İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/12750 Karar: 2024/6438 Tarih: 2024

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/12750 K.2024/6438

8. Ceza Dairesi 2024/12750 E. , 2024/6438 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2041 E., 2019/1648 K. SUÇLAR : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince veri

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/12750 E. , 2024/6438 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2041 E., 2019/1648 K. SUÇLAR : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince veri

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/12750 E. , 2024/6438 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2041 E., 2019/1648 K. SUÇLAR : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 04.04.2017 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanma suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2. İzmir 29. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.03.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanma suçundan etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak, hapis cezasından çevrilmek suretiyle, 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. İzmir 29. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.03.2018 tarihli kararı hakkında Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi tarafından, duruşma açılarak, 15.10.2019 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm kaldırılarak, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama şartlarının gerçekleşmediği kabulüyle sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanma suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, üzerindeki uyuşturucu maddeyi kendi isteği ile verdiğine, cezanın kaldırılması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre, dava konusu olay, 18.01.2017 tarihinde yapılan rutin kontrollerde sanığın üzerinde kolluk tarafından uyuşturucu madde bulunduğu, bu şekilde sanığın üzerine atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanma suçundan etkin pişmanlık hükümleri uygulanmak suretiyle 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan kurulan mahkumiyet kararı, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırılarak, "18/01/2017 tarihli olay tutanağına göre kolluk ekiplerinin şüphe üzerine durdurduğu şüphelinin üzerinde arama kararı olmasa da uyuşturucunun miktarı ve bulunduğu yer itibarı ile yapılacak olan kaba üst araması ile bulunabileceği, bu hali ile sanık hakkında kaba üst araması yapılacağı esnada üzerinde bulunan uyuşturucu maddeyi teslim eden sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanamayacağı" gerekçesiyle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmaksızın kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Tüm dava dosya kapsamına göre sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Somut olayda, sanığın inceleme konusu 18.01.2017 tarihli eylemi ile ilgili olarak düzenlenen 04.04.2017 tarihli iddianame içeriğinde, sanığın daha önce işlemiş olduğu 27.01.2015 tarihli eylem nedeniyle sanık hakkında daha önce verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunduğu ve sanığın bu kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmaması nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/36891 Soruşturma numarası üzerinden kamu davasının açıldığı belirtilerek, sanığın incelemeye konu 18.01.2017 tarihli eylemi hakkında doğrudan kamu davası açıldığının belirtildiği; dosya ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) yapılan incelemede, sanık hakkında, 27.01.2015 tarihli eylem nedeniyle 21.04.2016 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verildiği, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmaması nedeniyle 18.10.2016 tarihli 2016/26731 İddianame ile açılan kamu davasında İzmir 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.03.2017 tarihli 2016/744 Esas ve 2017/173 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 25.04.2017 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmakla; Sanık hakkında, 27.01.2015 tarihinde daha önce işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca, 21.04.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının içeriğinde, sanığın bu karara itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin, itiraz merci ve süresinin gösterilmemesi suretiyle usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmadığı, 21.04.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı sanık tarafından öğrenilmiş olsa bile, bu kararın kesinleşmediği ve kovuşturma şartlarının oluşmadığı, bu kapsamda temyiz inceleme konusu 18.01.2016 tarihli olayda sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası gereği doğrudan dava açma koşulunun oluşmadığı zira Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı usulüne uygun kesinleşene kadar kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm suçların tek suç olup ancak alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği, 21.04.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmediği için inceleme konusu 18.01.2017 tarihli eylemin de erteleme kararı kesinleşmeden işlenmiş olduğunun göz önüne alınması gerektiği anlaşıldığından, sanığın 27.01.2015 tarihli eylemi yönünden karar verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile ilgili olarak olağanüstü kanun yoluna başvurulması için bildirimde bulunup, sanık hakkında varsa kullanmak için uyuşturucu madde suçundan açılan tüm dosyaların aslı veya onaylı örneğinin getirtilip denetime imkan verecek şekilde incelenen dosya arasına alınıp sonucuna göre, tüm deliller birlikte değerlendirilip, doğrudan dava açma koşulunun oluşup oluşmadığı ve sanığın eylemlerinin tek suç, iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması, hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 15.10.2019 tarihli ve 2018/2041 Esas, 2019/1648 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 302 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.09.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla