Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/12775 E. , 2024/8030 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/108 E., 2019/221 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkem
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/12775 E. , 2024/8030 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/108 E., 2019/221 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, Sarayköy Cumhuriyet Başsavcılığınca 12.06.2017 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Kanunu’nun 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. Sarayköy Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.09.2018 tarihli ve 2017/363 Esas, 2018/521 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 23.10.2019 tarih, 2019/108 Esas, 2019/221 Karar sayılı kararı ile ilk derece hükmü kaldırılarak kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi,63 üncü maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, kesinleşen cezadan mahsubu ile sanığın sonuç olarak aradaki fark olan 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunlukları uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebebi; zincirleme suç hükümleri uygulanması yönünden hakkı da verilen karara temyiz ettiğine ilişkindir. Cumhuriyet savcısının temyiz sebebi ; Daha evvelden uyuşturucu kullanmaktan İzmir C. Başsavcılığınca hakkında verilmiş kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair karar bulunan sanık ...'ın iş bu dosyaya konu suç tarihi olan 19/07/2016 tarihinde yine kullanmak için uyuşturucu madde bulunudrma suçunu işlediğininden iddianame ile kamu davası açıldığı, Sarayköy Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde sonuç olarak 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, kararın sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine bu talebi duruşma açarak değerlendiren Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi tarafından sanığın, aynı suçu daha önce birkaç kere daha işlediği ve o eylemlerine yönelik olarak İzmir C. Başsavcılığınca üç ayrı iddianame ile açılan davaların birleştirilerek sanığın TCK 191/1 ve 43 (1/4 oranında artırım ile) maddeleri gereğince cezalandırıldığı, işbu dosyaya konu eylemin de önceki davalara konu eylemlerin bir parçası olduğu, diğer bir ifade ile sanığın müsned suçu İzmir'de yargılanan suçları ile birlikte müteselsilen işlediğinden bahisle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak cezalandırılmasına karar verilmiş ise de bu karar usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın aynı suçu daha evvel de işlediği ve hakkında İzmir C. Başsavcılığının üç ayrı iddianamesi ile o yer 17. ve 22. Asliye Ceza Mahkemelerinde üç ayrı dava açıldığı ve bu davaların İzmir 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/335 Esasında birliştirildiği de bellidir. Bu mahkeme tarafından (02/05/2018 günlü ek karar ile suç tarihlerinin 10/07/2016, 26/07/2016, 26/12/2016 ve 02/04/2017 olduğu tavzih edilmek suretiyle) 10/04/2018 gün ve 2017/335 E, 2018/405 K sayı ile sanığın müteselsilen uyuşturucu kullanmak suçundan dolayı TCK 191/, 43 ve 62 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmiştir. Bu kararın dayanağı olan İzmir C. Başsavcılığınca düzenlenen üç iddianamenin en sonuncusunun tarihi 15/05/2017 olup işbu temyize konu suçun işlendiği 19/07/2016 tarahinden sonraya tekabül etmektedir. Diğer bir ifade ile işbu dosyadaki suç İzmir C. Başsavcılığının 2017/50579 Sor. Sayılı iddianamesinin düzenlendiği 15/05/2017 tarihinden önce işlenmiştir. İzmir C. Başsavcılığının bu sözü edilen 15/05/2017 gün ve 2017/50579 soruşturma sayılı iddianamesi ile açılan dava o yer 22. Asliye Ceza Mahkemesinde birleştirilerek sanık TCK 191/1 ve 43/1 maddeleri uyarınca cezalandırılmıştır. Sanığın temyize konu 19.07.2016 tarihli suçunun da açıklanan davalara konu suçlarının bir parçası olduğu, 10/07/2016, 26/07/2016, 26/12/2016 ve 02/04/2017 tarihlerinde müteselsilen uyuturucu kullanmaktan dolayı İzmir 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/05/2018 gün ve 2017/335-2018/405 E-K sayılı ilamı ile cezalandırılan sanığın, aynı suçu bir de bu tarihlerin arasında kalan 19/07/2016 tarihinde işlemiş olduğundan bahisle bir kere daha cezalandırılması bir suçtan bir ceza verilir evrensel hukuk prensibine aykırı olduğundan kararın bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre, dava konusu olay, sanığın kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü: Sanığın savunması, olay tutanağı, İzmir Adli Tıp Kurumu Grup Başkanlığı'nın 02/08/2016 tarih ve 2016/5756/4002/4000 sayılı raporu, 20/07/2016 tarihli hassas tartım tutanağı, 11/08/2016 tarihli uzmanlık raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Sanık ...'ın üzerine atılı, kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçunun sübutu ile sanık hakkında mahkûmiyetine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk derece mahkemesinin sanık tarafından istinaf edilmesi ile yapılan incelemede; olay tarihinde emniyet ekiplerince icra edilen yol emniyet ve kontrol devriyesi sırasında durdurulan aracın içerisinde 4 kişi olduğunun görüldüğü, sanığın da aralarında bulunduğu bu 4 kişinin araçtan indirilerek kimlik kontrolü ve üst araması yapıldığı, herhangi bir suç unsuru bulunamadığı, ancak aracın arka kısmında paspasların üzerinde görünür vaziyette iki ayrı poşet içerisinde dağılmış vaziyette uyuşturucu madde olduğu değerlendirilen malzemelerin ele geçirildiği, ele geçirilen uyuşturucu maddelerin Jandarma Genel Komutanlığının 11/08/2016 tarihli uzmanlık raporunda uyuşturucu madde olduğunun, sanığa ait İzmir Adli Tıp Kurumu Grup Başkanlığınca düzenlenen kan tahlilinde de esrar, kodein, morfin bulunduğunun belirtildiği, sanığın hem soruşturma hem de kovuşturma aşamasında uyuşturucu madde kullanıcısı olduğunu, ele geçen uyuşturucu maddeleri arkadaşı ... ... ile birlikte kullanmak için satın aldıklarını anlattığı, ele geçirilen madde miktarı, sanık savunması birlikte değerlendirildiğinde sanığın uyuşturucu madde kullanıcısı olduğu ve yakalanan uyuşturucu maddeleri kullanmak için satın aldığının kabul edilmesi gerektiğinden yerel mahkemenin takdir ve değerlendirmesinin yerinde olduğu ancak daha önceden sanık ...’ın 10/07/2016, 26/07/2016, 26/12/2016 ve 02/04/2017 tarihlerinde işlediği, uyuşturucu madde kullanmak suçundan dolayı hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen üç ayrı iddiananme ile ayrı ayrı davalar açıldığı ve bu davaların İzmir 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/335 esasında birleştirilerek 2018/405 K sayısı ile sanığın suçu müteselsilen işlediği kabul edilerek cezalandırılmasına karar verilip kararın kesinleştiği, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen iddianamelerin sonuncusunun tarihinin 15/05/2017 olup işbu istinaf incelemesine konu suçun işlendiği iddia edilen 19/07/2016 tarihinden sonra olmakla bu dosyadaki eylemin İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca o yer 17. Asliye Ceza Mahkemesinde açılan ve yukarıda açıklanan aynı yer 22. Asliye Ceza Mahekemesinde birleşen davalara konu müteselsil suçun içinde kaldığı, zira müteselsil suçlarda suç tarihinin teselsülün sona erdiği tarih olduğu, bu nedenle yerel mahkemece sanık hakkında eylemin ayrı bir suç oluşturduğunun kabulü ile mahkumiyet kararı verilmesinin hatalı olduğu anlaşıldığından yerel mahkemenin usul ve yasaya aykırı mahkumiyet kararının kaldırılması ile zincirleme suç hükümleri uygulanarak 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 2 yıl 1 ay hapis cezası indirildikten sonra sanığın infazı gereken cezasının 1 ay 20 gün olarak tespiti ile infazın bu miktar üzerinden yapılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. İddianame içeriğinde, sanık hakkında daha önce işlediği aynı suçtan dolayı verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlal nedeniyle kaldırılarak kamu davası açıldığından bahisle, 19.07.2016 tarihli inceleme konusu bu suç nedeniyle doğrudan 12.06.2017 tarihinde kamu davası açıldığının belirtildiği, -Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) kayıtlarında ve dosya arasına alınan belgelerin incelenmesinde sanığın daha önce 10.07.2016 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının dosyasında başlatılan soruşturmada, 26.07.2016 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, 26.12.2016 tarihinde yeniden uyuşturucu madde kullandığından bahisle kamu davsının açıldığı; - 26.07.2016 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının dosyasında başlatılan soruşturmada, 26.09.2016 tarihinde ikinci kez kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, erteleme kararını ihlal ettiğinden bahisle iddianame düzenlenerek kamu davasının açıldığı; -02.04.2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının dosyasında başlatılan soruşturmada kamu davasının açıldığı; Açılan bu kamu davalarının İzmir 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/335 Esas sayılı dava dosyasının birleştirildiği yargılaması yapılarak mahkumiyet kararı verildiği, kararın 04.05.2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmamakla, Somut olayda, sanık hakkında, 19.07.2016 tarihli eylemden daha önce verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının içeriği, tebliği ya da kesinleşme tarihine ilişkin herhangi bir bilgiye yer verilmediği ve bu evrakın incelenen dosya arasında da bulunmadığı anlaşılmakla, Sanık hakkında daha önce, aynı nitelikteki başka bir suç nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş bir "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararının ihlali üzerine açılan kamu davasında verilen hüküm, aynı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan dava açma koşulunun oluşup oluşmadığı yönünden yapılacak değerlendirmede inceleme konusu davada verilecek kararı da etkileyeceğinin gözetilmesi gerektiği, söz konusu dosyanın tamamının aslı ya da onaylı örneği dosya arasına alınarak, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun kesinleşip kesinleşmediği incelenip temyize konu suç yönünden dava açma koşullarının oluşup oluşmadığı tartışılarak, gerektiğinde olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği de gözetilip sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 2- Sanık hakkında dava konusu eylemden önce gerçekleşen 10.07.2016 tarihli suç nedeniyle verilen 26.07.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararını verildikten sonra 26.07.2016 tarihli ... nedeniyle 26.09.2016 tarihinde ikinci kez kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemeyeceği, dava konusu 19.07.2016 tarihli eylemin de usulüne uygun verilen ve kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden önce işlenmesi nedeniyle eylemlerin tek suç kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki orantılılık ilkesi ile 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi gereğince ... cezanın alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilebileceğinin dolayısıyla sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 23.10.2019 tarih, 2019/108 Esas, 2019/221 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 302 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.10.2024 tarihinde karar verildi.