KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2022/5398 E., 2023/9531 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2023
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2021/129 E., 2021/2564 K.
- Suç
- Köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz
- Hüküm
- Beraat
- Tebliğname görüşü
- Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
Karar Metni
550 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Banaz Cumhuriyet Başsavcılığının 01.12.2019 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 154/2, 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır
2. Banaz Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.10.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 154/2, 62, 51/1, 52 /2. maddeleri uyarınca 5 Ay hapis cezası ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.
3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 06.12.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a,303/1-a maddeleri uyarınca düzeltilerek esastan reddine,sanığın 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi sanığın meraya sabit şekilde ağıl tapmak ve belli bir alana tel örgü çekmek suretiyle ortak kullanımı engellemeye yönelik hareketleriyle suçu işlediğinin sabit olduğuna mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay sanığın ... Köyü 182 ada 25 parsel sayılı meraya 48,44 m² ağaçtan çadır kurmak 155,36 m² lik kısmına tel örgü ile çevirerek hayvan barınağı yapmak , 8,46 m uzunluğundaki kısma tel örgü çekmek sureti ile, ... Köyü 182 ada 33 parsel sayılı mera taşınmazına 10,52 m uzunluğunda tel örgü çekmek sureti ile tecavüzde bulunduğu iddiasına ilişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü
Sanık ...'in üzerine atılı "Köy Tüzel Kişiliğine Ait veya Köylünün Ortak Yararlanmasındaki Taşınmazlara Tecavüz" suçunu işlediği; her ne kadar daha sonradan tecavüzünü sonlandırmış olduğunu iddia etmiş ise de suç tarihi itibarıyla tecavüzünün bulunduğuna yönelik ikrarı, mahallinde yapılan keşif neticesi alınan teknik bilirkişi raporları mahallinde yapılan keşif neticesi aldırılan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı itibarıyla sabit görülmekle mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü
Dosya kapsamı itibariyle sanığın mera vasıflı araziye geçici nitelikte çadır kurmak, hayvan barınağı yapmak ve tel örgü çekmek suretiyle kullandığı anlaşılmakla sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın hayvanlarını otlatmak ve hayvanlarını koymak amacıyla meranın bir kısmını tel örgü ile çevirmek suretiyle merayı işgal edip ortak kullanımı engellediği anlaşıldığından atılı suçtan mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 06.12.2021 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2022/5398, K. 2023/9531, 4 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama