Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2023/4948 E. , 2025/7295 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1374 E., 2023/1476 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, te
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2023/4948 E. , 2025/7295 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1374 E., 2023/1476 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafinin temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteminin, hükmedilen hapis cezasının süresine göre, 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesi uyarınca reddine karar verilerek, duruşmasız olarak inceleme yapılmıştır. I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.04.2023 tarihli ve 2023/161 Esas, 2023/608 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109/2, 109/3-a-e-f, 43/2 delaletiyle 43/1, 62, 53, 54... . maddeleri uyarınca cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 12.09.2023 tarihli ve 2023/1374 Esas, 2023/1476 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Atılı suçtan indirim yapılmaksızın sanığın üst hadden cezalandırılması ve katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Sanığın kusur yeteneğinin bulunmadığına, sanık hakkında mevcut akıl hastalığı nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesinin uygulanmasına ve olaydan hemen sonra tanzim olunan Nazilli Devlet Hastanesinin raporu uyarınca sanığın akıl hastalığı nedeniyle Türk Ceza Kanunu'nun 32/1 maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin raporunun mahkemece dikkate alınmasının gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz talebi yönünden yapılan incelemede; Türkiye Cumhuriyet Anayasasının 41. maddesine göre ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevi Devlete aittir. Aile ve çocukların korunması hakkının Anayasa ile güvence altına alındığı, 6284 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği anlaşılmış ise de, Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve Kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkindir. 5271 sayılı Kanunu'nun 237. ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan ... vekilinin lehe vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmediği ve ayrıca 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle sanık hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanık müdafinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği ve sanığın İstanbul Adli Tıp Kurumu, 4. İhtisas Kurulu'nun 24.05.2019 tarihli raporunda sanığın cezai ehliyetinin tam olduğunun belirtildiği anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 12.09.2023 tarihli ve 2023/1374 Esas, 2023/1476 Karar sayılı kararında katılan kurum vekili ve sanık müdafince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.10.2025 tarihinde karar verildi.