Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2022/6465 E. , 2023/1847 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/420 E., 2022/109 K. SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar ta
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2022/6465 E. , 2023/1847 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/420 E., 2022/109 K. SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilerek gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Datça Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 02.08.2012 tarihli iddianamesi ile sanıklar ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, 110 uncu maddesi, 53 üncü ve 63 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır. 2. Datça Asliye Ceza Mahkemesinin 05.06.2013 tarihli kararı ile sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, 110 uncu maddesi, 62 nci, 53 üncü ve 63 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 2 ay 20 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, 110 uncu maddesi, 62 nci, 53 üncü, 63 üncü ve 51 ... maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün ertelenmesine karar verilmiştir. 3. Datça Asliye Ceza Mahkemesinin 05.06.2013 tarihli kararının katılan mağdur vekili, katılan ... vekili, Cumhuriyet Savcısı ve sanık ... tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 29.09.2021 tarihli ve 2020/12273 Esas, 2021/183887 Karar sayılı ilamı ile sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinin, "Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine göre, sair temyiz itirazlarının reddine, ancak: a)Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre sanık ...'nın cebir ve tehdit kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu diğer sanıklarla iştirak halinde işlediğinin anlaşılması karşısında 5237 sayılı TCK.nın 37. maddesi delaletiyle 109/2-3-b-f, 5 maddeleri uyarınca cezalandırılması yerine yazılı şekilde hüküm kurulması, b)Sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu birden fazla kişi ile ve çocuğa karşı işlemesi karşısında, TCK'nın 3. ve 61. maddeleri gereğince ... ceza belirlenirken, aynı Kanunun 109/3-b-f maddesindeki birden fazla nitelikli halin gerçekleştiği gözetilerek, ... hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, c)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 24.11.2015 ... ve 2014/14-799 Esas, 2015/419 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, suçun işlendiği süreyle sınırlı bir zaman dilimi içerisinde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurunu oluşturacak ve kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerine ulaşmayacak şekilde mağdurun sanık tarafından yaralanmasının etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına mani olmayacağı; somut olayda sanık ...'ın, içlerinde sanık ... da olan diğer sanıklarla birlikte mağdurenin hürriyetini kısıtlamak için hakimiyeti altına aldıktan sonra alıkoyma eyleminin cebir unsuru içinde kalmayacak şekilde mağdureyi darp ettiği, bu haliyle TCK 110. maddesinde düzenlenen 'mağdurun şahsına zararı dokunmaksızın' şartının ihlal edildiği, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının sanıklar hakkında oluşmadığı gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması," hususları belirtilerek bozulmasına karar verilmiştir. 4. Datça Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.02.2022 tarihli kararı ile sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 5. Datça Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.02.2022 tarihli kararı sanık ... müdafii ve sanık ... tarafından temyiz edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği, mağdurun olayda rızasının bulunduğuna, rızanın varlığının hukuka uygunluk nedeni olduğuna, sanığın suçun nitelikli hali gözetilerek cezalandırılmasının hukuka aykırı olduğuna, suçun cinsel amaçla işlenmesinin söz konusu olmadığına, tanıkların ifadelerinin soyut ve gerçeklikten uzak olduğuna ilişkindir. 2. Sanık ...'nın temyiz isteği, suç kastının bulunmadığına, mağdurun rızasının bulunduğuna, tanıkların çelişkili ve soyut beyanlarda bulunduğuna, kendisinin hiçbir şekilde olaya müdahil olmadığına, bozma sonrası mağdurun beyanı alınmadan hüküm kurulmasının haksız ve hukuka aykırı olduğuna, suçun cinsel amaçla işlendiği iddiasının soyut ve delilsiz olduğuna ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay, mağdur ile aralarında duygusal arkadaşlık ilişkisi bulunan sanık ...'ın olay günü mağdurun başka kişilerle ilişkisi olduğu düşüncesiyle saat sabah 03.00 sularında mağdurun çalıştığı ... Bar isimli iş yerine yanında sanık ... ve haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları verilip bu kararlar kesinleşen temyiz dışı sanıklar ..., ... ve ... ile gittiği, orada çalışan tanık K.M'ye mağdurun nerede olduğunu sorduğu ve tanığı basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde darp ettiği, sanık ...'ın sesini duyması üzerine mağdurun olay yerine geldiği, sonrasında sanık ...'ın mağduru darp ederek diğer sanıklarla beraber zorla arabaya bindirdiği, birlikte araba ile sahile gidip bir süre burada sanık ... ve mağdurun konuştukları, daha sonra mağdurun tekrar zorla arabaya bindirilip temyiz dışı sanık ...'ın evine götürüldüğü, burada mağdur ... ...'ın aynı odada, diğer sanıkların da başka bir odada kaldıkları, sabah saat 08.00 sularında da sanıkların mağduru ... bıraktıkları, bu suretle sanıklar ... ve ... ile temyiz dışı sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde mağduru hürriyetinden yoksun bıraktıkları iddiasına ilişkindir. 2. Olaydan sonra mağdur hakkında alınan 23.05.2012 tarihli doktor raporunda "Sol ... üzerinde ve sağ yanak üzerinde yüzeysel sıyrıklar ve boynunda yine aynı şekilde yüzeysel sıyrıklar (muhtemel tırnak izleri) saptanmıştır. Tüm lezyonlar BTM ile giderilebilir düzeydedir." hususlarının belirtildiği anlaşılmıştır. 3. Olaydan sonra tanık K.M hakkında alınan 23.05.2012 tarihli doktor raporunda "Sol şakağından 2x3 cm genişliğinde kırmızı hematom alanı mevcuttur. Lezyon BTM ile giderilebilir düzeydedir." hususlarının belirtildiği anlaşılmıştır. 4. Kolluk görevlilerince olaya ve olayın intikaline, sanık ...'ın kendiliğinden karakola geldikten sonra üst aramasına, mağdurun sanık ... tarafından zorla alındığını ifade ettiği telefonunun tanık Z.G tarafından teslim edildiğine ilişkin saat 20.00 ve 23.05.2012 tarihli Olay Yakalama ve Kaba Üst Arama Tutanağının düzenlendiği anlaşılmıştır. 5. Mağdurun zorla götürüldüğünü belirttiği temyiz dışı sanık ... Karacaoğlu'nun evinde yapılan aramada mağdura ait olduğu belirtilen siyah broş ve tel tokanın bulunduğuna dair 24.05.2012 tarihli Ev Arama ve Muhafaza Altına Alma Tutanağı düzenlendiği anlaşılmıştır. 6. Kolluk görevlilerince olay öncesi sanık ... tarafından mağdura gönderilmiş kısa mesajların tespitine ilişkin 23.05.2012 tarihli Mesaj Tespit Tutanağı düzenlendiği anlaşılmıştır. 7. İlk Derece Mahkemesince, Dairemizin 29.09.2021 tarihli ve 2020/12273 Esas, 2021/18387 Karar sayılı bozma ilamına uyularak karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Sanık ... ile mağdurun olay tarihinde duygusal arkadaşlık ilişkisi bulunup, sanık ...'ın mağdurun bir başkası ile ilişkisi olduğu düşüncesi ile yanında sanık ... ve temyiz dışı diğer sanıklar da bulunduğu halde mağduru rızası dışında zorla arabaya bindirip bir süre sahilde konuştuktan sonra sanık ...'ın mağduru tekrar arabaya rızası dışında bindirip sanık ... ve temyiz dışı sanık ... ile sanık ...'ın evine götürdükleri ve burada sanık ... ile mağdurun aynı odada kaldıkları anlaşılan olayda, fikir ve eylem birliği içerisinde hareket eden sanıklar ... ve ... bakımından cinsel amacın varlığının kabulü gerekeceğinden Tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. 1. Olayın intikal şekli ve zamanı, katılanın olaydan hemen sonra 23.05.2012 tarihinde vekili de olduğu halde alınan beyanı ve bu beyanı itibariyle özü itibariyle uyumlu 24.05.2012 tarihinde savcılıkta rehber öğretmen ve vekili de hazır olduğu halde ... olduğu beyanı, mağdurun bu beyanları ile uyumlu doktor raporu ve sanıkların aşamalardaki savunmaları, kolluk tarafından tutulan Olay Yakalama ve Kaba Üst Arama Tutanağı ile Mesaj Tespit Tutanağı, 24.05.2012 tarihli Ev Arama ve Muhafaza Altına Alma Tutanağı, tanıklar K.M ve Z.G'nin mağdurun alıkonulduğuna ve telefonunun zorla alındığına ilişkin beyanlarını doğrular nitelikteki ifadeleri ve tüm dosya kapsamına göre, sanık ...'ın yanında sanık ... ve temyiz dışı sanıklar olduğu halde mağdurun iş yerine giderek Olay ve Olgular bölümünün birinci bendinde açıklandığı üzere mağduru hürriyetinden yoksun kıldıkları anlaşılmakla, sanık ... müdafiinin mağdurun olayda rızasının bulunduğuna, rızanın varlığının hukuka uygunluk nedeni olduğuna, sanığın suçun nitelikli hali gözetilerek cezalandırılmasının hukuka aykırı olduğuna, suçun cinsel amaçla işlenmesinin söz konusu olmadığına, tanıkların ifadelerinin soyut ve gerçeklikten uzak olduğuna yönelik, sanık ...'nın suç kastının bulunmadığına, mağdurun rızasının bulunduğuna, tanıkların çelişkili ve soyut beyanlarda bulunduğuna, kendisinin hiçbir şekilde olaya müdahil olmadığına, bozma sonrası mağdurun beyanı alınmadan hüküm kurulmasının haksız ve hukuka aykırı olduğuna, suçun cinsel amaçla işlendiği iddiasının soyut ve delilsiz olduğuna ve beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelik temyiz taleplerinin reddine karar verilmiştir. 2. Sanıklar hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. 2709 sayılı Anayasa'nın 90 ıncı maddesinin son fıkrası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi ışığında, 5271 sayılı Kanun'un 150 nci, 234 üncü ve 239 uncu maddeleri ile 5320 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesine dayanılarak hazırlanan, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafii ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usûl ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik’in 8 ... maddesi gereğince, baro tarafından görevlendirilen zorunlu vekil ücretinin sanıklardan alınmasına hükmedilemeyeceği, bu ücretlerin Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla ayrılan ödenekten karşılanacağı gözetilmeden, yazılı şekilde zorunlu müdafii ücretinin sanıklardan alınmasına hükmedilmesi isabetli bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünün ikinci bendinde açıklanan nedenle Datça Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.02.2022 tarihli ve 2021/420 Esas, 2022/109 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... müdafii ve sanık ... tarafından öne sürülen temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından sanıklardan vekalet ücreti alınmasına ilişkin on birinci paragrafın çıkartılması suretiyle hükümlerin, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.03.2023 tarihinde karar verildi. ...