İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Ceza Dairesi

YARGITAY · 8. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2023/960 K.2023/3875

Sanıklar hakkında bozma üzerine verilen kararın. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize…

Esas2023/960Karar2023/3875Tarih30 Mayıs 2023Okuma7 dk · 1.305 kelime

KÜNYE

8. Ceza Dairesi 2023/960 E., 2023/3875 K.

Karar tarihi
30 Mayıs 2023
Konu
Ceza Hukuku
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Suçlar
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
Hükümler
Mahkûmiyet

Karar Detayı

1.305 kelime·7 dk okuma·5 bölüm

Sanıklar hakkında bozma üzerine verilen kararın. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Rize Cumhuriyet Başsavcılığının 12.03.2015 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi ve 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca dava açılmıştır. 2. Rize

3. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.09.2017 tarihli kararı ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, 62 nci maddesi ve 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. 3. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi

3. Ceza Dairesinin 26.04.2019 tarihli kararı ile sanıklar hakkında hükmolunan cezadan etkin pişmanlık hükümleri gereği 1/3 oranında indirim yapılarak sanıkların sonuç olarak 4 yıl 8 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmaları şeklinde hükümlerin düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 4. Yargıtay

8. Ceza Dairesinin 01.06.2022 tarihli kararı ile sanıklar hakkında kurulan hükümlerin "mağdurun şahsına zararı dokunmaksızın" ve "kendiliğinden güvenli bir yerde serbest bırakma" koşullarının oluşmadığı gözetilmeden, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 110 uncu maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması ve kabule göre de sonuç olarak fazla ceza tayin edilmesi nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 5. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi

3. Ceza Dairesinin 23.11.2022 tarihli kararı ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, 62 nci maddesi ve 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteği. 1. Cezanın alt sınırdan tayin edildiğine, 2. Takdiri indirim nedenlerinin uygulanmaması gerektiğine, 3. Vekalet ücreti yönünden karar verilmediğine, ilişkindir. B. Sanıklar müdafiilerinin temyiz isteği. 1. Suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, 2. Etkin pişmanlık koşullarının oluştuğuna, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre. 1. Dava konusu olay, sanıkların mağduru beş, yedi ve dokuz yaşındaki üç çocuğuyla birlikte cebir ve tehdit kullanarak hürriyetinden alıkoydukları iddiasına ilişkindir.

2. Mağdur ... aşamalarda, sanık ... ile bir süredir gayriresmi olarak birlikte yaşadığını, ancak yaşadıkları sorunlar nedeniyle sanık ... ile ayrı yaşadığını ve hakkında tedbir kararı uygulandığını, olay günü çocukları ile birlikte havuz çıkışında kızının arkadaşı olan sanık ...'in gelip kendilerini evlerine götürmek isteyince kabul ettiğini, yoldayken sanık ...'in birine telefon açıp "poşet elimde hurdacıların oraya gel vereceğim" deyip kapatmasının ardından Hurdacılar denilen yere gittiklerinde sanık ...'in araçtan inip şoför koltuğuna sanık ...'un aracın arka tarafına da sanık ...'ın bindiğini,

çığlıklar attığı sırada sanık ...'ın boğazını sıktığını ve çenesine yumruk attığını, kızları ve kendisini öldürmekle tehdit ettiğini, defalarca araçtan inmek istemelerine rağmen izin vermediklerini, bir süre bu şekilde ilerledikten sonra arkalarında polisler olduğunu fark edince Güneysu istikametinde trafik ışıklarının 200 metre ilerisinde kendilerini araçtan indirdiklerini ifade ettiği belirlenmiştir.

3. Mağdur çocuklar ..., ... ve ..., önce kendi rızaları ile bindikleri araçtan ...'in "birşey alacağım" deyip indikten sonra sanıklar ... ve ... binince öldürmekle tehdit edip inmek istedikleri halde indirmediklerini, polis sesleri gelince kendilerini bıraktıklarını ifade ettikleri belirlenmiştir.

4. 08.03.2015 tarihli tutanak ile sonu 886 rakam grubu ile biten plakalı bir aracın bir bayan şahsı zorla araca bindirmek suretiyle Güneysu istikametine doğru götürdüğü yönündeki ihbar üzerine trafik ışıklarına gidildiğinde mağdur ...'ın kolluk görevlilerinin yanına giderek kendisini zorla araca bindiren şahıslardan sanık ...'un polislerin kendilerini takip ettiğini öğrenince "polis ile uğraşamayız" diyerek araçtan indirdiklerini ifade ettiği belirlenmiştir.

5. Rize Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 11.03.2015 tarihli raporu ile mağdur ...'ın dudağında sıyrık, baş boyunda ağrı olarak tarif edilen yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğu belirlenmiştir. 6. 09.03.2015 tarihli teşhis tutanağı ile mağdur ..., kendisini araca bindiren şahsın temyiz dışı sanık ... olduğunu, daha sonra araca binen şahsın ise sanık ... olduğuna dair kesin ve net teşhiste bulunduğu belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE

A. Sanıklar Müdafiinin Temyiz Sebebi Yönünden Dairemizin 01.06.2022 tarihli bozma ilamında da belirtildiği üzere, sanıkların mağdur ...'ı araç içerisinde yaralayıp yola devam ettikleri sırada kolluk tarafından takip edildiklerini fark etmeleri üzerine mağdurları yol kenarında indirdiklerinin anlaşılması karşısında, etkin pişmanlık koşullarının oluştuğuna ilişkin temyiz sebepleri reddedilmiştir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden

1. Takdiri İndirim Nedenlerinin Uygulanmaması Gerektiğine Yönelik 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin "Takdiri indirim nedenleri" başlıklı 62 nci maddesinin, inceleme konusu ile ilgili ikinci fıkrası; "... Takdiri indirim nedeni olarak, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurulabilir.

Takdiri indirim nedenleri kararda gösterilir." Şeklinde düzenlenmiştir.

Yargıtay Ceza Kurulunun 31.01.2012 tarihli ve 2011/4-77 Esas, 2012/4 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, "ceza hukukumuz, cezayı azaltıcı takdiri indirim nedenlerinin bir olayda var olup olmadığını ve nelerin cezayı azaltıcı takdiri indirim nedenleri olarak kabul edilebileceği konularını, hâkimin mutlak takdirine bırakmış olup, nelerin bu kavrama gireceğini sınırlayıcı biçimde sayıp göstermeyerek ‘serbest takdir’ sistemini benimsemiştir.

Serbest takdir sisteminde, cezayı azaltıcı takdiri indirim nedenlerinin varlığını kabul ve değerlendirme yetkisi, tamamen hâkime ait bir haktır. Takdir sübjektif bir değerlendirme olduğuna göre, bunu davayı yöneten hâkimden daha iyi bulup çıkaracak bir kimse olamaz.

Zira suç, suçlu ve bununla ilgili her türlü delille, özellikle tanıklarla karşı karşıya olan, duruşmayı yönetmekle bunlarla doğrudan doğruya temas halinde bulunan hâkimin, ilgili davada cezayı azaltıcı takdiri indirim nedenlerinin var olup olmadığını en iyi şekilde değerlendireceğinin kabulü gerektiği gibi, dosya kapsamına göre, makul olmayan veya yerinde kullanılmayan hâkimin bu husustaki takdir hakkının Yargıtay tarafından denetleneceği de kuşkusuzdur.

Bu hak kullanılırken gösterilen gerekçenin makul olması, hukuk kurallarını zedelemeyecek, yasaların maksat ve amacına aykırı düşmeyecek, vicdanları rahatsız etmeyecek bir nitelik taşıması gerekir." Somut olayda, "sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri" göz önünde bulundurularak sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Vekalet Ücretine Yönelik 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 41 inci maddesine göre ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevi Devlete aittir.

Aile ve çocukların korunması hakkının Anayasa ile güvence altına alındığı, 6284 sayılı Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği anlaşılmış ise de, Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve Kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkindir.

5271 sayılı Kanun'un 237 nci ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine dair temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. C.

Diğer Yönlerden Mağdur ...'ın aşamalardaki anlatımları ve bu anlatımları destekleyen küçük mağdurların beyanları, doktor raporları, kolluk tutanağı ve dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların iştirak halinde hareket ederek mağdurların araçtan inmesine cebir ve tehdit kullanarak izin vermediklerinin anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi

3. Ceza Dairesinin 23.11.2022 tarihli kararında katılan Bakanlık vekili ve sanıklar müdafiilerince ileri sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Rize

SONUÇ / HÜKÜM

3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.05.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Detayı
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. Gerekçe
  7. V. Karar
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2023/960
Karar No
2023/3875
Tarih
30 Mayıs 2023
Konu
Ceza Hukuku

İlgili Rehberler

  • Ceza Hukuku Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2023/901 K.2023/3859
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2023/784 K.2023/3438
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2025/6736 K.2025/9194
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2025/6735 K.2026/870
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2025/6733 K.2026/395
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2025/6725 K.2025/10166

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.