KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2022/5820 E., 2024/9629 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2022/689 E., 2022/779 K.
- Suçlar
- Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
- Hükümler
- Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
1.276 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Muş Cumhuriyet Başsavcılığının 14.01.2019 tarihli iddianamesiyle sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Muş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.07.2020 tarihli kararı ile sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrası, beşinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 18 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıkların istinaf başvurusu üzerine Van Bölge Adliye Mahkemesi 3.Ceza Dairesi'nin 19.10.2021 tarihli kararı ile;"...1-Nüfus kayıt örneğine göre "..." olan adının "..." olarak düzeltildiği anlaşılan sanık ...'in adının gerekçeli karar başlığında "..." olarak hatalı yazılması,
2-Sanıkların cezalarında TCK'nın 109/3. maddesi uyarınca artırım yapılırken hangi bentten artırım yapıldığı hususuna değinilmemesi,
3-Duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz bir davranışları ve dosyada mevcut adli sicil kayıtlarına göre sabıkası bulunmayan sanıklar hakkında, sanıkların lehe hükümlerin uygulanma talebi olduğu halde, TCK'nın 62. maddesi gereğince takdiri indirim uygulanmama nedeni İstinaf denetimine olanak verecek şekilde açıklanmadan sanıklar hakkında takdiren indirim yapılmasına yer olmadığına karar verilerek TCK'nın 62/1. maddesinin uygulanmaması,
4-Hükmün açıklandığı oturumda, kanun yoluna ilişkin açıklamaların yer aldığı fıkraya göre hükmün sanıkların tümünün yokluğunda açıklandığının belirtilmesine karşın aynı oturumda tanık M.Y.'ün beyanının alınmasına müteakip, hangi sanık olduğu belirtilmeksizin "sanığın son sözleri soruldu. Sanık cevaben: beraatimi isterim dedi." şeklinde yazılması karşısında duruşmaya katılan sanık var ise şayet bu sanığın adına tutanakta yer verilmemek suretiyle CMK'nın 221/1-a maddesine aykırı davranılması..." hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bölge adliye mahkemesi bozma kararı üzerine yapılan yargılamada, Muş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.12.2021 tarihli kararı ile sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrası, beşinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
5. Sanıkların istinaf başvurusu üzerine Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 29.03.2022 tarih ve 2022/689 Esas, 2022/779 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, hükme yönelik sanıkların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık ...'ın temyiz sebepleri; atılı suçu işlemediğine, mağdurun araca rızasıyla bindiğine, verilen cezanın hukuka ve kanuna aykırı olduğuna, re'sen nazara alınacak nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
2. Sanık ...'ın temyiz sebepleri; kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, atılı suçu işlemediğine, eksik araştırma ile karar verildiğine, mahkûmiyetine yeterli delil bulunmadığına, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
3. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın atılı suçu işlemediğine, hakkaniyete ve hukuka aykırı olarak sanık hakkında ceza tayin edildiğine, tanık ve mağdur beyanlarında çelişki bulunduğuna, mahkûmiyete yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin, somut inandırıcı delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine, gerekçesiz olarak alt sınırdan uzaklaşıldığına, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin beşinci fıkrasının uygulanamayacağına, re'sen nazara alınacak nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanıklar ..., ... ve ...'in fikir ve ... birliği içerisinde hareket ederek sanık ...'ın, katılan ... ile evlenmesi amacıyla katılanı kandırıp kaçırarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri iddiasına ilişkindir. Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince; sanıkların daha önceden plan yaparak iştirak iradesi gösterdikleri, bu irade ile katılanı, sanık ...'ın akrabası olan tanık K.Y.'nin evine götürdükleri, katılana karşı cebir kullanarak araçtan indirip eve soktukları ve jandarma olay yerine gelene kadar geçen sürede katılanın bu evde kaldığı, sanıkların iştirak halinde üzerlerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri sabit kabul edilerek atılı suçtan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince; "...Gerekçeli karar başlığında karar tarihinin 21/12/2021 yerine 02/07/2020 şeklinde yazılmasının ve sanıkların gözaltında kaldıkları tarih ve sürenin yazılmamış olmasının mahallinde düzeltilebileceği,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca istinaf nedenleri yerinde görülmediği gibi hükümleri etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
1-Sanıklar hakkında TCK'nın 109/2. maddesi gereğince takdir olunan cezadan TCK'nın 109/3. maddesi uyarınca artırım yapılırken cezanın 4 yıl 12 ay hapis cezası yerine 5 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi ve sonraki uygulamaların da bu ceza miktarı esas alınarak belirlenmesi suretiyle sanıklar hakkında fazla cezaya hükmedilmesi,
2-Sanıklar hakkında TCK'nın 53. maddesinin uygulanması sırasında fıkra belirtilmeksizin ilgili maddenin tamamının uygulanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıkların istinaf iddiaları bu nedenlerle yerinde ise de, bu aykırılıklar, CMK'nın 280/1-a, d ve 303/1-f maddeleri uyarınca yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte yanılgılar olduğundan, istinaf yoluna başvurulan kararın açıklanan noktaları, hükmün 1. fıkrasının 2. bendindeki "5 YIL" ibaresinin "4 YIL 12 AY", 3. bendindeki "7 YIL 6 AY" ibaresinin "6 YIL 18 AY" ve 4. bendindeki "6 YIL 3 AY" ibaresinin "5 YIL 15 AY" biçiminde,
hükmün sanıklar hakkında TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bendindeki "53. maddesinin" ibaresinden sonra gelmek üzere "1. ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin" ibaresinin eklenmesi biçiminde..." hükümdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Dava dosyası içeriği, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanak, katılan beyanları, tanık anlatımları, sanıkların savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak verilere dayandırıldığı,
eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ...'ın, atılı suçu işlemediğine, mağdurun araca rızasıyla bindiğine, verilen cezanın hukuka ve kanuna aykırı olduğuna, re'sen nazara alınacak nedenlerle kararın bozulması gerektiğine, sanık ...'ın, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, atılı suçu işlemediğine, eksik araştırma ile karar verildiğine, mahkûmiyetine yeterli delil bulunmadığına, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanık ... müdafiinin, sanığın atılı suçu işlemediğine, hakkaniyete ve hukuka aykırı olarak sanık hakkında ceza tayin edildiğine,
tanık ve mağdur beyanlarında çelişki bulunduğuna, mahkûmiyete yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin, somut inandırıcı delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin beşinci fıkrasının uygulanamayacağına, re'sen nazara alınacak nedenlerle kararın bozulması gerektiğine yönelik yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Mahkemesince gerekçesi gösterilmek suretiyle ... hapis cezasında teşdit uygulandığından ve ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 61 inci maddeleri uyarınca birden fazla nitelikli halin gerçekleştiği durumlarda ... hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle tayin edilmesi gerektiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 29.03.2022 tarih ve 2022/689 Esas, 2022/779 Karar sayılı kararında sanık ..., sanık ..., sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2022/5820, K. 2024/9629, 12 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama