Karar Metni
6. Hukuk Dairesi 2023/3558 E. , 2025/1311 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/172 E., 2022/77 K.
Mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1993 ve 1994 yıllarında Bakırköy Devlet Hastanesi'nde 19 adet emanet usulü onarım işini yaptığını ve sözleşmeye uygun olarak 31.12.1994 tarihinde teslim ettiğini, ancak davalının iş bedelini ve fiyat farkını ödemediğini ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere munzam zararları olan 210.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımının dolduğunu, davacının alacağının bulunmadığını, iş bedelinin ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 13.06.2013 tarihli kararı ile davalı idarenin 11.04.2000 tarihli cevabi yazısı ile davacıya borçlu bulunduğuna dair borç ikrarı niteliğindeki beyanı dikkate alındığında zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, bilirkişi raporları ile davacı alacağının hesaplandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 13.06.2013 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davacının yaptığı iş bakımından kesin hesabın çıkarılmadığı dikkate alındığında eldeki davada davacının alacağının, dava tarihi itibariyle henüz belirli olmadığı, dolayısıyla davalı iş sahibinin temerrüdünün oluşmadığı, bu nedenle 818 sayılı BK'nın 105/1'deki faizle karşılanmayan zararı isteme koşullarının oluşmadığından munzam zarar hesabı yapılarak alacağın belirlenmesinin mümkün olmadığı, mahkemece toplanan delillere göre konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınacak ek rapor ile davacının gerçekleştirdiği imalâtlar dikkate alınarak sözleşme fiyatları ve sözleşme eki olduğu kabul edilen şartnameler ve Bakanlar Kurulu kararnamelerine göre koşulları varsa özellikle talep konusu 6019 sayılı Kararname'nin uygulanabileceği dönemin 01.07.1994 ve 28.10.1994 tarihleri ile sınırlı olduğu ve başvuru esasları dikkate alınarak haklı olduğu fiyat farkları ile birlikte isteyebileceği iş bedeli alacağı hesaplattırılıp bundan yapılan ödemeler düşüldükten sonra davanın sonuçlandırılması gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile düzenlenen bilirkişi raporu ve ek raporu hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kesin hesabın çıkarılması ve buna bağlı olarak munzam zararın hesap edilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu beyan etmektedir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; bozma ilamına uyulduğu halde kesin hesap yapılmadığını, bilirkişi raporunun yeterli olmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyanın içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davacının ............ Hastanesi'nde emanet usulü ile 19 adet onarım işleri yaptığı ihtilâfsız olup, davacı yüklenici davalı iş sahibidir. Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 13.12.2018 tarihli, 2018/4118 Esas ve 2018/5058 Karar sayılı ilâmıyla mahkemece yapılacak iş açıkça gösterilmiştir. Mahkemece bozma ilâmına uyulmuştur. Bozma ilâmına uyulduğuna göre 09.05.1960 gün 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bozmada belirtilen hususlar lehine olan taraf için usulü kazanılmış hak oluşturacağından mahkemece hükmüne uyulan bozma ilâmı uyarınca inceleme yapılması ve hüküm kurulması zorunlu hale gelmiştir. Eldeki davada ise; bozma ilâmında sözleşmeler kamu ihale mevzuatına göre düzenlendiğinden alacağın varlığı ve miktarının tespiti için kesin hesabın çıkarılması, davacının gerçekleştirdiği imalâtlar dikkate alınarak sözleşme fiyatları ve sözleşme eki olduğu kabul edilen şartnameler ve Bakanlar Kurulu kararnamelerine göre koşulları varsa özellikle talep konusu 6019 sayılı Kararname'nin uygulanabileceği dönemin 01.07.1994 ve 28.10.1994 tarihleri ile sınırlı olduğu ve başvuru esasları dikkate alınarak haklı olduğu fiyat farkları ile birlikte isteyebileceği iş bedeli alacağı hesaplattırılıp bundan yapılan ödemeler düşüldükten sonra davanın sonuçlandırılması gerektiği açıkça belirtilmiş olmasına rağmen, mahkemece sözleşme konusu işin kesin hesabını içermeyen bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verilmiştir.
O halde mahkemece yapılacak iş; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 281/3. maddesi uyarınca maddi gerçeğin ortaya çıkması için HMK’nın 266. maddesi hükmüne göre uyuşmazlık konusunda uzman bilirkişi heyeti oluşturularak, bilirkişi kurulundan Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 13.12.2018 tarihli, 2018/4118 Esas ve 2018/5058 Karar sayılı bozma ilâmında belirtilen hususlarda gerekçeli, denetime elverişli ve önceki raporlar arasındaki farklılığı ortadan kaldıracak şekilde rapor alınıp değerlendirilmek suretiyle davacının alacağını belirlemek ve sonucuna uygun hüküm kurmaktan ibarettir. Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan yanlış değerlendirme sonucu karar verilmesi doğru olmamış, kararın taraflar yararına bozulması uygun bulunmuştur. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,27.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/3558, K. 2025/1311, 27 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama