İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2022/4986 Karar: 2024/8706 Tarih: 2024

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/4986 K.2024/8706

8. Ceza Dairesi 2022/4986 E. , 2024/8706 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/299 E,2021/1189 K. SUÇLAR : Dolandırıcılık, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2022/4986 E. , 2024/8706 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/299 E,2021/1189 K. SUÇLAR : Dolandırıcılık, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2022/4986 E. , 2024/8706 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/299 E,2021/1189 K. SUÇLAR : Dolandırıcılık, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 02.01.2017 tarihli iddianamesi ile; Sanıklar hakkında katılana karşı zincirleme şekilde başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama,bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık ve dolandırıcılık suçlarından dava açılmıştır. 2. Bursa 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.01.2017 tarihli kararıyla; Sanıkların üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu mu yoksa suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6743 sayılı Kanun'un ondördüncü fıkrası ile değişik 158 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci bendi kapsamında kişinin kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta yada kredi kurumu çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmadığının değerlendirilmesinin Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine ve dosyanın Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 3. Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.10.2017 tarihli kararı ile sanıkların üzerlerine atılı suçun kül halinde zincirleme şekilde bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gerekçesiyle nitelikli dolandırıcılık suçundan ayrı ayrı 3 yıl 9 ay hapis ve 44.360,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 4. Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.10.2017 tarihli kararının sanıklar tarafından istinaf edilmesi üzerine; Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8 . Ceza Dairesince duruşma açılarak verilen 30.09.2021 tarihli kararı ile; A. Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm kaldırılarak basit dolandırıcılık suçundan 1 yıl 15 gün hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,hapis cezasının ertelenmesine ve 1 yıl 15 gün denetim süresinin belirlenmesine, B. Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm kaldırılarak başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 3 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan vekilinin temyiz istemi; Kararın eksik inceleme sonucunda alındığına,usul ve yasaya aykırı olduğuna,sanıkların üzerine atılı suçların tüm dosya kapsamı ve mevcut delil durumu itibariyle sabit olduğuna,alt sınırdan cezalar verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğuna ilişkindir. 2. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; Kararın usul ve kanuna açıkça aykırı olduğuna, sanığın atılı suçu işlemediğine, suç işleme kastının olmadığına, hakkında beraat karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. 3. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; Sanığın atılı suçu işlemediğine, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olaylar; katılanın kullandığı GSM hattını 0 537 874 ** ** nolu hattan arayan kişinin avukatlık bürosundan aradığını söyleyerek ''sigorta yaptırmışsın ama faydalanmamışsın müşteri memnuniyeti açısından paranı iade edeceğiz'' diyerek katılanın hesap bilgileri ve cep telefonuna gelen şifreleri kendileri ile paylaşması gerektiğini söylemek suretiyle elde ettiği mağdura ait kredi kartı bilgilerini kullanarak internet bankacılığı oluşturduğu,katılanın Finansbank'ta bulunan kredi kartından sanık ...'ın hesabına havale ve 0 534 080 ** ** nolu hatta yükleme yapıldığı,katılana ait banka hesabından sanık ...'in hesabına havale yapıldığı ve 3 gün sonra katılanın tekrar aranarak paraların iadesi için bildirilen adrese para yatırılması gerektiğinin belirtildiği, katılanın sanık ...'nin hesabına 3 kez para yatırdığı ve bu paraların çekilmesi suretiyle sanıkların atılı suçları işlediği iddialarına ilişkindir. 2. Katılana ait Finansbank A.Ş'de mevcut TR23 .......82 33 IBAN numaralı vadesiz hesabında 15.02.2016 tarihinde internet bankacılığı yöntemiyle ...'ın Ziraat Bankası A.Ş'de bulunan hesabına 2.250,00 TL havale işlemi ve 15.02.2016 tarihinde 0 534 080 ** ** nolu GSM hattına 95,00 TL faturasız hat yükleme işlemi gerçekleştirildiği görülmüştür. 3. Finansbank A.Ş'nin 16.03.2016 tarihli yazı cevabında;15.02.2016 tarihinde katılana ait bireysel internet bankacılığı kanalından 50.118.162.19 nolu IP ve 22371 nolu port kullanılarak katılanın itiraz ettiği işlemlerin yapıldığı, katılanın banka kartı bilgileri ile internet bankacılığı kanalından finans şifre menüsünden katılan adına internet bankacılığı şifresi alındığı, bireysel internet bankacılığı üzerinden müşteri numarası, şifre ve cep telefonuna gönderilen tek kullanımlık SMS şifresi ile giriş yapılarak gerçekleştirildiği belirtilmiştir. 4. Finansbank A.Ş'nin 04.05.2016 tarihli yazı cevabında;katılana ait 4159 ... 0798 nolu banka kartı bilgileri kullanılarak 13.02.2016 tarih ve saat 09.48.56'da Finansbank WEB sitesinde bulunan FinansŞifre Al menüsü üzerinden internet bankacılığı müşteri numarası ve şifresi oluşturulduğunun tespit edildiği belirtilmiştir. 5. Asya Katılım Bankası A.Ş'nin 23.03.2016 tarihli yazı cevabında; katılanın 16.02.2016 ve 17.02.2016 tarihlerinde sanık ... hesabına ATM aracılığıyla 2.996,00 TL+4 TL işlem ücreti ve 4.996,00 TL+4 TL işlem ücreti yatırdığının tespit edildiği,bu yatırılan paralardan 2.996,00 TL'nin aynı gün saat 14:15'te hesaba bağlı ATM kartı ile Kozyatağı şubesi lokalinde bulunan ATM cihazından,kalan 4.996,00 TL'nin 1.000,00 TL'lik kısmının Akbank A.Ş'ye ait ATM cihazından saat 15.47'de 2.500,00 TL'lik kısmı ise saat 15.55'de Altıntepe Şube lokalinde bulunan ATM cihazından çekildiği belirtilmiştir. 6. Finansbank A.Ş'nin 18.03.2016 tarihli yazı cevabında; ...'a ait 4159 .... 0798 nolu kart bilgileri kullanılarak 15.02.2016 tarihinde Finansbank WEB sitesinde bulunan Finans ŞifreAl menüsü üzerinden internet bankacılığı müşteri numarası ve şifresi oluşturulduğunun tespit edildiği, katılana ait internet bankacılığı kanalından kredi kartından 5.400,00 TL, 300**233 nolu hesabından 2.250,00 TL Ziraat Bankası müşterisi ... hesabına toplamda 7.650,00 TL tutarında EFT yapıldığı, 3008**33 nolu hesabından 0534 080 ** ** numaralı hatta 95,00 TL yükleme yapıldığının tespit edildiği belirtilmiştir. 7. Turkcell A.Ş'nin 07.03.2016 tarihli yazı cevabında; 0 537 874 ** ** nolu hattın ... Hamo isimli şahıs adına kayıtlı olduğu belirtilmiştir. 8. 11.10.2016 tarihli tutanakta; Denizbank A.Ş'den para çekme anını gösteren kamera görüntüsü ile sanık ...'a ait fotoğrafların incelenmesinde; her iki şahsın da aynı boy ve aynı kiloda olduğu, fiziki yapılarının aynı olduğu ve şahısların birbirlerine benzerlik gösterdiğinin değerlendirildiği belirtilmiştir. 9. Denizbank A.Ş'nin 09.11.2016 tarihli yazı cevabında; katılan tarafından 16.02.2016 tarihinde 2.000,00 TL'nin 1.000,00 TL'sinin Kozyatağı Bayar Caddesi ATM'sinden 16.02.2016 tarihinde saat 11.43'te çekildiği, 980,00 TL'nin de Türkiye İş Bankasına EFT yapıldığı belirtilmiştir. 10. Katılan aşamalarda; 13.02.2016 tarihinde saat 11.00 sıralarında adına kayıtlı 0 536'lı hattını 0 537 874 ** ** nolu hattın avukatlık bürosundan aradığını söyleyerek ''sen özel sigorta yaptırmışsın ancak faydalanamamışsın,müşteri mağduriyeti açısından senin yatırmış olduğun parayı sana geri iade edeceğiz'' dediğini,kendisinin de kabul ettiğini,şahsın kendisinden kredi kartı hesabını istediğini,kendisinin de kredi kartının olmadığını maaş hesabının bulunduğunu söylediğini,karşı tarafın senin teelefonuna şifre gelecek bana söylemen gerek dediğini ve cep telefonuna gelen şifreleri arayan şahsa söylediğini,şahsın sana tekrar döneceği diyerek telefonu kapattığını,aynı gün cep telefonuna maaş kartından ve Finansbank'tan almış olduğu kartlarından 5.600,00 TL paranın çekildiğine dair mesajların geldiğini, maaş kartından 2.300,00 TL paranın çekilmiş olduğunu tespit ettiğini, mesaj üzerine Finansbank'a gittiğinde hesabındaki paranın çekilmiş olduğunu tespit ettiğini,aynı gün kendisini arayan 0 537 li numarayı aradığını, şahsın da bir yanlışlık olduğunu bütün parayı toplu olarak iade edeceklerini belirttiğini, 16.02.2016 günü kendisini tekrar aradığını, paranın iadesi için vereceği hesaba 2.000,00 TL para yatırmasını istediğini, Denizbank ATM'sinden 2.000,00 TL para yatırdığını, saat 13.00 sıralarında tekrar arandığını, şahsın kendisine hesabına bloke konmuş, blokeyi kaldırman için 3.000,00 TL para yatırman lazım dediğini, saat 14.03 sıralarınsa Asya Katılım Bankası ATM'sinden 3.000,00 TL daha para yatırdığını, 17.02.2016 tarihinde bu şahsın tekrar arayarak paranın hesabına yatması için avukatlık imza ve kaşe bedeli olarak 5.000,00 TL daha ödemen gerekiyor dediğini, Asya Katılım Bankası ATM'sinden 5.000,00 TL para yatırdığını, 18.02.2016 günü şahsın tekrar aradığını ve paranın miktarı yüksek olduğundan geri çekildiğini, masraflar için para yatırmasını istediğini ve para yatırmadığını, zararının giderilmediğini, sanıklardan şikayetçi olduğunu beyan etmiştir. 11. Sanık ... savunmasında; Denizbank, Bank Asya ve Türkiye İş Bankasından verilme banka kartlarının bulunduğunu, parkta otururken ... olarak ismini bildiği bir şahsın yanına gelerek banka kartının olup olmadığını, borç verdiği kişinin kendisine para göndereceğini, banka hesaplarının olmadığını, banka kartlarından birini vermesi halinde kendisine 300,00-400,00 TL para vereceğini söylediğini, kendisinin de işsiz olması nedeniyle bu teklifi kabul ettiğini ve banka kartını bu şahsa verdiğini, katılanı tanımadığını ve ATM'den para çekmediğini,suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiştir. 12. Sanık ... savunmasında; katılanı ve ... isimli şahıs ile sanık ...'ı tanımadığını, 0 537 874 ** ** nolu hattın kime ait olduğunu bilmediğini, Bilecik ilinde askerlik yaparken banka görevlilerince adına düzenlenen hesap kartı verildiğini, bu kartı kaybettiğini, bu kart üzerinden adına hesap açtırılıp dolandırıcılık yapıldığını, suça konu olay nedeniyle ifade verdiğinde adına açılan hesapta 6.500,00 TL olduğunu ve hesabın dondurulduğunu öğrendiğini, bu hesaptan para çekmediğini, sürekli olarak Samsun ilinde bulunduğunu, suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiştir. 13. 26.10.2020 tarihli uzlaştırma raporunda; sanıkların üzerlerine atılı basit dolandırıcılık suçunun uzlaşmaya tabi olması nedeniyle uzlaştırma görüşmeleri yapıldığı, sanık ... yönünden uzlaşmanın gerçekleşmediği ancak sanık ... yönünden edimli olarak uzlaşma sağlandığı, 04.08.2021 tarihli tutanakta; katılan; sanık ...'ın 26.10.2020 tarihli uzlaştırma raporunda adı geçen edimi yerine getirmediği ve bu nedenle uzlaşmanın gerçekleşmediği görülmüştür. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanıkların üzerine atılı nitelikli hırsızlık,banka veya kredi kartının kötüye kullanılması ve nitelikli dolandırıcılık suçlarının kül halinde zincirleme şekilde nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gerekçesiyle bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan mahkumiyetlerine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Sanık ... yönünden 13.02.2016 tarihinde gerçekleştirilen eylemin hileyle katılandan kart bilgileri alınıp izinsiz kullanılması sebebiyle kül halinde banka ve kredi kartının izinsiz kullanılması suçunu oluşturduğu, sanık ... yönünden 16.02.2016 ve 17.02.2016 tarihinde gerçekleştirilen eylemin katılanın kandırılarak bizzat bankamatikten kendisinin farklı zamanlarda sanık ...'nin hesabına havale yapması sebebiyle zincirleme suretiyle basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu kanaatine varıldığı, ancak sanıkların birlikte suç işlediklerine dair bir delilin bulunmaması nedeniyle sanık ...'ın banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suçunu işlediği, sanık ...'ın ise zincirleme suretiyle basit dolandırıcılık suçunu işlediği vicdani görüş ve kanaate varıldığı gerekçeleriyle;sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri kaldırılarak sanık ...'ın banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suçundan, sanık ...'ın ise zincirleme suretiyle basit dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE: A. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dosyadaki olgular itibariyle; suç tarihinde katılan ...’u 0537 874 ** ** numaralı hattan arayan kişinin kendisini ... olarak tanıtıp avukatlık bürosundan aradığını söyleyerek "Sigorta yaptırmışsın ama faydalanmamışsın müşteri memnuniyeti açısından senin yatırmış olduğun parayı geri iade edeceğiz" diyerek katılandan kredi kartı hesabı numarasını istediği, katılanın kredi kartının olmadığını, maaş kartının olduğunu söylemesi üzerine telefonuna gelen şifreleri bana söylemen gerekiyor dediği, katılanın da cep telefonuna gelen şifreleri söylediği,katılan ...'a ait 4159 .... 0798 nolu kart bilgileri kullanılarak 15.02.2016 tarihinde Finansbank WEB sitesinde bulunan Finans ŞifreAl menüsü üzerinden internet bankacılığı müşteri numarası ve şifresi oluşturulduğunun tespit edildiği,katılana ait internet bankacılığı kanalıyla kredi kartından 5.400,00 TL, 300**233 nolu hesabından 2.250,00 TL Ziraat Bankası müşterisi olan sanık ... hesabına toplamda 7.650,00 TL tutarında EFT yapıldığı, 300**233 nolu hesabından 534080 ** ** numaralı hatta 95,00 TL yükleme yapıldığı, 16.02.2016 tarihinde, katılanın daha önce arandığı 0 5377 874 ** ** numaradan tekrar arandığı, "Paranın iadesi için vereceğim hesaba 2.000,00 TL daha para yatırman gerekir" dendiği, katılanın Denizbank' dan gelen yazı cevabına göre sanık ...'ye ait Denizbank' da bulunan 125**086 nolu hesaba 2.000,00 TL yatırdığı, aynı gün yine katılanın telefonla arandığı, bu kez Bank Asya'dan gelen yazı cevabına göre sanık ... adına Bank Asya' da bulunan TR 0600 2080 0075 **** **** 0001 IBAN numaralı hesaba 3.000,00 TL daha yatırdığı, 17.02.2016 tarihinde, katılanın aynı numaradan tekrar arandığı, katılanın bu kez yine sanık ... adına Bank Asya' da bulunan TR 0600 2080 0075 **** **** 0001 IBAN numaralı hesaba 5.000,00 TL daha yatırdığı, 18.02.2016 tarihinde, katılanın aynı numaradan tekrar arandığı, yeniden para yatırması gerektiğinin söylendiği, katılanın parayı yatırmadığı, dolandırıldığını değerlendirip şikayetçi olduğu somut olayda; Sanık ...'nin savunmasında; parkta tanıştığı ... isimli şahsa banka kartlarından birini verdiğini beyan etmesine rağmen, suça konu olayda iki farklı bankaya ait banka kartlarının kullanılması, açık kimlik bilgisini bilmediği ve tanımadığı bir şahsa banka kartlarını kullandırmasının hayatın olağan akışına uygun düşmemesi karşısında; sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilmemiştir. Sanık ... savunmasında; banka kartını kaybettiğini beyan ederek suçlamayı kabul etmemiş ise de; katılanın hesaplarından bizzat sanığın hesabına havale işlemlerinin gerçekleşmesi, kartını kaybettiğini belirtmesine rağmen banka kartının iptal edilmemesi ve Ziraat Bankası A.Ş'nin yazı cevabına göre sanığın hesabına katılanın hesaplarından gelen EFT'lerden sonra sanık ...'a 15.02.2016 tarihinde 2.000,00 TL, 500,00 TL, 500,00 TL'nin havale yoluyla gönderilmesi karşısında savunmasına itibar edilmemiş ve her iki sanığın 13.02.2016 tarihinden itibaren fikir ve ... birliği içerisinde hareket ettikleri anlaşılmıştır. Sanıkların katılana ait banka kartı bilgilerini kullanarak internet bankacılığı müşteri numarası ve şifresi oluşturma, buradan katılana ait kredi kartı hesabından internet bankacılığı yoluyla 5.400,00 TL'nin sanığa ait hesaba havale ve 534080 ** ** numaralı hatta 95,00 TL yükleme yapma ayrıca katılana ait 300**233 nolu hesaptan 2.250,00 TL'nin Ziraat Bankası müşterisi olan sanık ... hesabına havale yapma şeklinde gerçekleşen tüm eylemlerinin, zincirleme şekilde bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçunu oluşturduğu, Sanıkların 16.02.2016 ve 17.02.2016 tarihlerinde katılanı hileli hareketlerle önceden yatırdığı paraların hesabına iade edileceği yönünde kandırarak bizzat katılan tarafından bankamatikten farklı zamanlarda sanık ...'nin hesabına havale yapması şeklindeki eylemleriyle zincirleme şekilde basit dolandırıcılık suçunu işledikleri, katılan ile yapılan uzlaştırma işlemlerinin sonuçsuz kaldığı anlaşılmakla; Sanıkların zincirleme şekilde bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık ve zincirleme şekilde dolandırıcılık suçundan cezalandırılmaları gerekirken, birlikte suç işlediklerine dair delil bulunmadığı gerekçesiyle sanık ...'nin üzerine atılı suçun bir bütün olarak zincirleme şekilde dolandırıcılık ,sanık ...'in üzerine atılı suçun ise kül halinde başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu oluşturduğu kabul edilerek eksik ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafileri ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 30.09.2021 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 283 üncü maddesi gereği sanıkların kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.11.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla