İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2022/6587 Karar: 2023/1236 Tarih: 2023

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/6587 K.2023/1236

8. Ceza Dairesi 2022/6587 E. , 2023/1236 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/141 E., 2022/245 K. HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek Onama Mağdur ...'ın kovuşturma aşamasında 01.03.2016 tarihli celsede sanık ... hakkında şikayetçi olup diğer sanıklar hakkında şikayetçi olmad

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2022/6587 E. , 2023/1236 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/141 E., 2022/245 K. HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek Onama Mağdur ...'ın kovuşturma aşamasında 01.03.2016 tarihli celsede sanık ... hakkında şikayetçi olup diğer sanıklar hakkında şikayetçi olmad

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2022/6587 E. , 2023/1236 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/141 E., 2022/245 K. HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek Onama Mağdur ...'ın kovuşturma aşamasında 01.03.2016 tarihli celsede sanık ... hakkında şikayetçi olup diğer sanıklar hakkında şikayetçi olmadığını belirtmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin beşinci fıkrasının amir hükmüne göre, iştirak halinde işlenen suçlarda, sanıklardan bir kısmı hakkındaki vazgeçmenin diğerlerine de sirayet edeceği ve 5271 sayılı Kanun'un 243 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre vazgeçme halinde katılmanın hükümsüz kalacağı anlaşıldığından, mağdur vekilinin temyize hak ve yetkisini bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bafra Cumhuriyet Başsavcılığının 05.12.2016 tarihli iddianamesiyle sanık ... hakkında cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, 38 ... maddesi, 58 ... maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca, sanık ... ve ... hakkında cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, 63 üncü maddesi ve 53 üncü maddesi, sanıklar ... ve ... hakkında yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c-h) bentleri uyarınca cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır. 2. Bafra Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.03.2016 tarihli kararı ile sanık ... hakkında cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, 62 ... maddesi, 58 ... maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, 62 ... maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 3 yıl 4 Ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasın ve hak yoksunluklarına, tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ,62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasın ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat, kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 53 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 5 Ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. Bafra Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.03.2016 tarihli kararının sanıklar ... ve ... müdafiileri,sanık ... ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 29.03.2022 tarihli ve 2019/7192 Esas, 2022/5268 Karar sayılı kararı ile; "…a. Müşteki ...'ın, sanık ...'le olan ... ilişkilerini ve sanığın başka erkeklerle olan ... ilişkilerini telefonuyla kayda alıp sanığa karşı kullandığı anlaşılmakla sanık hakkında TCK.nın 29. maddesindeki haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, b. Sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu silahla ve birden fazla kişi tarafından birlikte işlemesi karşısında, TCK.nın 3. ve 61. maddeleri gereğince ... ceza belirlenirken, aynı Kanunun 109/3-a-b maddesindeki birden fazla nitelikli halin gerçekleştiği gözetilerek, ... hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundar hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. ve 326/son. maddeleri gereğince ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla BOZULMASINA, 4. Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, yaralama ve tehdit suçlarında verilen hükümlerin temyiz incelemesinde; Yağma suçunun işlenmediğinin kabulü karşısında; sanıklar ..., ... ve ...'ın olaydan önce konuşup anlaşarak hileyle mağdur ...'ı, sanık ...’ün bulunduğu eve çağırdıkları, mağdurun söz konusu eve gittiği, sanıkların hep birlikte mağduru cebir ve tehdit kullanarak hürriyetinden yoksun kıldıkları, sanıkların eyleminin kül halinde cebir ve tehdit kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu, silahla tehdit ve yaralamanın suçun unsuru olduğu ve ayrı bir suç olarak değerlendirilmeyeceği cihetle; sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 44. maddesi uyarınca en ağır cezayı gerektiren 5237 sayılı TCK.nın 109/2, 109/3-a-b maddeleri, gereğince ... hüküm kurulması gerektiği gözetilmeksizin, hukuki anlamda ... fiilin vasıf yönünden bölünerek üç ayrı mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle CMK.nın 225/1. maddesine muhalefet edilmesi, Kabule ve uygulamaya göre de; Sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu silahla ve birden fazla kişi tarafından birlikte işlemesi karşısında, TCK.nın 3. ve 61. maddeleri gereğince ... ceza belirlenirken, aynı Kanunun 109/3-a-b maddesindeki birden fazla nitelikli halin gerçekleştiği gözetilerek, ... hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. ve 326. maddeleri gereğince BOZULMASINA, 5. Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve yaralama suçundan verilen hükümlerin temyiz incelemesinde; Yağma suçunun işlenmediğinin kabulü karşısında, sanığın diğer sanıklar ... ve ...'la anlaşarak hileyle mağdur ...'ı, sanık ...'ün evine çağırıp orada cebir ve tehdit kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kıldığı sanığın eyleminin kül halinde cebir ve tehdit kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu, yaralamanın suçun unsuru olduğu ve ayrı bir suç olarak değerlendirilmeyeceği cihetle; sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 44. maddesi uyarınca en ağır cezayı gerektiren 5237 sayılı TCK'nm 109/2, 109/3-a-b maddeleri , gereğince ... hüküm kurulması gerektiği gözetilmeksizin, hukuki anlamda ... fiilin vasıf yönünden bölünerek bir kısımına beraat bir kısmına mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle CMK.nın 225/1. maddesine muhalefet edilmesi..."nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 6. Bafra Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.10.2022 tarihli kararı ile sanık ... hakkında cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a-b) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 58 ... maddesi, 62 ... maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına mahsuba ve hak yoksunluklarına, sanık ... ve Sanık ... hakkında cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 62 nci maddesi, 63 üncü maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci ve üçüncü Esas No : 2022/6587 fıkraları uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, mahsuba ve hak yoksunluklarına müsadereye karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ...'ün temyiz istemi atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığına, kararın ... olmadığına usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. 2. Sanık ... ve ... müdafiilerinin temyiz istemleri, sanıkların atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığına, kararların usul ve yasaya aykırı olduğuna, delil değerlendirilmesinde ve takdirinde hataya düşüldüğüne ilişkindir. Sanık ...'ın temyiz istemi olay günü arkadaşı sanık ...'la buluşup gezip ...'ın evine geldiklerinde yardım çığlığı üzerine eve girdiklerine sanık ...'ye saldırı olduğunu düşündüklerine, ...'la müştekinin kavgalarını ayırdığına, müştekinin kendisine küfür etmesi üzerine vurduğuna, ... itibaren herhangi bir planın içinde olmadığına suçsuz olduğuna vesaireye ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay sanık ... ile müşteki ...'ın sevgili olup ayrıldıkları, müştekinin sevgili oldukları dönemdeki cinsel ilişkilerini kayıt altına alıp sanık ...'ün ... sevgilisi sanık ...' a gönderdiği, bu duruma kızan sanık ... ve diğer sanıkların olaydan önce konuşup anlaşarak hileyle mağdur ...'ı, sanık ...’ün bulunduğu eve çağırdıkları, sanıklar ... ve ...'ın çatıya saklandıkları, müştekinin söz konusu eve gittiği sanık ...'nin, sanık ...'a telefonla mesaj atarak müştekinin geldiğini haber vermesi üzerine sanıkların çatıdan inip eve girip müştekiyi darp ... hep birlikte müştekiyi cebir ve tehdit kullanarak hürriyetinden yoksun kıldıkları iddiasına ilişkindir. 2. Müşteki hakkında düzenlenen 30.07.2015 tarihli ve 16.09.2015 tarihli raporlar dosya arasına alınmıştır. 3. Sanık ...'ün telefonunda bulunan mesaj kayıtları ve kamera kayıtları incelenmiş tutanak altına alınmış,sanık ...'ın telefonunda bulunan kayıtlarda tutanak altına alınmıştır. 4. Sanık ...'ın olay esnasında kullandığını beyan ettiği bıçak ve 50 cm uzunluğundaki lastik muhafaza altına alınmıştır. 5. Olay yeri incelemesi yapılmış fotoğraflanmıştır. IV. GEREKÇE 1. Müşteki ...'ın, sanık ...'ün başka erkeklerle olan ... ilişkilerini telefonuyla kayda alıp sanığa karşı kullanması sebebiyle hesap sormak için sanıklar ..., ... ve ...'ın olaydan önce konuşup anlaşarak hileyle mağdur ...'ı, sanık ...’ün bulunduğu eve çağırdıkları, mağdurun söz konusu eve gittiği, sanıkların hep birlikte mağduru cebir ve tehdit kullanarak hürriyetinden yoksun kıldıkları sanık ...'ün bu eylemi haksız tahrik altında işlemiş olduğu tüm dava dosyası kapsamında elde edilen delillerden anlaşıldığından ilk derece mahkemesinin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar ...,... müdafiinin,sanık ...,sanık ...'ün yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR 1. Mağdur ...'ın kovuşturma aşamasında 01.03.2016 tarihli celsede sanık ... hakkında şikayetçi olup diğer sanıklar hakkında şikayetçi olmadığını belirtmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 73 ... maddesinin beşinci fıkrasının amir hükmüne göre, iştirak halinde işlenen suçlarda, sanıklardan bir kısmı hakkındaki vazgeçmenin diğerlerine de sirayet edeceği ve 5271 sayılı Kanun'un 243 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre vazgeçme halinde katılmanın hükümsüz kalacağı anlaşıldığından, temyize hak ve yetkisi bulunmayan mağdur vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi gereğince REDDİNE, 2. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bafra Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.10.2022 tarihli kararında sanıklar ..., ... müdafiinin, sanık ..., sanık ...'ün öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar ..., ... müdafiinin, sanık ..., sanık ...'ün temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.03.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla