Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2023/4185 E. , 2025/8123 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1456 E., 2023/316 K. SUÇ : Cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkınd
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2023/4185 E. , 2025/8123 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1456 E., 2023/316 K. SUÇ : Cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Kurtalan Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.09.2022 tarihli ve 2021/375 Esas, 2022/821 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109/2, 109/3.d, 109/3.f, 109/5, 43... . maddeleri uyarınca 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 26.04.2023 tarihli ve 2022/1456 Esas, 2023/316 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, "cinsel istismar eylemi işlendiği sırada ve eylemle sınırlı süreyle mağdurun iradesiyle hareket edebilme imkanının ortadan kaldırılmasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı, kişinin vücudunun suçun konusu olduğu ve mağdurun hareket edebilme özgürlüğü ortadan kaldırılmadan bu suçun işlenemeyeceği" gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a ve 303/1-a maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün kaldırılarak yerine "Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan açılan kamu davasında, atılı suçun kanuni unsurlarının oluşmaması nedeniyle sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a. Maddesi uyarınca BERAATİNE," fıkrasının eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın üzerine atılı suçu işlemesine rağmen delillerin takdirinde hataya düşülerek beraat kararı verilmesi ve vekalet ücretine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava konusu olay, on beş yaşından küçük mağdurenin öğretmeni olan sanık tarafından farklı tarihlerde cinsel istismarına maruz kaldığı, ilk olayda sanığın diğer çocuklara başka işler verip göndererek mağdureyle sınıfta yalnız kalıp dudağını öptüğü, ikinci olayda sanığın mağdureyi Beden Eğitimi odasına çağırdığı ve odanın kapısını kapattığı, bir süre oturduktan sonra yanına yaklaşıp bacaklarını ve göğüslerini sıkmaya başladığı, mağdurenin çok korktuğu için sesini çıkaramadığı, üçüncü olayda sanığın mağdureyi öğrenci kalıp kalmadığını kontrol etmesi için alt sınıflara gönderdiği, mağdure 5/B sınıfını kontrol ederken sanığın da oraya gelerek sınıfa girip kapıyı kapattığı, öpmeye ve arka özel bölgesini sıkmaya başladığı, sonuncusu ise mağdure 8. sınıfın son haftasındayken yaşandığı, sanığın mağdurenin belinden tutarak kendine doğru çektiği ve sıkıca sarıp öpmeye başladığı, çok sıkı tuttuğu için sanığın elinden kurtulamadığı iddiasına ilişkin olarak; 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanığın cebir ve hile kullanarak, kamu görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle cinsel amaçla mağdureyi farklı tarihlerde hürriyetinden yoksun bıraktığı, mağdure ile yalnız kalabilmek için diğer öğrencilere iş verip gönderme ve yine mağdureyi alt sınıfları kontrol etme bahanesiyle kimsenin olmadığı sınıfa çekme eylemlerinin hile içerdiğinin kabulü gerektiği, mağdureyi farklı tarihlerde odaya kapatmak, belinden tutarak kaçmasını engellemek suretiyle de cebir uygulayarak üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği anlaşılmakla, sanık hakkında cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği gözetilmeden delillerin takdirinde hataya düşülerek beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 2. T.C. Anayasası'nın 41. maddesinde, ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevinin Devlete ait olduğu, aile ve çocukların korunması hakkının Anayasa ile güvence altına alındığı, 6284 sayılı Kanun'un 20/2. maddesi gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği, ancak Bakanlığın davaya katılmasının doğrudan Anayasa ve Kanun'dan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup Bakanlığa yüklenen bir kamu görevi olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilerek, katılan Bakanlık vekilinin, kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 26.04.2023 tarihli ve 2022/1456 Esas, 2023/316 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdîren Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.10.2025 tarihinde karar verildi.