Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/12810 E. , 2024/6420 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3362 E., 2019/1333 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ona
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/12810 E. , 2024/6420 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3362 E., 2019/1333 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.08.2017 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. İstanbul Anadolu 35. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.10.2018 tarihli ve 2017/477 Esas, 2018/573 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5271 sayılı kanunun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 16.05.2019 tarih, 2018/336 Esas, 2019/1333 Karar sayılı kararı ile ilk derece hükmü kaldırılarak 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; eksik inceleme ile karar verildiğine, delillerin araştırılmadığına, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümlerinin uygulanmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, sanığın üzerinde ele geçen uyuşturucu maddeye ilişkindir. Ele geçen maddenin kriminal incelemesinde uyuşturucu maddelerden MDMA olduğu tespit edilmiş olup sanık maddeyi içmek için aldığını kabul etmiştir. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Şüphe ile durdurulan sanığın üzerinde uyuşturucu maddenin ele geçirildiği, sanık hakkında daha önceden aynı tür suç nedeniyle kamu davası açılmasının ertelenmesi kararı verildiğinden doğrudan dava açıldığı, doğrudan dava sebebine dayanak teşkil eden dosyanın denetim süresinde dava konusu suçun işlendiği ve İstanbul Anadolu 44. Asliye ceza mahkemesi tarafından mahkumiyeti yönünde karar verilmiş olup aynı yargılama sürecine tabi olan eylem bakımından suçunu yasal koşulları oluşmadığından beraati yönünde karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk derece mahkemesinin beraat gerekçesinde belirttiği İstanbul Anadolu 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/278 Esas, 2018/418 Karar sayılı dosyasında, sanık hakkında 29.07.2014 tarihli eylemi nedeni ile 21.11.2014 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, kararın 22.01.2015 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın erteleme süresi içinde 11.06.2016 tarihinde uyuşturucu madde ile yakalandığı, hakkında 04.05.2017 tarihinde kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda da 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, istinafa konu suçu ise 07.05.2017 tarihinde işlediği, dolayısıyla eylemin İstanbul Anadolu 44. Asliye Ceza Mahkemesi dosyasındaki iddianamenin düzenlenmesinden sonra gerçekleşmiş, müstakil bir suç olduğu ve doğrudan kamu davası açılmasının da doğru ve isabetli olduğu, sanığın suçunun da sübut bulduğu, bu nedenle cezalandırılması gerekirken beraatine karar verilmesinin isabetsiz olduğu anlaşıldığından, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE İddianame içeriğinde, sanık hakkında daha önce işlediği aynı suçtan dolayı açılan kamu davasının olduğundan bahisle, 07.05.2017 tarihli inceleme konusu eylemi nedeniyle doğrudan kamu davası açıldığının belirtildiği ancak, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) sorgulamasında sanık hakkında, daha önce verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının içeriği, tebliği ya da kesinleşme tarihine ilişkin herhangi bir bilgiye yer verilmediği, bu evrakın incelenen dosya arasında bulunmadığı ya da kamu davasının ertelenmesi kararına ilişkin inceleme tutanağının da dosya arasında yer almadığı anlaşılmakla, Sanık hakkında daha önce, aynı nitelikteki başka bir suç nedeniyle 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararının ihlali üzerine açılan kamu davasında verilen hüküm, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan dava açma koşulunun oluşup oluşmadığı yönünden yapılacak değerlendirmede inceleme konusu davada verilecek kararı da etkileyeceğinden, söz konusu dosyanın/dosyaların aslı veya onaylı örneğinin getirtilip denetime imkan verecek şekilde dosya içine konulup, incelenen 07.05.2017 tarihli eylemi yönünden 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası gereği doğrudan dava açma koşulunun bulunup bulunmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması, hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 16.05.2019 tarihli ve2018/336 Esas, 2019/1333 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 302 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.09.2024 tarihinde karar verildi.