KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2023/2088 E., 2024/8841 K.
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2024
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/590 E., 2021/325 K
- Suç
- 6136 sayılı Kanuna aykırılık
- Karar
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar Detayı
514 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Edremit 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2021 tarihli kararı ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a (6136 sayılı Kanun) aykırılık suçundan 15 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün kesin karar niteliğinde olduğu ve usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 07.05.2023 tarihli ve 2022/16816 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.06.2023 tarihli ve KYB-2023/55774 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının,15.06.2023 tarihli ve KYB-2023/55774 sayılı kanun yararına bozma isteminin. “Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay
8. Ceza Dairesinin 09/02/2021 tarihli ve 2020/7539 esas, 2021/1860 karar sayılı ilamında yer alan "6136 sayılı Yasanın 15/4. maddesinde tanımlanan suçun tehlike suçu olması ve “taşınması ve bulundurulması yasak olmayan bıçak ve diğer aletlerin bir suçta kullanılmaksızın sırf saldırı amacıyla taşınması halinde oluşacağının” belirtilmesi karşısında,
6136 sayılı Yasanın 4. maddesi kapsamında yasak niteliği haiz bıçaklardan olmayan suça konu bıçağı görevi yaptırmamak için direnme suçunda kullanıldığı ve sanığın görevi yaptırmamak için direnme suçundan da mahkum olduğu anlaşıldığından "sırf saldırıda kullanmak amacıyla taşıma" suçunun unsurunun oluşmadığı bu nedenle ayrıca 6136 sayılı Yasanın 15/4. maddesi uyarınca cezalandırılamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,..." şeklindeki açıklamaları nazara alındığında, sanığın üzerine atılı sırf saldırıda kullanmak amacıyla bıçak taşımak suçunun yasal unsurları oluşmadığı gözetilmeden,
beraat kararı verilmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin. “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
2. İnceleme konusu hükümde.6136 sayılı Kanun'un 15 inci maddesinin dördüncü fıkrasında tanımlanan suçun tehlike suçu olması ve “taşınması ve bulundurulması yasak olmayan bıçak ve diğer aletlerin bir suçta kullanılmaksızın sırf saldırı amacıyla taşınması halinde oluşacağının” belirtilmesi karşısında, hükümlü de ele geçirilen bıçağın 6136 sayılı Kanun kapsamında kalmadığı,
suça konu bıçağın tehdit suçuna esnasında kullanıldığı ve hükümlünün tehdit suçundan da mahkum olduğu anlaşıldığından "sırf saldırıda kullanmak amacıyla taşıma" suçunun unsurunun oluşmadığı bu nedenle ayrıca 6136 sayılı Kanun'un 15 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca cezalandırılamayacağı gözetilmeden sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmakla Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Edremit