KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2023/3478 E., 2025/4731 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2021/1732 Esas, 2023/505 Karar
- Suç
- Halkın bir kesimini sosyal sınıf, din, mezhep, cinsiyet, bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılama
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
586 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı 1.Bursa 27. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.02.2021 tarihli ve 2020/374 Esas, 2021/122 Karar sayılı kararı ile sanığın halkın bir kesimini sosyal sınıf, din, mezhep, cinsiyet, bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 216/2, 53. maddeleri ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251/3. maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiş; karara sanık tarafından itiraz edilmiştir.
2.Akabinde; Bursa 27. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.04.2021 tarihli ve 2021/175 Esas, 2021/479 Karar sayılı kararı ile sanığın halkın bir kesimini sosyal sınıf , din, mezhep, cinsiyet, bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 216/2 ve 50/1-a maddeleri uyarınca 4.800,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, adli para cezasının 8 eşit taksitte tahsiline karar verilmiş; karar, sanık müdafii tarafından istinaf edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 10.03.2023 tarihli ve 2021/1732 Esas, 2023/505 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanığın Temyiz İstemi Suçun unsurlarının oluşmadığına ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, sanığın "Facebook" isimli sosyal medya hesabından İmam ve Rahip olarak görev yapan insanları ve toplumumuzun çoğunluğunu oluşturan Müslüman vatandaşlarımızı değişik tarihlerde aşağıladığı iddiasına ilişkin olarak;
Tebliğname'de suç tarihlerinin sanığın yargılamaya konu edilen paylaşımları yaptığı "13.10.2018 ve 08.04.2019" tarihleri yerine "27.03.2020" şeklinde yazıldığı tespit edilmiştir. Basın yayın yoluyla atılı suçu işlediği anlaşılan sanığın cezasında 5237 sayılı Kanun'un 218. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiği hususunun gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Değişik zamanlarda atılı suçu işlediği anlaşılan sanığın cezasında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiği hususunun gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, ikrarına göre paylaşımın sanık tarafından yapıldığının saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanığın eylemine uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği,
5237 sayılı Kanun'un "cezanın belirlenmesi" başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada "orantılılık ilkesi" nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, sanığın temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda eleştirilen hususlar dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/3478, K. 2025/4731, 16 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama