İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/12990 Karar: 2024/8226 Tarih: 2024

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/12990 K.2024/8226

8. Ceza Dairesi 2024/12990 E. , 2024/8226 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1133 E., 2020/384 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahke

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/12990 E. , 2024/8226 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1133 E., 2020/384 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahke

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/12990 E. , 2024/8226 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1133 E., 2020/384 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.12.2013 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 54 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. İstanbul Anadolu 45. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.12.2014 tarihli ve 2014/327 Esas, 2014/373 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanunu’nun 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilmiştir. Karara itiraz edilmeksizin 28.01.2015 tarihinde kesinleşmiştir. C. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, İstanbul Anadolu 45. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli ve 2016/39 Esas, 2016/304 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca takdir edilen 10 ay hapis cezasına dair hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Karar 25.05.2016 tarihinde kesinleşmiştir. C. Sanığın 29.01.2018 tarihinde işlemiş olduğu 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçunun ihbarı ile dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, İstanbul Anadolu 45. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.01.2019 tarihli ve 2018/529 Esas, 2019/59 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hüküm açıklanarak, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis cezasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. D. Kararın sanık istinaf talebi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 5. Ceza Dairesinin 25.02.2020 tarihli ve 2019/1133 Esas, 2020/385 Karar sayılı kararı ile Gemlik 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/853 Esas - 2013/147 Karar sayılı ve 21.05.2013 karar 18.06.2013 kesinleşme tarihli tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının 22.08.2013 - 05.12.2014 tarihleri arasında infaz edildiği, bu nedenle söz konusu suçun tedavi dönemi içinde işlendiğinden kamu davasının düşmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak beraatine karar verilmesi gerekirken, sanık savunması alınmadan açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verilmesi talebini bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, sanığın ve arkadaşlarının bulunduğu yerde ele geçen uyuşturucu maddeyi kullanmak için bulundurduğuna ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Olay günü şüphe üzerine sanığın bulunduğu yere giden polis memurlarınca suça konu maddenin bulunduğu, sanığın maddenin kendisine ait olduğunu belirttiği, yapılan kriminal inceleme sonucu hazırlanan 21.10.2013 tarihli uzmanlık raporunda ele geçirilen maddenin uyuşturucu madde olduğunun tespit edildiği, sanık alınan savunmasında üzerine atılı suçlamayı kabul ettiği, gerek Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) kayıtları, gerekse Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğünün yazılarına göre, suç tarihi itibariyle sanık hakkında devam eden hiçbir denetimli serbestlik dosyasının bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın atılı suçu işlediğinden cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesinin hükmünün duruşma açmadan kaldırılarak yapılan incelemede; sanık hakkında UYAP sisteminde yapılan araştırmada, Gemlik 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/853 Esas - 2013/147 Karar sayılı ve 21.05.2013 Karar, 18.06.2013 kesinleşme tarihli tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının 22.08.2013 - 05.12.2014 tarihleri arasında infaz edildiği, bu nedenle söz konusu suçun tedavi dönemi içinde işlendiği belirlenmekle; kamu davasının düşmesine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Olay tutanağı içeriği, sanığın savunmaları, uyuşturucu madden ele geçiriliş şekli, kriminal rapor, UYAP entegrasyon ve adli sicil kaydı incelenerek tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında kurulan hükümde bir isabetsizlik görülmemiş, suç vasfı ve yaptırımların yerinde olduğu anlaşılmış, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve kanuna uygun bulunarak hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 5. Ceza Dairesinin 25.02.2020 tarihli ve 2019/1133 Esas, 2020/385 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 45. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 5. Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla