Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/12874 E. , 2024/7690 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2203 E., 2023/1441 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istina
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/12874 E. , 2024/7690 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2203 E., 2023/1441 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKİ SÜREÇ A. Sanığın 11.02.2029 tarihli eylemine ilişkin Turgutlu Cumhuriyet Başsavcılığının 21.01.2021 tarihli iddianame ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı kanunun 191 inci maddesinin birinci ve altıncı fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile açılan kamu davasında Gölcük 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.06.2022 tarih, 2021/177 Esas, 2022/660 Karar sayılı kararı ile sanığın beraatine karar verilmiştir. B. Kararın Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 31.05.2023 tarihli, 2022/2203 Esas, 2023/1441 Karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi tarafından verilen hüküm kaldırılarak 5237 sayılı kanunun 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri özetle; temyize konu kararın ceza hukukunun ... ilkelerine aykırı olduğuna, dosyaya esas alınan delillerin görgüye dayanmayan tanık anlatımları olduğuna, yapılan idrar tahlilinde uyuşturucu madde kullanmadığının açık olduğuna, aramanın usule aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, kapalı pazar alanı içerisinde şüphelenilen 4 şahıstan temyiz dışı sanık ...'un üzerinde ele geçen uyuşturucu maddeyi birlikte kullanacaklarına, böylece uyuşturucu madde kullanma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Yakalama tutanağına konu sanığın arkadaşlarının tanık olarak dinlendiği ve beyanlarında sanığın madde kullanımına, bulundurduğuna dair görgüye dayalı bilgilerinin bulunmadığını, iddianamenin sanığın aynı araçta bulunması nedeniyle madde kullanmış veya bulundurmuş olabileceğini düşünerek düzenlendiğinin anlaşıldığı, sanığın üzerine suçtan iddianame düzenlenmiş olmasına dair tek delilin tanıkların görgüye dayalı bilgileri bulunmaması nedeniyle soyut kalan tanık beyanları olduğu, tanık beyanlarının güvenilir bulunmadığı ve hükme esas alınmadığı, bunun dışında dosya içerisinde sanığın atılı suçu işlediğine yönelik başka bir tanık yahut sair delile ulaşılamadığı, sanığın üzerine atılı suçu tüm aşamalarda tutarlı bir şekilde inkar etmesi, Kocaeli Sağlık Bilimleri Üniversitesi Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden alınan idrar tahlilinin negatif çıkması, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair her türlü şüpheden uzak somut ve kesin delil elde edilemediği kanaatine varıldığından, sanığın beraatine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında sanığın yanında bulunan şahıslardan G.D. ve O.Ç. kolluk aşamasında verdikleri ifadelerinde aralarında para toplayarak uyuşturucu maddeyi birlikte kullanmak amacıyla satın aldıklarını beyan etmişler, hatta sanık da suçunu ikrar ederek kendisinin de 145,00 TL para kattığını beyan etmiştir ancak müdafii hazır bulunmaksızın sanığın kollukça alınan ifadesi, hâkim veya mahkeme huzurunda sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamayacak ise de, sanığın mahkeme huzurundaki savunmasında kendisinin daha önce uyuşturucu madde kullandığını, olay günü G.D.'nin talebi ile 150,00 TL borç para verdiğini, yine aralarında uyuşturucu kullanalım' şeklinde konuşmalar geçtiğini beyan etmiş olmakla sanık savunmasının tevil yollu ikrar niteliğinde olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca tanıklar G.D. ve O.Ç. mahkeme huzurunda uyuşturucu maddeyi sanıkla birlikte kullanmak amacıyla aralarında para toplayarak aldıklarını, ancak kullanamadan yakalandıklarını beyan etmişlerdir. Ele geçirilen uyuşturucu madde, tanık beyanları, sanığın tevil yoluyla ikrar mahiyetindeki savunması göz önüne alındığında sanığın üzerine suçu işlediği sabit olup, atılı suçtan mahkumiyeti yerine, yerinde olmayan gerekçeyle beraatine karar verilmesi hukuka aykırı olup ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, sanık ...'ın sabit olan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanığın mahkumiyetine dair hüküm tesis edilmiştir. IV. GEREKÇE UYAP (Ulusal Yargı Ağı Projesi) sistemi üzerinde yapılan incelemede, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasının olaya tatbik kabiliyetinin bulunmadığı; hazırlık evraklarının UYAP'ta olduğu belirlenmekle, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır. A. Tutanak içeriğine göre, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması, B. İddianame içeriğinde, sanık hakkında daha önce işlediği aynı suçtan dolayı açılan kamu davasının olduğundan bahisle, 11.02.2020 tarihli inceleme konusu ... nedeniyle doğrudan 21.01.2021 tarihinde kamu davası açıldığının belirtildiği ancak, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) sorgulamasında sanık hakkında, daha önce verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının içeriği, tebliği ya da kesinleşme tarihine ilişkin herhangi bir bilgiye yer verilmediği, bu evrakın incelenen dosya arasında bulunmadığı ya da kamu davasının ertelenmesi kararına ilişkin inceleme tutanağının da dosya arasında yer almadığı anlaşılmakla, Sanık hakkında daha önce, aynı nitelikteki başka bir suç nedeniyle 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararının ihlali üzerine açılan kamu davasında verilen hüküm, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan dava açma koşulunun oluşup oluşmadığı yönünden yapılacak değerlendirmede inceleme konusu davada verilecek kararı da etkileyeceğinden, söz konusu dosyanın/dosyaların aslı veya onaylı örneğinin getirtilip denetime imkan verecek şekilde dosya içine konulup, incelenen 11.02.2020 tarihli ... yönünden 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası gereği doğrudan dava açma koşulunun bulunup bulunmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması, hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 31.05.2023 tarihli, 2022/2203 Esas, 2023/1441 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 302 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.10.2024 tarihinde karar verildi.