İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/13069 Karar: 2024/8825 Tarih: 2024

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/13069 K.2024/8825

8. Ceza Dairesi 2024/13069 E. , 2024/8825 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi KARAR SAYISI : 2018/2555 E., 2019/224 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tara

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/13069 E. , 2024/8825 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi KARAR SAYISI : 2018/2555 E., 2019/224 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tara

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/13069 E. , 2024/8825 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi KARAR SAYISI : 2018/2555 E., 2019/224 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKİ SÜREÇ A. Sanığın 29.10.2016 tarihli eylemi sebebi ile Gelibolu 2. Kolordu Askeri Savcılığının 08.03.2017 tarihli iddianamesi ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci ve onuncu fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile açılan kamu davasında Malkara Asliye Ceza Mahkemesinin 08.05.2018 tarih, 2017/686 Esas, 2018/493 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci ve onuncu fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasına karar verilmiştir. B. Kararın Cumhuriyet savcısı ve sanık tarafından istinaf edilmesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi'nin 24.01.2019 tarihli, 2018/2555 Esas, 2019/224 Karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi hükmü kaldırılarak 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci ve onuncu fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri özetle; kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, lehe olan hükümlerin uygulanmadığına, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümlerinin değerlendirilmediğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, asker olan sanığın elinde bulunan sigara paketi içinde uyuşturucu madde ele geçirilmesi ile bu şekilde sanığın kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Malkara 95. Zırhlı Tugay Komutanlığı emrinde askerlik görevini yapan sanığın kışla içerisinde hareketlerinden şüphelenilmesi ve kusması üzerine elinde uyuşturucu madde olduğu değerlendirilen sigara pakedi içerisinde folyaya sarılmış maddenin ele geçirildiği, alınan uzmanlık raporuna göre sanıktan ele geçirilen maddenin uyuşturucu maddelerden 5-Fluoro-ADB maddesinin olduğunun anlaşıldığı, sanık hakkında daha önce Samsun Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararı ihlal etmesi sebebiyle aynı suçtan açılmış kamu davası sonucu verilmiş mahkumiyet kararının bulunması sebebiyle hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeksizin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan kamu davası açıldığı, yargılama sırasında alınan sağlık kurulu raporuna göre, sanığın üzerine atılı suç yönünden cezai ehliyetinin tam olduğu anlaşılmıştır. Sanığın kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği anlaşıldığından, sanığın eylemine uyan, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, suçun işleniş şekli, suç kastının yoğunluğu, alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirir bir husus bulunmaması sebebiyle takdiren alt sınırdan ... cezanın tayini suretiyle cezalandırılmasına karar verilmiş, sanığın sübut bulan suçu askeri kışlada işlenmiş olması sebebiyle hakkında verilen cezada aynı maddenin onuncu fıkrası uyarınca yarı oranında artırım yapılmış, sanığın üzerinde uyuşturucu madde bulundurduğuna dair yeterli delil bulunmadığı bir aşamada üzerindeki uyuşturucu maddeyi kendi rızası ile üstlerine vermek suretiyle kendi suçunun ortaya çıkmasını sağladığından verilen cezada 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca indirim yapılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk derece mahkemesinin sanığı 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci ve onuncu fıkralarından sorumlu tutmak suretiyle cezalandırmaya yönelik kararında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, ilk derece mahkemesi sanığın uyuşturucu maddeyi kendi rızası ile üstlerine vermek suretiyle, kendi suçunun ortaya çıkmasını sağladığını belirterek sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 192 inci maddesinin üçüncü fıkrası uygulamış ise de, bu uygulamanın isabetsiz olduğu, zira dosyadaki olay tutanağından anlaşılacağı üzere, sanığın sallanarak koğuşa girmesi ve akabinde de koğuşta ve tuvalette kusması üzerine takibi sonucunda, elindeki sigara paketinin alınarak kontrol edilmesi suretiyle suça konu uyuşturucu maddenin ele geçirildiği olayda, sanığın maddeyi kendisi vermiş olsa dahi, suçunun ortaya çıkmasına yardım niteliğinde kabul edilecek bir hareketin bulunmadığı ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından ve sanık aleyhine Cumhuriyet savcısı tarafından yapılmış istinaf başvurusu da bulunmakla, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmış ve sanık etkin pişmanlık hükümleri uygulanmaksızın mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE İddianame içeriğinde, sanık hakkında daha önce işlediği aynı suçtan dolayı açılan kamu davasının olduğundan bahisle, 29.10.2016 tarihli inceleme konusu ... nedeniyle doğrudan kamu davası açıldığının belirtildiği ancak, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) sorgulamasında sanık hakkında, daha önce verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının içeriği, tebliği ya da kesinleşme tarihine ilişkin herhangi bir bilgiye yer verilmediği, bu evrakın incelenen dosya arasında bulunmadığı kamu davasının ertelenmesi kararına ilişkin inceleme tutanağının da dosya arasında yer almadığı anlaşılmakla, Sanık hakkında daha önce, aynı nitelikteki başka bir suç nedeniyle 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararının ihlali üzerine açılan kamu davasında verilen hüküm, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan dava açma koşulunun oluşup oluşmadığı yönünden yapılacak değerlendirmede inceleme konusu davada verilecek kararı da etkileyeceğinden, söz konusu dosyanın/dosyaların aslı veya onaylı örneğinin getirtilip denetime imkan verecek şekilde dosya içine konulup, incelenen 29.10.2016 tarihli ... yönünden 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası gereği doğrudan dava açma koşulunun bulunup bulunmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi'nin 24.01.2019 tarih, 2018/2555 Esas, 2019/224 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.11.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla