İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Ceza Dairesi

YARGITAY · 8. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/3556 K.2023/2667

Düzce 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.01.2019 tarih, 2018/570 Esas, 2019/62 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında yalan tanıklık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 272 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 1…

Esas2022/3556Karar2023/2667Tarih2 Mayıs 2023Okuma5 dk · 996 kelime

KÜNYE

8. Ceza Dairesi 2022/3556 E., 2023/2667 K.

Karar tarihi
2 Mayıs 2023
Konu
Ceza Hukuku
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Suç
Yalan tanıklık
Karar
Mahkûmiyet

Karar Detayı

996 kelime·5 dk okuma·3 bölüm

Düzce 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.01.2019 tarih, 2018/570 Esas, 2019/62 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında yalan tanıklık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 272 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine karar verildiği ve kararın istinaf edilmeksizin 12.02.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 01.06.2022 tarih ve 2022/1277 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2022 tarih ve KYB-2022/82286 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2022 tarih ve KYB-2022/82286 sayılı kanun yararına bozma isteminin. “Adı geçen sanığın Cumhurbaşkanına hakaret olayına ilişkin Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/12828 sayılı soruşturması kapsamında 12/11/2016 tarihinde Polis Merkezi Amirliğinde alınan ifadesinde şüphelinin Cumhurbaşkanına hakaret içeren ifadeler kullandığını beyan etmesine karşın, bu defa şüpheli hakkında kamu davası açılması üzerine Düzce

3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/550 esasına kayıtlı kamu davasının 07/03/2017 tarihli oturumunda tanık sıfatıyla alınan beyanında özetle, hakaret içeren herhangi bir söz duymadığını beyan ettiği ve her iki beyan arasındaki çelişkiyi giderecek nitelikte makul bir açıklama da yapamadığı gerekçesiyle yalan tanıklık suçundan mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmış ise de, kolluk önünde verilen ifadenin yalan tanıklık suçunu oluşturmayacağı cihetle, unsurları oluşmayan müsnet suçtan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

1. Sanığın, yargılama konusu eylemi için 5237 sayılı Kanun’un 272 nci maddesinin üçüncü fıkrasında “Üç yıldan fazla hapis cezasını gerektiren bir suçun soruşturma veya kovuşturması kapsamında yalan tanıklık yapan kişi hakkında iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.” öngörüldüğü belirlenmiştir.

2. Dava dışı ... 'ın Cumhurbaşkanına hakaret suçundan yargılandığı dava dosyasında kanun yararına bozma incelemesine gelen hükümlü ...'nin 12.11.2016 tarihinde bilgisine başvurulan sıfatıyla emniyette verdiği ifadesinde ...'ın "sen tayyipin yalakasısın, tayyibinde a... Seninde a...

Sinkaf edeyim... " şeklinde sözler söylediğini ifade etmiş olmasına rağmen mahkeme huzurunda 20.12.2016 tarihinde vermiş olduğu ifadesinde; şahsın ortalığa doğru küfürler ettiğini ancak Cumhurbaşkanına yönelik bir hakaret içeren sözünü duymadığını beyan ettiği anlaşılmıştır. Sanık mahkemedeki savunmasında Düzce

3. Asliye Ceza Mahkemesinde verdiği ifadesinin doğru olduğunu, polisteki ifadesine neden o şekilde geçtiğini bilmediğini yalan tanıklık kastının bulunmadığını ifade etmiştir. 3. ... 'ın Cumhurbaşkanına hakaret suçundan yargılandığı Düzce 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/550 esas sayılı dosyasının incelenmesinde olayın gerçekleştiği yerde başka tanıklar da dinlenmiştir. Tanık ... beyanında "sank ... benim arkadaşımdır.

Olay günü rahatsızlandığını öğrenmem üzerine hastaneye gittim. Yanına vardığımda damar yolu açılmış serum takılı vaziyetteydi. Bilinci yerinde değildi. Beni bile tanımadı. Anlamsız bir şekilde bakıp bağırıyordu. Gördüğüm kadarıyla sinir krizi geçirmekteydi, boğuk boğuk sesler çıkartıyordu, ağzından köpükler çıkıyordu. Beni hastaneye götüren arkadaşın ...'da yanımızda değildi, dışarda bekliyordu. Gerek ben gerekse oradaki görevliler ...'ı sakinleştirmeye çalıştık.

Hastane polisi geldi." burası dingonun ahırı mı, niye bağırıyorsun" diye sanığa çıkışınca ... daha da agresifleşmeye başladı. Bunun üzerine sanık koridora doğru çıkmıştı, polis memuru arkasından giderek kelepçe taktı yere yatırdı. Bu esnada burnu yere çarpmış olmalıki yaralandı. Kendisini hastane dışına çıkarttılar. Hastane dışında ...'ın cumhurbaşkanına yönelik herhangi bir küfür ve hakareti olmadı sadece ortalığa bağırıp çağırıyordu.

Sinir boşalması yaşadığı için anlamsız sözler sarf ediyordu. Sonrasında da ekip gelerek kendisini götürdüler. Bulunduğum süre içersinde herhangi bir şekilde cumhurbaşkanına yönelik hakaret eylemi olmamıştır. ... isimli arkadaşım baştan sona dışarda araç içersinde bizi bekledi. Sadece bir ara kısa süreliğine yanımızda geldi. 5 dk kadar ...'ı sakinleştirmemize yardımcı olmuştu. Benim tüm bildiklerim bundan ibarettir dedi."şeklinde beyanda bulunmuştur.

Tanık ... beyanında "Ben taksi işletmecisiyim, olay tarihinde arkadaşım ...'ın beni çağırması üzerine kendisini Düzce Devlet hastanesi acil bölümüne götürdüm, kendimde acil kapısının önünde beklemeye başladım içeriden yüksek sesle bağrışmalar geliyordu, ancak küfür içeren herhangi bir söz duymadım, yüksek sesler duyunca içeriye doğru baktığımda şu an huzurda bulunan şahsen tanıdığım sanığın yere düştüğünü, hastane güvenlik görevlileri ve polislerle boğuştuklarını gördüm sonrasında ...'ı dışarı çıkarttılar, dışarıda bulunduğu esnada sanık ...'ın burnunda kanama vardı herhangi bir şekilde küfür ettiğini duymadım,

ancak burnu kanadığı için polis memuruna senden şikayetçi olacağım diye söylemişti polis memuru kendisinin ayrılmasına izin vermedi, benim bilgi ve görgüm bundan ibarettir, tanıklık ücreti istemiyorum dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur.

Tanık ... beyanında "Ben bu konuda daha önce olayın hemen akabinde kolluk aşamasında beyanda bulunmuştum o beyanlarım aynen doğrudur, olay tarihinde hastane polisi olarak görevliydim, sanığıda o gün tanıdım, psikolojik sorunları var gibiydi, sanki krize girmiş gibi davranışlar sergiliyordu, taşkınlıklar devam edip, kamu malına zarar vermeye başlayınca müdahale edip, kendisini dışarı çıkardım, bunun üzerine sanık dışarıda hem Cumhurbaşkanına yönelik olarak hemde bana yönelik olarak sinkaflı küfürlerde bulundu dedi.

Tanık Faruk Yavuz beyanında: "Olay tarihinde hastanede güvenlik görevlisi olarak bulunmaktaydım, sanığıda o gün hastaneye gelince tanıdım,sanık hastane içerisinde taşkınlık yapınca görevli polis memuru ve diğer güvenlikçilerle birlikte kendisini dışarıya çıkarttık, ben hemen görev yerime döndüm, dışarı çıkartan kişiler polis memuru ..., ... ve ... Tepeydi, ...

Tepe yaklaşık 15 dakika sonra yanımıza gelmişti, ... bize şahsın bağırıp çağırdığını, etrafa vurduğunu, bilgisayarı kırdığını söylemişti, ancak hakarete ilişkin bir anlatımda bulunduğunu hatırlamıyorum, yine Cumhurbaşkanına hakarete ilişkin benim duyduğum bir söz yoktur, dışarıda neler olup bittiğini bilemiyorum tüm söyleyeceklerim bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.

4. Dosya kapsamına göre, hükümlü ...'nin Cumhurbaşkanına hakaret olayına ilişkin Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/12828 sayılı soruşturması kapsamında 12.11.2016 tarihinde Polis Merkezi Amirliğinde alınan ifadesinde şüphelinin Cumhurbaşkanına hakaret içeren ifadeler kullandığını beyan etmesine karşın, bu defa şüpheli hakkında kamu davası açılması üzerine Düzce

3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/550 esasına kayıtlı kamu davasının 07.03.2017 tarihli oturumunda tanık sıfatıyla alınan beyanında özetle, hakaret içeren herhangi bir söz duymadığını beyan ettiği mahkeme huzurunda tanık sıfatıyla verdiği ifadesine itibar edilmeyerek dava dışı ... hakkında Düzce

3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/550 esas sayılı dosyasında mahkumiyet kararı verildiği ve kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği olayda; hükümlünün kolluktaki ifadesinin oluşa uygun olduğu; mahkemedeki yemin verilerek alınan ifadesinin ise yalan tanıklık suçunu oluşturduğu anlaşıldığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemi yerinde görülmemiştir.

III. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, 02.05.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Detayı
  3. I. İstem
  4. II. Gerekçe
  5. III. Karar
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2022/3556
Karar No
2023/2667
Tarih
2 Mayıs 2023
Konu
Ceza Hukuku

İlgili Rehberler

  • Ceza Hukuku Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/3553 K.2024/4116
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/3379 K.2023/525
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/3201 K.2023/10654
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/3151 K.2023/5320
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/3124 K.2024/1146
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/3114 K.2023/2320

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.