KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2023/3529 E., 2025/1778 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2021/223 E., 2022/1434 K.
- Suç
- Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
- Hüküm
- Mahkumiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
532 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Beyliova Asliye Ceza Mahkemesinin 12.02.2021 tarihli ve 2019/246 Esas, 2021/39 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
B. İstinaf Mahkemesi Kararı
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 09.11.2022 tarih ve 2021/223 Esas, 2022/1434 Karar sayılı hükmü ile suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat hükmünün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/2. maddesi uyarınca kaldırılması ile suça sürüklenen çocuğun kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanunun 109/1, 109/3-f, 31/3, 62/1, 51. maddesi uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, verilen cezanın ertelenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz sebepleri; eksik inceleme ile karar verildiğine, suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 50. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin uygulanmasının gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk ve 15 yaşından küçük mağdurenin sevgili oldukları, olay günü birlikte evden kaçarak suça sürüklenen çocuğun halasının evine gittikleri, halanın durumu aileye haber vermesi üzerine mağdurenin ailesine teslim edildiği, bu şekilde suça sürüklenen çocuğun mağdureyi hürriyetinden yoksun bıraktığının iddia edildiği olaya ilişkin olarak;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği,
yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, suça sürüklenen çocuğun aşamalardaki savunmaları, mağdure anlatımları, tanık beyanları, kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar ve tüm dosya kapsamında yer alan kayıt ve belgelere göre, suça sürüklenen çocuğun, 15 yaşından küçük olan mağdureyi hürriyetinden yoksun bıraktığı şeklindeki kabulün ve suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 50. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu anlaşıldığından,
suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 09.11.2022 tarih ve 2021/223 Esas, 2022/1434 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/3529, K. 2025/1778, 5 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama