İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/13025 Karar: 2024/8032 Tarih: 2024

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/13025 K.2024/8032

8. Ceza Dairesi 2024/13025 E. , 2024/8032 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2065 E., 2021/211 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahke

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/13025 E. , 2024/8032 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2065 E., 2021/211 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahke

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/13025 E. , 2024/8032 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2065 E., 2021/211 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca Manisa Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.01.2019 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. Manisa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.05.2019 tarihli ve 2019/89 Esas, 2019/307 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5271 ayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca davanın reddine karar verilmiştir. C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 03.02.2021 tarih, 2019/2065 Esas, 2021/211 Karar sayılı kararı ile ilk derece hükmü kaldırılarak 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve tekerrür hükümleri uygunmasına karar verilmiştir. D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Vasinin temyiz isteği; kararın bozulmasına, denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, aksi takdirde adli para cezasına çevrilmesi talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, sanığın evinde uyuşturucu madde ele geçirildiği ve yapılan kan tahlilinde uyuşturucu madde kullandığının tespitine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Manisa Cumhuriyet Başsavcılığının 18.01.2019 tarih ve 2019/596 Esas sayılı İddianamesi ile sanığın kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına uymadığı bu nedenle hakkında kamu davasının açıldığı,sanığın dava açıldıktan sonra tekrar 07.09.2018 tarihinde uyuşturucu madde kullanarak aynı suçu işlediği ididası ile sanık hakkında cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de Yargıtay 9.Ceza Dairesi'nin 23.02.2016 tarih,2015/14576 Esas, 2016/1509 Karar sayılı ilamımında da belirtildiği üzere " 6545 sayılı Kanunun 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca “davanın düşmesine” karar verilmesinde zorunluluk bulunması...."şeklindeki ilamı da gözetilerek Mahkememizin eldeki 2019/89 Esas sayılı dosyası ile İzmir 38.Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/307 Esas, 2019/317 Karar sayılı dosyalarındaki yargılamaya konu olayın aynı olması,6545 sayılı Kanunun 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca açılan davanın mükerrer dava olduğu anlaşılmakla CMK’nın 223/7 maddesi gereğince "Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir." hükmü gereği davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk derece mahkemesinin Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi ile yapılan incelemede olay tarihinde jandarma görevlilerince gelen ihbara istinaden yapılan arama neticesinde bir miktar uyuşturucu olduğu değerlendirilen maddenin ele geçirildiği, sanıktan ele geçirilen madde üzerinde Jandarma Genel Komutanlığı Merkez Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğince yapılan inceleme sonucunda düzenlenen uzmanlık raporuna göre uyuşturucu madde olduğunun tespit edildiği. İlk derece mahkemesince aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası gereğince açılan kamu davasından sonra sanığın tekrar suç işlediği iddiası üzerine açılan soruşturmalarda yeniden erteleme kararı verilemeyeceği, dolayısıyla kamu davası açıldıktan sonra yeni işlenen her suçun yeniden soruşturma ve kovuşturma konusu yapılması gerektiği, sanığın 07.09.2018 tarihli eyleminin müstakil suç oluşturduğu, önceki suçun ihlali mahiyetinde olmadığı bu nedenle sanığın atılı suçtan cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken açılan kamu davasının reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğundan yerel mahkemenin vermiş olduğu kararın tüm sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırılarak mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE İddianame içeriğinde, sanık hakkında daha önce işlediği aynı suçtan dolayı açılan kamu davasının olduğundan bahisle, 07.09.2018 tarihli inceleme konusu eylemi nedeniyle doğrudan kamu davası açıldığının belirtildiği ancak, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) sorgulamasında sanık hakkında, daha önce verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının içeriği, tebliği ya da kesinleşme tarihine ilişkin herhangi bir bilgiye yer verilmediği, bu evrakın incelenen dosya arasında bulunmadığı ya da kamu davasının ertelenmesi kararına ilişkin inceleme tutanağının da dosya arasında yer almadığı anlaşılmakla, Sanık hakkında daha önce, aynı nitelikteki başka bir suç nedeniyle 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararının ihlali üzerine açılan kamu davasında verilen hüküm, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan dava açma koşulunun oluşup oluşmadığı yönünden yapılacak değerlendirmede inceleme konusu davada verilecek kararı da etkileyeceğinden, söz konusu dosyanın/dosyaların aslı veya onaylı örneğinin getirtilip denetime imkan verecek şekilde dosya içine konulup, incelenen 07.09.2018 tarihli eylemi yönünden 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası gereği doğrudan dava açma koşulunun bulunup bulunmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması, hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık vasisinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 03.02.2021 tarih, 2019/2065 Esas, 2021/211 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 302 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.10.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla