Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/12470 E. , 2024/7908 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/924 E., 2022/1269 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yö
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/12470 E. , 2024/7908 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/924 E., 2022/1269 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKİ SÜREÇ A. Sanığın 09.11.2016 tarihli eylemine ilişkin Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 06.03.2017 tarihli kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması ile 09.07.2018 tarihli iddianame ile 5237 sayılı kanunun 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile açılan kamu davasında Denizli 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.02.2019 tarih, 2018/595 Esas, 2019/83 Karar sayılı kararı ile erteleme kararı kesinleşmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanıldığından kamu davasının durmasına karar verilmiştir. Durma kararı sonrası 24.10.2019 tarihinde sanığın 21.09.2016, 19.08.2017 ve 21.02.2019 tarihli eylemelerine ilişkin dosyaların birleşmesi ile tekrar kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmiş, sanığın yükümlülüklerine uymaması ile 25.06.2020 tarihli iddianame ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır. B. Sanığın 23.06.2018 tarihli eylemine ilişkin Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 26.06.2018 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Kanunun 188 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarıca cezalandırılması istemi ile açılan kamu davasında Denizli 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.11.2018 tarih, 2018/438 Esas, 2018/250 Karar sayılı kararı ile değişen suç vasfı ile 5237 sayılı Kanunun 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezasına karar verilmiştir. Kararın istinaf edilmesi ile Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 23.12.2019 tarih, 2019/370 Esas, 2019/686 Karar sayılı kararı ile sanığın 09.11.2016 tarihli eylemine ilişkin verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının infazında işlenip işlenmediğinin araştırılmaması nedeniyle bozma kararı verilmiştir. Bozma sonrası yapılan yargılamada birleşen tüm dosyalar ile birlikte değerlendirme yapılarak 09.11.2016 tarihli eyleme ilişkin ceza verilmesine yer olmadığına, diğer eylemlere ilişkin 5237 sayılı Kanunun 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü ve 53 üncü maddeleri uyarınca 4 yıl hapis cezasına karar verilmiştir. B. Kararın istinaf edilmesi ile Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 05.07.2022 tarihli, 2021/924 Esas, 2022/1269 Karar sayılı kararı ile sanığın 23.06.2018 tarihli eylemi için hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve 19.08.2017 tarihli eylemi dahil 21.09.2016, 09.11.2016, 19.08.2017, 21.02.2019 ve 09.10.2019 tarihli eylemlerine ilişkin 24.12.2019 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, bu kararın 13.03.2020 tarihinde sanığa tebliğ edildiği; ancak karar kesinleştikten sonra ihlal şartları gerçekleşmediği anlaşıldığından bu suçu yönünden "kovuşturma şartı" bulunmaması sebebiyle "durma" kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması sebebiyle hükmün bozulmasına; 21.02.2019 tarihli ... yönünden 5237 sayılı Kanunun 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına, hak yoksunluklarına ve mükerrerliğe, 09.10.2019 tarihli ... yönünden 5237 sayılı Kanunun 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü ve 58 inci maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezasına, hak yoksunluklarına ve mükerrerliğe karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz sebepleri özetle; yasal unsurları oluştuğu halde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümlerinin uygulanmaması hukuka aykırı olduğuna, sanık hakkında zincirleme suç hükümleri ile arttırım maddesi gözetilmeksizin, ayrı ayrı ceza verilmesi yoluna gidilmesi hatalı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, sanığın üzerinde ele geçen uyuşturucu maddeler sebebi ile uyuşturucu madde kullandığı iddiasına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanık ...'nin 09.11.2016 tarihli kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurma suçu kapsamında yapılan soruşturmada 06.03.2017 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, verilen kararın aynı konutta ikamet ettiği ... ...'e 20.03.2017 tarihinde tebliğ edildiği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kapsamında sanığın denetime tabi tutulduğu, Denetimli Serbestlik Müdürlüğü sanığın denetime uymamakta ısrar ettiğini tespit ederek 05.07.2018 tarihli kararı ile dosyayı kapatarak gönderdiği, sanığın 19.08.2017 tarihinde kullanmak amacıyla uyuşturucu madde kullandığı tespit edilerek sanığın denetim süresi içerisinde ihlal ettiği gerekçesiyle hakkında kamu davası açıldığı, Denizli 8. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılamada sanık ... hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun olarak tebliğ edildiği fakat kararın kesinleştirilmeksizin denetime tabi tutulduğundan bahisle durma kararı verilerek dosyanın Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı'na geri gönderildiği, sanığın kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından sonra 21.02.2019 ve 09.10.2019 tarihli eylemleri nedeniyle hakkında kullanmak amacıyla uyuşturucu madde kullanma suçundan soruşturma yapıldığı anlaşılarak sanık hakkında 24.12.2019 tarihinde tekrar kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, bu kararın 25.12.2019 tarihinde sanığa tebliğ edildiği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kapsamındaki suçlar bakımından birleştirme talepli olarak Denizli 6. Ağır Ceza Mahkemesi'ne 25.06.2020 tarih 2020/5724 Esas sayılı iddianame ile açılan kamu davasında; sanık ... hakkında verilen 06.03.2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının 20.03.2017 tarihinde tebliğ edilmesi ile denetim süresinin başladığı, sanığın denetim süresi içerisinde 19.08.2017 tarihinde kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurması nedeniyle 5237 sayılı kanunun 191 inci maddesini dördüncü fıkrasının b bendi ile ihlal ettiği anlaşılmakla hakkında verilen kamu davasının ertelenmesi kararının kesinleşmemesi nedeniyle 19.08.2017 tarihinden sonra işlediği suçların da denetim süresi içerisinde ihlal nedeni olarak değerlendirilmesi gerektiği, mahkememiz dosyasının suç tarihinin de denetim süresi içerisinde olduğu, kesinleşmeyen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından sonra işlenen suçlar yönünden yeni bir suç olarak değerlendirme yapılmasının hakkaniyete aykırı olacağı mahkememizce kabul edilmekle netice olarak sanığın 09.11.2016 tarihli kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurma suçunu uyuşturucu madde kullandığına ilişkin hiç bir delil bulunmadığı aşamada kendisini ihbar ederek suçunu ortaya çıkarıp suça konu metamfetamin maddesi artıklarının bulunduğu folyoyu görevlilere teslim ettiği dikkate alınarak hakkında ceza verilmesine yer olmadığına; sanığın denetim süresi içeriside birden fazla kez ve farklı neviden uyuşturucu madde kullanması karşısında suç kastının yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş şekli gözetilerek alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılmasına, sanığın hakkında verilen KADEK kararı kapsamında denetim süresi içerisinde 19.08.2017, 23.06.2018, 21.02.2019 ve 09.10.2019 tarihinde aynı suçu işleme kararının icrası kapsamında birden fazla kez gerçekleştirdiği anlaşılmakla cezasında zincirleme suç hükümleri uyarınca 1/3 oranında arttırım yapılması ile mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü A-Sanık hakkında 23.06.2018 ve 19.08.2017 tarihli "kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak " suçundan verilen mahkumiyet kararı için yapılan inceleme ve yargılama sonucunda; Sanık hakkında inceleme konusu 23.06.2018 tarihli eylemi hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan açılan dava neticesinde Denizli 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 29/11/2018 tarih 2018/438 (E) ve 2018/250 (K) sayılı kararı ile sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu niteliğinde görülerek ve daha önce Denizli 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/366 E.2018/360 K. sayılı dosyasında, kullanmak maksadıyla uyuşturucu bulundurma suçundan cezalandırıldığı gerekçesiyle doğrudan dava açma şartlarının oluştuğu kabul edilerek 5237 sayılı kanunun 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmeden sabit olan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinafı üzerine istinaf mahkemesinin 23.12.2019 tarih 2019/370 Esas 2019/686 sayılı kararı ile "UYAP Bilişim Sistemindeki suç kayıtlarının incelenmesinde 09.11.2016 tarihinde işlediği uyuşturucu madde kullanmak ve kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verildiği ve denetimi ihlal ettiği gerekçesiyle 09/07/2018 tarihinde düzenlenen iddianame ile Denizli 8.Asliye Ceza Mahkemesindeki 2018/595 Esas sayılı davanın açıldığı ve o davada 12/02/2019 tarihinde soruşturma aşamasında kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının sanığa tebliğ edilmediği gerekçesiyle "durma" kararı verildiği görülmekle sanık hakkındaki denetimli serbestlik tedbirinin infaz dosyası bütün halinde getirtilip sanığın inceleme konusu suçu "kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı" infazı kapsamında işleyip işlemediği araştırılarak sanığın hukuki durumunun sonucuna göre belirlenmesi gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması.." yasa ve hukuka aykırı görülerek bozulmasına karar verildiği, Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/17 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, sanığın 18.12.2017 tarihli eylemi hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan açılan dava neticesinde mahkemece değişen suç vasfına göre sanığın eylemi kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunu oluşturduğu kabul edilerek mahkemenin 20.09.2018 tarih 2018/366 E. 2018/360 K. sayılı kararı ile sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan cezalandırılmasına, sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın 27.09.2018 tarihinde kesinleştiği, kararın infazı için Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği; ancak Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı İlamat Bürosu'nun 25.01.2019 tarihli 2018/4321 DS Nolu yazısı sanığın bildirdiği adrese çıkarılan tebligatı iadesi üzerine çağrı yazısının 16.11.2018 tarihinde tebliğ edildiği, başvurmaması üzerine çıkarılan uyarılı çağrı yazısının 20.12.2018 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın yasal süresi içerisinde müracaat etmediğinden 23.01.2019 tarihinde infaz dosyasının kapatılıp bila infaz iade edildiği, bunun üzerine dosyasının yeniden ele alınıp Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.12.2020 tarih, 2019/17 (E) ve 2020/334 (K) sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına karar verildiği, bu kararın istinafı üzerine istinaf mahkemesinin 11.03.2022 tarih, 2022/614 Esas 2022/464 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Yine sanığın inceleme konusu olan 19.08.2017 tarihli eylemi dahil 21.09.2016, 09.11.2016, 19.08.2017, 21.02.2019 ve 09.10.2019 tarihli eylemlerine ilişkin 24.12.2019 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, bu kararın 13.03.2020 tarihinde sanığa tebliğ edildiği; ancak karar kesinleştikten sonra ihlal şartları gerçekleşmeden birleştirme talepli iddianame düzenlenerek dosyanın inceleme konusu dosya ile birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Bu açıklamalara göre, sanığın 23.06.2018 tarihli eylemi hakkında suç tarihi itibariyle kesinleşmiş bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunmadığı gibi Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.09.2018 tarih 2018/366 E. 2018/360 K. sayılı kararı ile verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının inceleme konusu 23.06.2018 tarihli eyleminden sonra 27.09.2018 tarihinde kesinleştiği anlaşıldığından bu ... yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Yine 19.08.2017 tarihli eylemi dahil 21.09.2016, 09.11.2016, 19.08.2017, 21.02.2019 ve 09.10.2019 tarihli eylemlerine ilişkin 24.12.2019 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, bu kararın 13.03.2020 tarihinde sanığa tebliğ edildiği; ancak karar kesinleştikten sonra ihlal şartları gerçekleşmediği anlaşıldığından bu suçu yönünden "kovuşturma şartı" bulunmaması sebebiyle "durma" kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması, nedenleriyle hükmün bozulmasına, Sanık hakkında 21.02.2019 ve 09.10.2019 tarihli "kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak " suçundan verilen mahkumiyet kararı için yapılan inceleme ve yargılama sonucunda; Sanığın Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/17 Esas sayılı dosyasında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kesinleşip denetim ihlali nedeniyle açıklanma koşulları oluştuktan sonra işlenen 21.02.2019 ve 09.10.2019 tarihli eylemleri yönünden doğrudan dava açma şartlarının gerçekleştiği; ancak 21.02.2019 ve 09.10.2019 tarihli eylemleri arasındaki zaman farkı gözetilerek eylemlerinin ayrı suçlar olduğu halde zincirleme suç kapsamında kabul edilerek ceza tayini usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşıldığından istinaf başvurusu bu yönden yerinde görülerek, Sanığın, 21.02.2019 ve 09.10.2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçlarından ayrı ayrı mahkumiyetlerine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Sanık hakkında yasal koşulların oluşmadığı halde etkin pişmanlık hükmünün uygulanması hukuka aykırı ise de; aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. A. Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, aramanın hukuka uygun olduğuna, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanık hakkında 5237 sayılı kanunun 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası ile verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması sonrası tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymama ile hükmün açıklandığı, temyiz konusu suçların doğrudan dava olarak nitelendirildiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. B. Sanık hakkında ilk derece mahkemesi tarafından kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmamış olması ve hükme yönelik aleyhe temyiz olmaması nedeniyle, bu hususun 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son cümlesi uyarınca kazanılmış hak teşkil ettiğinin ve tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesinin hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş ve bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde (B) numaralı bentte açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 05.07.2022 tarihli ve 2021/924 Esas, 2022/1269 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün, Hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılması suretiyle,Bölge Adliye Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Denizli 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.10.2024 tarihinde karar verildi.