İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/13113 Karar: 2024/8355 Tarih: 2024

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/13113 K.2024/8355

8. Ceza Dairesi 2024/13113 E. , 2024/8355 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1979 E., 2020/1075 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istina

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/13113 E. , 2024/8355 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1979 E., 2020/1075 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istina

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/13113 E. , 2024/8355 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1979 E., 2020/1075 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKİ SÜREÇ A. Sanığın 24.02.2017 tarihli eylemi sebebi ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık hakkında 23.05.2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması ile Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 16.10.2017 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ile onuncu maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır. B. Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 05.10.2018 tarih, 2017/1976 Esas, 2018/1402 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü ve 58 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına, hak yoksunluklarına ve mükerrerliğe karar verilmiştir. C. Kararın Cumhuriyet savcısı ve sanık tarafından istinaf edilmesi ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi'nin 30.10.2020 tarihli, 2018/1970 Esas, 2020/1075 Karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi tarafından verilen hüküm kaldırılarak 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci ve onuncu fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü ve 58 inci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasına, hak yoksunluklarına ve mükerrerliğe karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri özetle; uyuşturucu maddenin etkisi altında olayı hatırlamadığını, kolluk görevlilerinin kendisini gözaltına aldığı yerin de neresi olduğunu hatırlamadığını, hakkında olay yerinin mescide yakın olması sebebi ile artırım yapılmaması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, sanığın üzerine uyuşturucu madde ele geçirilmesi ile sanığın uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü: suç tarihinde devriye gezen ekiplerin madde almış olabileceklerini düşündüğü sanığın yapılan üst araması sırasında uyuşturucu maddenin ele geçirildiği, sanığın savunmasında ismini bilmediği bir satıcıdan uyuşturucu maddeyi temin ettiğini beyan ettiği, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesinde yapılan idrar tahlilinde tüm testlerin negatif (sıfır) olarak tespit edildiği, ele geçen maddenin otogar mescidine 100 metre mesafede olduğunun tespit edildiği, elde edilen maddenin 5F-ADB isimli sentetik kannabinoidlerden olduğu ve bu maddenin 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanun Hükümlerine tabi maddelerden olduğunun Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün uzmanlık raporu ile bildirildiği, sanık hakkında 6545 sayılı yasa hükümleri gereğince Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 24.02.2017 tarihli kararıyla 5 yıl süreyle kamu dava açılmasının ertelenmesi ve asgari 1 yıl süreyle tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verildiği, bu kararının infazını takip eden Eskişehir Denetimli Serbestlik Müdürlüğü'nce şüphelinin 04.08.2017 tarihli vaka sorumlusu ile görüşmesine ve bireysel görüşmesine katılmaması üzerine 08.08.2017 tarih ve 2017/2574 sayılı komisyon kararı ile uyarılmasına karar verildiği ve bu uyarının 22.08.2017 tarihinde tebliğ edildiği 25.08.2017 tarihli bireysel görüşmesine mazeretsiz ve izin almakszını katılmayarak yükümlülüklerini yerine getirmemekte ısrar etmesi üzerine hakkındaki erteleme kararının kaldırıldığı, sanığın üzerine atılı kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçundan kamu davası açılmış, yapılan açık yargılamada sanık genel olarak suçlamayı kabul etmiş, mescit yakını suçlamasını ise reddetmiştir. Yapılan açık yargılama sonucu bütün dosya kapsamı delilleri ile anlaşılan duruma göre sanığın mescit yakınında olduğunu bilerek uyuşturucu madde kullandığı yolunda kast yönünden yeterli delil elde edilememekle beraber sanığın bonzai uyuşturucu kullandığı bütün dosya kapsamı delilleri ve bu husustaki samimi ikrara göre suç sabit olduğundan mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü:İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucu sanığın suçu sabit görülerek 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 maddesine göre cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, suçun işlendiği yerin kanunda sayılan ibadethane niteliğindeki otogar mescidine olan uzaklığının 200 metrenin altında olmasına rağmen aynı kanunun 191 inci maddesinin onuncu fıkrasının uygulanması gerektiği hususu gözetilmeden eksik ceza tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğu, bu nedenle Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın istinaf başvurusunun yerinde olduğu anlaşılmış olmakla; ilk derece mahkemesi mahkumiyet hükmünün kaldırılarak, sanığın sabit görülen kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin onuncu fıkrası uygulanmak suretiyle mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Sanık hakkında 02.12.2013 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı 13.03.2014 tarihli iddianameyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda Eskişehir 2. Çocuk Mahkemesi'nin 22.01.2015 tarihli ve 2014/215 Esas, 2015/39 Karar sayılı kararıyla 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 50 ve 52 nci maddeleri uyarınca 4000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 06.04.2015 tarihinde kesinleştiği, daha sonra, sanık hakkında, temyize konu olan 24.02.2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı yapılan soruşturma sonucunda 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, 23.05.2017 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, ayrıca “yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması” halinde erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılacağı hususunun ihtar edilmesine karar verildiği, kararın sanığa 22.06.2017 tarihinde tebliğ edildiği, denetimli serbestlik ve tedavi tedbirinin infazı aşamasında yükümlülüklerine uymaması ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurması üzerine kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kaldırıldığı ve kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda sanığın cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf incelemesinde ilk derece mahkemesi hükmü kaldırılarak 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin onuncu fıkrası uygulanmak suretiyle sanığın mahkumiyetine karar verildiği görülmekle, Bu kapsamda yargılama konusu olan 24.02.2017 tarihli suçun, daha önce Eskişehir 2. Çocuk Mahkemesi'nin 22.01.2015 tarihli ve 2014/215 Esas, 2015/39 Karar sayılı kararıyla 6545 sayılı Kanun kapsamında verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali niteliğinde olup olmadığı tespit edilerek 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca kovuşturma şartı bulunup bulunmadığı belirlendikten sonra, önceki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içinde işlendiğinin tespit edilmesi halinde ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapılmasına yasal engel bulunacağından; Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş olan önceki davanın akıbeti araştırılarak hükmün açıklanıp açıklanmadığının tespit edilmesi, henüz hüküm açıklanmamışsa birleştirme talepli ihbarda bulunarak davanın derdest hale gelmesi sağlandıktan sonra bu suça ilişkin davanın hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş olan önceki dava ile birleştirilmesine karar verilmesi; açıklanması geri bırakılan hüküm daha önce başka bir nedenle açıklanmışsa artık birleştirme imkanı kalmadığından, 6545 sayılı Kanun kapsamında verilmiş olan önceki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali niteliğinde olan bu suç bakımından 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca düşme kararı verilmesi gerekirken, bu hususlar araştırılmadan yargılamaya devam edilerek mahkûmiyet kararı verilmesi, Kabule Göre; A. Sanık hakkında, 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin 23 .05.2017 tarihli kararın itiraz kanun yolu açık olmak üzere verildiği, ancak kararda itiraz süresinin, 15 gün yerine 7 gün olarak gösterildiği, Anayasanın ... Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40 ıncı maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 171, 172 ve 173 üncü maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararda kanun yolu başvuru süresinin şüpheliyi yanıltacak biçimde “7 gün” olarak gösterildiği, bu nedenle kararın usulüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usulsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, sanığın kamu davasının açılasının ertelenmesi kararının infazı sırasında tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymamasının ihlal kabul edilemeyeceği, dolayısıyla kovuşturma şartı oluşmadığı anlaşıldığından; mahkemesince açılan kamu davası hakkında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden durma kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkumiyetine karar verilmesi, B. 24.02.2017 tarihli tutanak ve ekindeki basit krokide kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunun meydana geldiği yerin Otogar mescidine 100 metre mesafede olduğu belirtildiği gerekçesiyle 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin onuncu fıkrası gereğince sanığın cezasında arttırım yapılmış ise de, sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurduğu yerin, belirtilen yere mutad ulaşım yolları ile (yaya yürüme ya da araçla tespit edilecek) mesafesinin iki yüz metreden yakın olup olmadığının gerektiğinde keşif de yapılmak suretiyle kesin olarak tespit edilerek belirlendikten sonra, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin onuncu fıkrası uygulanması gerekirken kolluk tarafından düzenlenen tutanağa dayanılarak eksik araştırma ile hüküm kurulması. hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi'nin 30.10.2020 tarihli, 2018/1970 Esas, 2020/1075 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.11.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla