KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2024/12569 E., 2024/3349 K.
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2024
- Konu
- Uyusturucu Suclari
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/250 E., 2023/22 K
- Suç
- Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Detayı
863 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilerek gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Isparta Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 19.07.2013 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2. Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.09.2013 tarihli kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan tedavi ve denetimli serbestlik kararı verilmiştir. 3. Sanığın yükümlülüklerine uymaması nedeniyle denetimli serbestlik dosyası kapatılmış, Isparta
2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.03.2014 tarihli kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 4. Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.03.2014 tarihli kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan)
20. Ceza Dairesinin, 26.04.2017 tarihli ve 2015/5372 Esas, 2017/2707 Karar sayılı ilamı ile, "sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan dolayı başka dava olup olmadığı, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediği belirlendikten sonra;
a) Sanık hakkında aynı suçtan açılmış başka dava yoksa veya sanık bu suçu daha önce işlediği suçtan dolayı verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş değilse, bu suç nedeniyle tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmamış olan sanık hakkında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesi ve aynı Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası uyarınca, 191. madde hükümleri çerçevesinde "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına", b) Sanık bu suçu,
daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş ise, 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması,
dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca “davanın düşmesine” karar verilmesinde zorunluluk bulunması", nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 5. Bozma kararı sonrası, Isparta
2. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.07.2017 tarihli kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan suçundan 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş, bu karar 13.07.2017 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmiş, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hüküm Isparta
2. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.01.2023 tarihli kararı ile açıklanarak sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; somut bir nedene dayanmamaktadır.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanığın suç tarihinde, temyiz dışı sanıklar.............,.........., ile Antalya İline gittiği, temyiz dışı sanıkların Antalya İlinden aldıkları uyuşturucu maddeden kullandığı, bu suretle sanığın üzerine atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 25.10.2023 tarihli 2023/9-120 Esas, 2023/554 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; basit yargılama usulünün, Asliye Ceza Mahkemelerine hasredilmiş özel bir muhakeme usulü olması, başka bir deyişle kanun koyucunun bilinçli bir şekilde tercihte bulunarak kaleme aldığı madde metni doğrultusunda, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesinde belirtilen suçların, ancak yargılamanın Asliye Ceza Mahkemesince yapılıyor olması hâlinde basit yargılama usulüne tabi olacağı belirlenerek yapılan incelemede.
Yargıtay (Kapatılan)
20. Ceza Dairesinin, 26.04.2017 tarihli ve 2015/5372 Esas, 2017/2707 Karar sayılı bozma ilamının, Tebliğnamenin (1) numaralı bozma düşüncesi yönünde olduğu, İlk Derece Mahkemesi tarafından bu yönde değerlendirme yapılıp sanık hakkında 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesi ve aynı Kanun'un 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği,
Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) kayıtlarından yapılan incelemede de sanığın 07.07.2013 tarihli eyleminin başka bir eylemi nedeniyle hakkında verilmiş tedavi ve denetimli serbestlik kararının ihlali niteliğinde olmadığının anlaşılması karşısında, Tebliğnamedeki (1) numaralı bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Olayın intikal şekli ve zamanına, sanığın aşamalardaki savunmalarına, ekspertiz raporuna, kolluk görevlileri tarafından tutulan tuanaklara ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından,
sanığın temyiz talebi reddedilmiş, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Isparta