Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2023/967 E. , 2025/1480 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI :2021/1331 E., 2021/1621 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddes
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2023/967 E. , 2025/1480 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI :2021/1331 E., 2021/1621 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesine göre Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın çocuğa karşı işlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda, davaya katılma ve hükmü temyiz hakkı bulunduğundan, Bakanlık vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi bozma ilamından önce sunulan kararın istinafı, bozmadan sonra sunulan temyiz istemli dilekçede açıkça katılma iradesinin ortaya konulduğu anlaşılmakla; 2019/6 Esas sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile 5271 sayılı CMK.nın 237/2. maddesi gözetilerek; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın davaya katılmasına ve vekilinin de katılan vekili olarak kabulüne karar verilmesi gerektiği değerlendirilerek yapılan incelemede, Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü; I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Bakırköy 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.03.2021 tarih ve 2019/233 Esas, 2021/163 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109/1 delaletiyle 109/2, 3-b, f, 5, 53. maddeleri uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Sanık müdafii ve katılan kurum vekilinin istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 06.09.2021 tarih ve 2021/1331 Esas, 2022/1621 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın atılı suçu işlemediğine, mağdurun gerçeği söylemediğine, mahkemenin tarafsızlığını yitirdiğine, eksik araştırma ile karar verildiğine, 5237 sayılı Kanunun 110. maddesinin uygulanması gerektiğine, 5237 sayılı Kanunun 109/5. maddesinin uygulanmasının hatalı olduğuna, re'sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. 2. Katılan kurum vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve esas yönünden hukuka aykırı olduğuna, üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine, lehe vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, re'sen tespit edilecek sair sebeplerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, olay tarihinde yaşı küçük mağdurun, sanık ... ve kimliği tespit edilemeyen iki şahıs tarafından zorla araca bindirilip bir eve götürülerek alıkonulduğu iddiasına ilişkin olarak; Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun zorla işlenmesi nedeniyle doğrudan 5237 sayılı Kanunun 109/2. maddesinin uygulanması gerekirken, hükümde önce aynı maddenin birinci fıkrasının, sonra ise ikinci fıkrasının gösterilmesi sonuca etkili olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan 02.02.2016 tarihli tutanak, 04.02.2016 tarihli tespit tutanağı, yer gösterme tutanağı, 05.02.2016 tarihli tutanak, Adli Tıp Kurumu raporu, mağdur beyanları, tanıkların anlatımları, sanığın savunmaları ve tüm dosya kapsamındaki delillere göre sanığın, yaşı küçük mağduru cinsel amaçla hürriyetinden yoksun bıraktığı şeklindeki kabulün ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle etkin pişmanlık hükmünün uygulama dışı bırakılmasının, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının davaya katılmasının doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup Bakanlığa yüklenen bir kamu görevi olması nedeniyle kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin ve katılan kurum vekilinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 06.09.2021 tarih ve 2021/1331 Esas, 2022/1621 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan kurum vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.02.2025 tarihinde karar verildi.