Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2023/1009 E. , 2024/8455 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2251 E, 2022/2364 K. SUÇ : 5464 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan reddi ile hükmün onanmasına İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahke
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2023/1009 E. , 2024/8455 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2251 E, 2022/2364 K. SUÇ : 5464 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan reddi ile hükmün onanmasına İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 17.02.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında zincirleme şekilde tefecilik yapmak suçundan dava açılmıştır. 2. Antalya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.04.2018 tarihli kararı ile sanığa isnat olunan zincirleme şekilde tefecilik yapmak suçunu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanunun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının e bendi gereğince beraatine karar verilmiştir. 3. Antalya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.04.2018 tarihli kararının katılan Finansbank A.Ş vekili, katılan Hazine vekili ve Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 06.07.2018 tarihli kararı ile; ''Antalya Vergi Dairesi Başkanlığı Denetim Grup Müdürlüğü'nün 20 Ekim 2014 gün 5571 sayılı yazısı kapsamında Antalya Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı'ndan sanık hakkında yapılacak incelemeye ilişkin vergi tekniği raporunun getirtilmediği, Tanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... ...'in beyanlarına hangi nedenlerle itibar edilmediğinin gerekçeli karara yazılmadığı, Sanığın defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak kredi kartı çekimlerinin ticari faaliyet kapsamında olup olmadığı tespit ettirilmediği, ancak; Tanıklardan bir kısmının, "Şanlıurfa Belediye binasının karşısında bulunan kuyumcudan kredi kartı çektirerek nakit para aldıkları" yönündeki beyanları kapsamında kredi kartlarından yapılan işlem tarihi itibariyle kuyumculuk yapan kişi ya da kişilerle ilgili olarak dava açılıp açılmadığının araştırılması, açılmış bir dava var ise birleştirilmesi, birleştirme imkanı yok ise getirtilip incelenerek sonucuna göre hüküm kurulmasının zorunluluğu hukuka aykırılık teşkil ettiği '' gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 4. İstinaf bozma ilamında belirtilen eksiklikler yerine getirildikten sonra Antalya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.09.2021 tarihli kararı ile sanığa isnat olunan zincirleme şekilde tefecilik yapmak suçundan 2 yıl 1 ay hapis ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 5. Antalya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.09.2021 tarihli kararının sanık müdafii ve katılan Finansbank A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 08.12.2022 tarihli kararı ile duruşma açılarak sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince tefecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmü kaldırılmış ve eylemin zincirleme şekilde 5464 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen gerçeğe aykırı harcama belgesi düzenleme suçunu oluşturduğu gerekçesiyle sanığın 2 yıl 1 ay hapis ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanık hakkında verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka aykırı olduğuna,sanık hakkında delillerin toplanmadığına ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Katılan ... Finansbank A.Ş vekilinin temyiz istemi; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,eylemin tefecilik suçunu oluşturduğuna,sanığın alt sınırdan cezalandırılmasının hukuk ilkelerine aykırı olduğuna,zincirleme suç hükümleri yönünden alt sınırdan arttırım ve takdiri indirim uygulanmaması nedenlerine ilişkindir. III.OLAY VE OLGULAR 1. Temyizin kapsamına göre; dava konusu olay, sanığın Antalya ilinde faaliyet gösteren ... Ticaret ... isimli işyeri adına katılan Finansbank A.Ş. tarafından verilen POS cihazı ile gerçek bir alışveriş olmadan yüksek tutarlarda komisyon karşılığı çekim yaparak tefecilik suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. 2. Finansbank A.Ş'nin 15.09.2014 tarihli yazı cevabında;işyerine ait 120.......9274 nolu pos cihazının sanığın adına tahsis edildiği,üye işyerine ait 2 adet pos cihazının bulunduğu ve bu cihazların kapalı durumda olduğu, 11.02.2014 tarihinde PS553396 ve PS553395 Terminal nolu POS cihazları güvenlik biriminin talebine istinaden kapatıldığı, POS cihazlarının 03.10.2014 tarihinde açıldığı ve 11.02.2014 tarihinde kapatıldığının tespit edildiği,üye işyerinden gerçekleşen işlemleri gösteren tabloların gönderildiği, POS tanımlamalarında yurt dışı kartların kullanımına açık olarak tanımlama yapıldığı, 12020000000009274 üye numaralı ... firmasının POS'undan gerçekleşen harcamalar için ulaşan itiraz ve söz konusu harcamalar için yapılan bir iade de bulunmadığı, firmanın pos hesabında toplanan tutarlardan internet bankacılığı aracılığı ile gerçekleşen EFT ve havale işlemlerinin tespit edilmiş olduğu, EFT yapılan kişiye ait bilgilerin ilgili bankadan temin edilmesi gerektiği belirtilmiştir. 3. Antalya Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı'nın 09.08.2016 tarihli vergi tekniği raporunda; sanığın 16.01.2014-30.09.2014 tarihleri arasında hesap ve işlemlerinin pos tefeciliği faaliyeti yönünden tam olarak incelendiğinde; muhtelif bankalara ait pos cihazları ile kredi kartı çekimi yaparak kendi komisyonunu düştükten sonra kalan tutarı kredi kartı sahiplerine nakit olarak verdiği dolayısıyla kredi kartı yoluyla borç para verme işlemi yaptığı ve bu faaliyetten elde ettiği kazancı kayıt ve beyan dışı bıraktığı, bu işi mutat hale getirdiği, bu nedenle tefecilik faaliyetinde bulunduğu, tefecilik faaliyetinden elde edilen faiz gelirlerinin ticari kazanç hükümlerine göre vergilendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. 4. Antalya Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı'nın 09.08.2016 tarihli suç duyurusu raporunda;sanığın 16.01.2014-30.09.2014 tarihleri arasında faiz-komisyın karşılığı ödünç para verme işiyle uğraştığı belirtilerek tefecilik suçundan suç duyurusunda bulunulması gerektiği kanaati belirtilmiştir. 5. Finansbank A.Ş'nin 30.06.2015 tarihli yazı cevabında; sanığın üye işyerine ait 44685724 nolu hesabından 27.01.2014'te ... adına 4570 TL, 05.02.2014 tarihinde 1000 TL, Safiye Karali adına 44354722 numaralı hesaba 11.538 TL tutarında havale ve EFT yapıldığı, bu işlemlerin sanığın internet bankacılığına giriş şifresi ve cep telefonuna gönderilen tek kullanımlık giriş şifreleri kullanılarak gerçekleştirilmiş olduğu belirtilmiştir. 6. Finansbank AŞ'nin 02.12.2015 tarihli yazı cevabında; ...'e ait 1202000000009274 numaralı POS cihazı ile ilgili Bankanın herhangi bir zararının bulunmadığı belirtilmiştir. 7. Tanık ... P. beyanında; kredi kartından alışverişi sadece kendisinin yaptığını, kendisinden başka kullanan olmadığını, olay tarihi olan 10.02.2014 tarihinde 350 TL ile Şanlıurfa Belediyesi binası karşısında kuyumcu görünümlü ismini ve sahibini tanımadığı bir dükkandan komisyon karşılığı para aldığını, 5 TL kadar komisyon ödediğini, kendisine pos cihazı slibi verdiklerini, kendisinin de slibi attığını, Antalya ilinde hiç bulunmadığını, alışverişi yaptığı işyerinin ismini hatırlamadığını belirtmiştir. 8. Tanık ... A. beyanında; kredi kartından alışverişi sadece kendisinin yaptığını,kendisinden başka kullanan olmadığını, bazen paraya ihtiyacı olduğunda kuyumcudan komisyon karşılığında para, dolar ve euro aldığı da olduğunu ancak olay tarihi olan 10.02.2014 tarihinde ne aldığını hatırlamadığını,ne kadar komisyon ödediğini hatırlamadığını, faturaları saklamadığını, sanığı tanımadığını, Antalya iline hiç gitmediğini, kredi kartını kimseye vermediğini belirtmiştir. 9. Tanık ... beyanında;kredi kartından alışverişi sadece kendisinin yaptığını,kendisinden başka kullanan olmadığını, olay tarihi olan 10.02.2014 tarihinde komisyon karşılığında 1.000 TL tutarında para çektiğini, Şanlıurfa'da belediye binası karşısındaki bir kuyumcudan çektiğini, kredi kartından komisyon karşılığında para çektiğini, hatırladığı kadarıyla 50 TL civarında komisyon ödediğini, bu tutar karşılığında fatura almadığını, alışveriş yaptığı dükkan sahibini ve sanığı tanımadığını, Antalya iline hiç gitmediğini, kredi kartını kullanması için kimseye vermediğini, kız kardeşinin okul harcını yatırmak için kredi kartıyla para çektiğini belirtmiştir. 10. Tanık ... A. Beyanında; kredi kartından alışverişi sadece kendisinin yaptığını, kendisinden başka kullanan olmadığını, olay tarihi olan 10.02.2014 tarihinde komisyon karşılığında kredi kartından para çektiğini, tek çekim olursa % 2, taksit olunca da % 10 kadar komisyon uygulandığını, bu alışverişi Şanlıurfa Belediye binasının karşısındaki kuyumcudan gerçekleştirdiğini, kuyumcunun adını hatırlamadığını, nakit karşılığı para çektiğini, kredi kartını kullanması için kimseye vermediğini, 10.02.2015 tarihinde Antalya ilinde bulunmadığını, kredi kartını Antalya'da kullanmadığını belirtmiştir. 11. Tanık ... Ş. Beyanında; olay günü olan 10.02.2014 tarihinde Şanlıurfa Sarayönü Atatürk Bulvarında kendi adına düzenlenen Finansbank kredi kartı ile bankadan nakit avans çekeceğini ve fazla faiz geldiği için Şanlıurfa Merkez Atatürk Bulvarında bulunan ismini hatırlamadığı kuyumcudan pos cihazı ile parayı çektiğini,bu işyerinin kime ait olduğunu bilmediğini, ... isimli işyerini de bilmediğini, bu harcama karşılığında kuyumcudan herhangi bir alışveriş yapmadığını, sadece kendisinden çektiği 2800 TL'den bir miktar parayı kestiğini,bu para çekme işlemini bizzat kendisinin yaptığını, Antalya ilinde çekim yaptığını, kredi kartını kullanmak için kimseye vermediğini belirtmiştir. 03.2020 tarihli bilirkişi raporunda;sanığın ticari defter ve belgelerini sunmaması nedeniyle belgeleri üzerinde inceleme yapılamadığı belirtilmiştir. 12. Tanık ... K. beyanında; kredi kartından alışverişi sadece kendisinin yaptığını,kendisinden başka kullanan olmadığını, olay tarihi olan 10.02.2014 tarihinde komisyon karşılığında 1.110 TL tutarında para çektiğini, hatırladığı kadarıyla 25-30 TL civarında komisyon ödediğini, bu tutar karşılığında fatura almadığını, alışveriş yaptığı dükkan sahibini ve sanığı tanımadığını, Antalya iline hiç gitmediğini, kredi kartını kullanması için kimseye vermediğini, elektrik borcunu kapatmak için kredi kartıyla para çektiğini, hangi kuyumcudan çektiğini hatırlamadığını belirtmiştir. 13. Tanık ... K. Beyanında; kredi kartından alışverişi sadece kendisinin yaptığını, kendisinden başka kullanan olmadığını, olay tarihi olan 10.02.2014 tarihinde 1135 TL'ye ne aldığını hatırlamadığını, sanığı tanımadığını, bazen komisyon karşılığında kuyumcudan kredi kartından nakit para çektiğini, taksitli olunca yaklaşık 1000 TL çekince 150 TL komisyon aldıklarını, kartını kullanması veya nakit çekmesi için kimseye vermediğini, yaptığı alışverişi hangi adresten yaptığını hatırlamadığını belirtmiştir. 14. 17.05.2021 tarihli 3 kişilik emekli sayıştay uzman denetçilerince hazırlanan bilirkişi raporunda; sanığın 2014 yılında tefecilik yaptığı yönünde vergi tekniği raporunda yapılan tespitlerde yer alan ''2014 yılında kendi beyanlarına ve diğer tespitlere göre hiç alış - satışı olmayan bir mükellefin kısa bir sürede yüklü miktarda POS çekimi yapmış olması ve bunun için “önceden alacaklarım vardı onları tahsil ettim” demesi normal bir insanın mantığıyla,heyette yer alan bilirkişilerin mesleki bilgi ve tecrübelerinin gerektirdiği mantıkla ve nihayet hayatın alağan akışıyla bir uyum göstermedi, bu mükellefin 2014 yılında faiz geliri elde etmek amacıyla müşterilere ait kredi kartlarından çekim yaptığı, yani tefecilik eylemlerinde bulunduğu sonucuna varılması kaçınılmaz olduğu, vergi müfettişinin sanığın tefecilik yaptığını (izin ve yetki almadan yasa dışı olarak ödünç para verme işini) yani mal değil para sattığını, bundan kayıt dışı bir miktar faiz aldığını, bu işi POS cihazını kullanarak müşterinin kredi kartından çekim yaparak gerçekleştirdiğini tespit ettiği, sanığın 2014 yılında tefecilik yaptığı yönünde vergi tekniği raporunda yer alan tespit ve değerlendirmelerin olayı yeterince ispatlamakta olduğu belirtilmiştir. 15. Sanık savunmasında; üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini, tefecilik yapmadığını, olay tarihinde toplu mal aldığını, daha önceden de alacağı olan şahıslar olduğunu, bu şahısların başka şahısların kartlarını getirdiğini, onlardan çekim yaptığını beyan etmiştir. A. İlk Derece Mahkemesi'nin Kabulü Sanık hakkında dosya kapsamında tanık olarak dinlenilen bir kısım kredi kartı sahiplerinin kredi kartlarına ilişkin harcamalarını kuyumcudan komisyon karşılığı para aldıklarını belirtmeleri nedeniyle eylemin tefecilik suçunu oluşturduğu gerekçesiyle mahkumiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi'nin Kabulü Sanığın suç tarihinde aralarında gerçek bir alışveriş olmadan şahıslardan pos cihazı ile çekim yapıp komisyon adı altında para aldığı, eylemin bu haliyle TCK'nın 241/1. maddesindeki tefecilik suçu ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun 36. maddesinde düzenlenen gerçeğe aykırı olarak harcama belgesi, nakit ödeme belgesi yada alacak belgesi düzenlemek suçunu oluşturduğu, her iki suç için öngörülen cezaların aynı olması karşısında sanık hakkında özel normun önceliği ilkesi gereğince sanığın eyleminin 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 36 ncı maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, sanığın eyleminin zincirleme şekilde 5464 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinde yer alan gerçeğe aykırı harcama belgesi düzenleme suçunu oluşturduğu gerekçesiyle zincirleme şekilde tefecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmü kaldırılarak 5464 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince mahkumiyetine karar verilmiştir. IV.GEREKÇE 1. 5464 sayılı Kanun'un "Sahte belge düzenlenmesi" başlıklı 36 ncı maddesi; "Gerçeğe aykırı olarak harcama belgesi, nakit ödeme belgesi ya da alacak belgesi düzenlemek veya bu belgelerde ne surette olursa olsun tahrifat yapmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlayanlar, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılırlar." şeklinde düzenlenmiş olup satış yapılmış gibi harcama belgesi, nakit ödemesi yapılmış gibi nakit ödeme belgesi, mal iadesi, hizmet alımından vazgeçilmesi ya da işlemin iptali olmaksızın bu işlemler yapılmış gibi alacak belgesi düzenlenmesi veya bu belgelerde tahrifat yapılması suretiyle kendilerine veya başkalarına yarar sağlayanların eylemleri suç olarak düzenlenmiştir. Anılan suçun konusunu harcama, nakit ödeme ya da alacak belgesi oluşturmaktadır. Seçimlik hareketli olarak düzenlenen bu suçun tamamlanması için ise anılan belgelerin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi veya bu belgelerde ne surette olursa olsun tahrifat yapılması yeterli olmayıp ayrıca bu ... sonucunda failin kendisine veya bir başkasına yarar sağlaması da gerekmektedir. Anılan suç doğrudan kastla işlenilebilen bir suçtur. Failin hangi amaçla hareket ettiğinin diğer bir ifade ile saikinin bir önemi yoktur. Bu nedenle, örneğin; nakit ihtiyacı nedeniyle kendisine başvuran kişiye yardım etmek amacıyla herhangi bir mal satışı veya hizmet ifası olmadan bu kişinin kredi kartı ile POS cihazından çekim yapıp çektiği bu miktarı kart sahibine ödeyen failin eyleminin gerçeğe aykırı harcama belgesi düzenlemek suretiyle başkasına yarar sağlaması nedeniyle 5464 sayılı Kanun'un 36 ncı maddesinde düzenlenen "Sahte belge düzenlenmesi" suçunu da oluşturacağı kabul edilmelidir. Sanığın suç tarihinde Antalya ilinde faaliyet gösteren ... Ticaret ... isimli işyeri adına katılan Finansbank A.Ş. tarafından verilen pos cihazını 16.01.2014-30.09.2014 tarihleri arasında farklı işyerlerinde kullandırtarak POS cihazı ile nakit paraya ihtiyacı bulunan tanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ...'ın verdiği kredi kartlarını alarak herhangi bir mal ve hizmet karşılığı olmadan alışveriş yapmış gibi kredi kartlarından para çekip çekilen miktardan komisyon adı altında parayı keserek tanıklara nakit para verdiği iddia olunan somut olayda; Sanığın aşamalarda işyerine tahsis edilen pos cihazından kendisinin alacağı olan şahısların getirdiği kredi kartlarından çekim yaptığını ancak komisyon almadığına dair savunmaya yer verdiği, tanıkların da sanığı tanımadıklarına ve kredi kartıyla pos çekim işlemini Şanlıurfa'da açık kimlik ve açık adres bilgilerini tam olarak belirtmedikleri kuyumcudan gerçekleştirdiklerine, komisyonu da bu işyerindeki şahsa verdiklerine dair bilgi ve görgülerinin bulunduğu anlaşılmıştır. Sanığın, herhangi bir mal veya hizmet satışı olmadan aynı suç işleme kararının icrası kapsamında 3. şahısların nakit ihtiyacını karşılamak amacıyla tanıkların gerek kendisine gerekse başkasına ait kredi kartları ile çekim işlemi yapmasına olanak sağlama şeklindeki eyleminin; zincirleme şekilde 5464 sayılı Kanun'un "Sahte belge düzenlenmesi" başlıklı 36 ncı maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu kabulünde bir isabetsizlik bulunmamış ve sanık müdafii ve katılan banka vekilinin suçun sübutuna ve vasfına yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 61 inci maddelerine uygun olarak suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, failin kastı, güttüğü amaç ve saik dikkate alınmak suretiyle sanık hakkında alt sınırdan ceza belirlenmesine, zincirleme suç hükümlerinde cezada alt sınırdan arttırım yapılmasında ve 5237 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan takdiri indirim nedeninin uygulanmasında yasal ve yeterli nedenin gösterildiği anlaşılmakla katılan banka vekilinin bu yöndeki temyiz itirazları reddedilmiştir. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii ile katılan Finansbank A.Ş vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 08.12.2022 tarihli kararında sanık müdafii ve katılan Finansbank A.Ş. vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Antalya 18. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2024 tarihinde karar verildi.