İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Ceza Dairesi

YARGITAY · 8. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2023/5020 K.2025/2497

İzmir 27. Asliye Ceza Mahkemesi

Esas2023/5020Karar2025/2497Tarih26 Mart 2025Okuma5 dk · 986 kelime

KÜNYE

8. Ceza Dairesi 2023/5020 E., 2025/2497 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Mart 2025
Mahkemeleri
İzmir 7. Asliye Ceza Mahkemesi,
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

986 kelime·5 dk okuma·11 bölüm

İzmir 27. Asliye Ceza Mahkemesi

SAYILARI

2007/412 Esas, 2008/107 Karar, 2008/682 Esas, 2009/367 Karar

SUÇ

Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması

İNCELEME KONUSU

KARARLAR : Mahkumiyet

KANUN YARARINA

BOZMA YOLUNA

BAŞVURAN

Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ

İlgili kararın kanun yararına bozulması

İzmir 27. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.03.2008 tarihli kararı ile hükümlü hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 268 maddesi delaletiyle 267/1. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün temyiz edilmeksizin 27.02.2009 tarihinde kesinleştiği; İzmir 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2009 tarihli kararı ile hükümlü hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 267/1, 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün temyiz edilmeksizin 06.01.2012 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 30.10.2023 tarihli ve 2022/34186 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.12.2023 tarihli ve KYB-2023/115624 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.12.2023 tarihli ve KYB-2023/115624 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

"Dosyalar kapsamına göre, sanığın daha önce gerçekleştirdiği iddia edilen hırsızlık eylemlerine ilişkin olarak kolluk kuvvetlerince aranması esnasında 17/05/2007 tarihinde polis memurlarınca yakalanması üzerine kendisini ... olarak tanıtması akabinde ilgili kolluk biriminde işlemleri yapıldığı sırada gerçek kimliğinin tespit edilmesi sebebiyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 19/06/2007 tarihli ve 2007/8393 sayılı iddianamesiyle açılan kamu davasına ilişkin yapılan yargılama sonucunda İzmir 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/03/2008 tarihli ve 2007/412 esas, 2008/107 sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 268/1. maddesi delaletiyle 267/1. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği,

Öte yandan, aynı sanığın ...'e yönelik işyerinden 20/03/2007 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayı nedeniyle 21/04/2007 tarihinde yakalandığında adını ... olarak belirterek ... hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasına sebebiyet verdiğinden bahisle, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 26/09/2008 tarihli ve 2008/17463 sayılı iddianamesiyle açılan kamu davasına ilişkin yapılan yargılama sonucunda İzmir 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/04/2009 tarihli ve 2008/682 esas, 2009/367 sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 267/1 ve 62. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği nazara alındığında,

17/05/2007 ve 21/04/2007 tarihlerinde işlenen aynı neviden suçların esasen bir suç işleme kararının icrası kapsamında ilk kamu davası açılmadan evvel işlendiği ve anılan eylemlere ilişkin anılan dosyaların birleştirilmesinden sonra zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ayrı ayrı mahkûmiyet kararları verilmesinde isabet görülmemiştir."

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

İnceleme konusu İzmir 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/682 Esas sayılı dosyasından açılan kamu davasında hükümlü hakkında 20.03.2007 tarihinde bir işyerinde gerçekleştirdiği hırsızlık eylemi nedeniyle 21.04.2007 tarihinde kolluk kuvvetleri tarafından yakalandığında şikayetçi ...'a ait kimlik bilgilerini kullandığının tespit edilmesi üzerine 5237 sayılı Kanun'un 267/1. maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verildiği,

yine inceleme konusu İzmir 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/412 Esas sayılı dosyasından açılan kamu davasında hükümlü hakkında 01.05.2007, 07.05.2007 ve 11.05.2007 tarihlerinde birden çok işyerinde gerçekleştirdiği hırsızlık eylemleri nedeniyle 17.05.2007 tarihinde yakalandığında şikayetçiye ait kimlik bilgilerini kullandığının tespit edilmesi üzerine 5237 sayılı Kanun'un 268. maddesi delaletiyle 267/1. maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verildiği, hükümlünün iki eylemi arasında 21.04.2007 tarihinde yakalanarak ifadesinin alındığı dolayısıyla hükümlünün yakalanmasıyla fiili kesintinin meydana geldiği,

yenilenen suç işleme kastına dayalı olarak 17.05.2007 tarihinde yeni bir suç oluştuğundan mükerrer davanın bulunmadığı ve dava dosyalarının birleştirilmesi ile zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla, Mahkemelerince verilen kararlarda Kanun'a aykırılık bulunmadığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN Üye ... ve Üye ...'in karşı oyu ile oy çokluğu ile REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.03.2025 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY GEREKÇESİ

Zincirleme suçun oluşumu için işlenen suçlar arasında ne kadar zaman geçmesi gerektiği konusunda genel ve mutlak bir kural koymak mümkün olmadığından, hangi süre içerisinde işlenirse işlensin, işlenen suç başlangıçtaki genel niyete veya suç işleme konusunda tek karara dayanıyor ise zincirleme suç hükümleri uygulanacak, ancak işlenen suç failin yeni bir suç işleme kararına dayanıyorsa artık zincirleme suç söz konusu olmayacaktır. Zaman aralığının kısa olması ise kural olarak suç işleme kararında bir değişiklik olmadığına karine teşkil etmektedir.

Hükümlü ...'ın 20.03.2007 tarihinde bir işyerinde gerçekleştirdiği hırsızlık eylemi nedeniyle yakalandığında şikayetçi ...'a ait kimlik bilgilerini kullandığının tespit edilmesi üzerine İzmir 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.04.2009 tarihli kararıyla 5237 sayılı Kanun'un 267/1. maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verildiği,

yine hükümlünün 01.05.2007, 07.05.2007 ve 11.05.2007 tarihlerinde birden çok işyerinde gerçekleştirdiği hırsızlık eylemleri nedeniyle yakalandığında şikayetçiye ait kimlik bilgilerini kullandığının tespit edilmesi üzerine İzmir 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.03.2008 tarihli kararıyla 5237 sayılı Kanun'un 268. maddesi delaletiyle 267/1. maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verildiği, eylemler arasında geçen kısa zaman aralığı ve şikayetçinin aynı olması hususları birlikte dikkate alındığında hükümlünün suç işleme kararının yenilendiğine dair aleyhine yeterli somut delil bulunmadığı,

yakalama, ifade alma, sorguya sevk, ev araması gibi adli işlemlerinin sanığın kararında bir değişiklik yapması gerektiği düşüncesinin varsayımsal bir düşünce olduğu, nitekim sanığın adli kontrol kararı ile serbest bırakılmasından sonra da ikinci eyleminin gerçekleştirdiği nazara alındığında sanığın suç işleme kararında bir değişiklik olmadığının anlaşıldığı failin iç dünyasını ilgilendiren suç işleme kararının her olayın özelliğine göre suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işlendikleri yer ve işlenme zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği,

olayların oluşum ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler değerlendirilerek belirlenmesi gerektiği, aksi halde her adli işlemin fiili kesinti olarak kabul edilmesi halinde sanığın çok ağır cezalar ile karşılaşılabileceği,

bu durumun ceza adaletini öngören TCK'nın 3. maddesi ve TCK'nın 43 üncü maddesinin düzenleniş amacına aykırılık oluşturacağı Yargıtay'ın yerleşik kararlarınında bu yönde olduğu ceza hukukundaki cezalandırmanın amacının cezanın caydırıcı olması ile ıslah edici olması amacına dönük olduğu aşırı ve kanun koyucunun amacını aşan cezaların bu dengenin bozulmasına ve suç işleyen kişinin tekrar topluma kazandırılması amacına aykırılık oluşturacağı ve hükümlünün tamamen toplum dışına itilmesine sebebiyet vereceği düşüncesi ile karardaki eleştiri düşüncesine iştirak edilmemiştir.

26.03.2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/5020, K. 2025/2497, 26 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Sayıları
  4. Suç
  5. İnceleme Konusu
  6. Kanun Yararına
  7. Bozma Yoluna
  8. Başvuran
  9. Tebliğname Görüşü
  10. I. İstem
  11. II. Değerlendirme Ve Gerekçe
  12. III. Karar
  13. Karşı Oy Gerekçesi

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2023/5020
Karar No
2025/2497
Tarih
26 Mart 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2023/5022 K.2025/1746
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2023/5023 K.2025/1995
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/5024 K.2025/4788
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2023/5024 K.2025/2001
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2023/5025 K.2025/1738
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2023/5027 K.2025/1731

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.