilk derece mahkemesince kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan beraat kararı ve sarkıntılık yapmak suretiyle cinsel saldırı suçundan kurulan mahkumiyet kararı kaldırılarak sanık ...'nın katılan ...'ya yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna teşebbüste bulunduğu sabit kabul edilerek atılı suçtan mahkumiyetine, sarkıntılık suçundan beraatine karar verilmiş, katılan sanıklar ... ve ... hakkında katılan sanık ...'ya yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkumiyet kararının kaldırılarak atılı suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle beraatlerine karar verilmiş, katılan sanıklar ... ve ... hakkında hakaret suçundan kurulan hükme yönelik ve katılan sanık ... hakkında yaralama suçundan kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Katılan sanık ... müdafiinin 11.12.2017 tarihli dilekçesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına dosya gönderme formuna temyiz dilekçesi olarak kaydedilmiş ise de, dilekçenin içeriğinden ve başlığından, temyize cevap mahiyetinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede; A. Sanıklar ... ve ... hakkında katılan ...'e yönelik hakaret suçundan kurulan hükümler ile sanık ... hakkında katılan ...'e yönelik yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; "On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair" kararların temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. B. Sanıklar ... ve ... hakkında katılan ...'e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler yönünden yapılan incelemede; Dava dosyası içeriği, sanıkların aşamalardaki savunmaları, katılan beyanları, adli rapor, tanık anlatımları, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar ve dava dosyasındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde Bölge Adliyesi Mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmemiştir. Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... vekilinin, sanıklar ... ve ...'in kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediklerine haklarında beraat kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna yönelik yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. C. Sanık ... hakkında katılan ...'e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede; Dava dosyası içeriği, katılan mağdurun anlatımları, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, tanık beyanları, sanık savunmaları, doktor raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin, gerekçesiz olarak hüküm kurulduğuna, sanığın cezalandırılmasına yeterli delil bulunmadığına, sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün bozulması gerektiğine, yönelik yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR A. Sanıklar ... ve ... hakkında katılan ...'e yönelik hakaret suçundan kurulan hükümler ile sanık ... hakkında katılan ...'e yönelik yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden, Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle katılan ... vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanıklar ... ve ... hakkında katılan ...'e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler yönünden, Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 15.11.2017 tarihli ve 2017/2227 Esas, 2017/1870 Karar sayılı kararında katılan ... vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, C. Sanık ... hakkında katılan ...'e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden, Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 15.11.2017 tarihli ve 2017/2227 Esas, 2017/1870 Karar sayılı kararında sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Aydıncık (Mersin) Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.07.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla