İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/13125 Karar: 2024/8604 Tarih: 2024

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/13125 K.2024/8604

8. Ceza Dairesi 2024/13125 E. , 2024/8604 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1626 E., 2020/724 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/13125 E. , 2024/8604 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1626 E., 2020/724 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/13125 E. , 2024/8604 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1626 E., 2020/724 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ A.Sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 21.10.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verildiği, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması sonucu 23.11.2017 tarihli iddianame ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesi, 53 üncü ve 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. Antalya 19. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 03.12.2018 tarihli ve 2017/1001 Esas, 2018/834 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan, sanığın beraatine karar verilmiştir. C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 17.06.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü ve 58 inci maddesi uyarınca 11 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mükerrerliğe karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; mahkumiyet kararının eksik inceleme ile verildiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, sanığın temyiz dışı sanık ... ...'den uyuşturucu madde satın alırken yakalanması ile bu şekilde sanığın kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın kullanmak için uyuşturucu madde satın alma suçunu işlediği ileri sürülerek cezalandırılması talep edilmiş ise de atılı suçun unsurlarının oluşmadığı anlaşılmış ve sanığın beraatine karar verilmiştir. Dosya kapsamına nazaran sanığın olay günü, soruşturması ayrı yürütülen ... isimli şahsın yanına uyuşturucu madde satın almak için gittiği, ... ... isimli kişinin uyuşturucu maddeyi üzerinden çıkararak eline aldığı, sanığın ise ödeyeceği parayı vermek için cüzdanını çıkardığı , bu esnada kolluk görevlilerinin olay müdahale ettikleri iddia edilmektedir. Sanık da savunmasında, ... isimli kişinin yanına uyuşturucu madde satın almak için gittiğini ikrar etmektedir. Görüldüğü üzere sanık henüz uyuşturucu maddeyi satın almamıştır. Dolayısıyla evvela sanığın üzerine atılı suçun teşebbüse elverişli olup olmadığının tartışılması gerekmektedir. Ceza kanununda ve diğer kanunlarda öngörülen suç tiplerinin gerçekleşmesi genellikle bir süreç (iter criminis) içinde meydana gelmektedir. Bu süreç ana hatları ile "hazırlık hareketleri" , "teşebbüs" ve "suçun tamamlanması" aşamalarıdır. Ceza hukukunun müdahalesi, kanunun bazı istisnai hükümleri dışında (suç işlemek için örgüt kurma gibi), icra hakeretlerinin başlaması ile gündeme gelmekte olup hazırlık hareketleri ile ceza hukuku ilgilemez. Hazırlık hareketlerinden sonra icra hareketleri ve suçun tamamlanması aşamalarının ortaya konması suça teşebbüs hükümleri bakımından önemlidir. Nitekim 5237 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi hükmünden de anlaşılacağı üzere, ancak icra hareketlerinin gerçekleştirilmesi ve henüz suçun tamamlanmasından önce, failin elinde olmayan nedenlerle icra hakeretlerinin bitirilememesi halinde teşebbüsten bahsedilebilir. Yani icra hareketleri ile neticenin birbirinden ayrılabildiği suçlar bakımından teşebbüs hükümleri uygulanabilir. Bazı suçlara ise teşebbüsün mümkün olmadığı, icra hareketinin yapılması ile tipe uygun eylemin aynı zamanda gerçekleştiği, icra hareketlerinin bölünmeye elverişli olmadığı kabul edilmelidir. Sanığın üzerine atılı kullanmak amacıyla uyuşturucu madde satın alma suçunun da bu bağlamda değerlendirilmesi gerektiği, uyuşturucu maddenin sanığa teslim edildiği anda suçun oluşacağı, bundan önceki hareketlerin ancak hazırlık hareketi mahiyetinde olduğu, sanığın uyuşturucu maddeyi teslim almadan önceki davranışlarının atılı suçu oluşturmayacağı ve atılı suça teşebbüsün de söz konusu olmadığı anlaşılmış ve beraat kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Sanık ...'in suç tarihinde kullanmak amacıyla uyuşturucu madde satın almaya karar vererek Antalya ilinde yoğun bir şekilde uyuşturucu madde satışı yapıldığı herkes tarafından bilinen Yeşildere (Zeytinköy) mahallesine gittiği, 1170 Sokakta oturmakta olan ve hakkında ayrı soruşturma yürütülen ...'ye eroin maddesi alabileceği bir yer olup olmadığını sorduğu, ...'nin de kendisinde olduğunu söylediği, sanığın cebinden para çıkardığı sırada ...'nin de göğüs kısmından çıkardığı ve kriminal rapora göre eroin, kokain ve MDMA içerikli uyuşturucu maddeleri sanığa vereceği sırada kolluk görevlilerinin müdahale ederek uyuşturucu maddelere el koyduğu, sanığın soruşturma ve ilk derece mahkemesindeki yargılama aşamasında kendisinin daha önce uyuşturucu madde kullandığını, suç tarihinde de uyuşturucu madde almak için olay yerine gittiğini ikrar ettiği, sanığın istinaf yargılama aşamasında uyuşturucu maddeyi olay sırasında yanında bulunan kız arkadaşı ...'ye vermek amacıyla almak istediğini savunmuş ise de, ... isimli bir kişinin gerçekte olup olmadığı tespit edilemediği gibi sanığın bu savunmasının suçtan kurtulma amacına yönelik olduğu değerlendirilerek sanığın sonradan değiştirdiği savunmasına itibar edilmemiş, soruşturma ve ilk derece mahkemesindeki ikrarı olayın oluşuna uygun düştüğünden heyetimizce itibar edilmiş olup, bu şekilde sanığın eyleminin kullanmak amacıyla uyuşturucu madde satın alma suçuna teşebbüs suçunu oluşturduğu halde beraatine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan mahkumiyetine karar verilmiştir. IV.GEREKÇE Sanık hakkında etkin pişmanlık şartları oluşmadığı halde etkin pişmanlık hükümleri uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Sanık hakkında kurulan hükümde, tekerrüre esas alınan ilamda yer alan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen yaralama suçunun, hükümden sonra yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında, anılan hükme ilişkin uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı infaz aşamasında gözetilebileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır. Dava dosyası içeriği, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanak, sanık savunmaları, adli raporlar ve dosya kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde sanığın davaya konu eylemi gerçekleştirdiğine ilişkin bölge adliye mahkemesinin kabulünde hukuka aykırılık bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin, kararın bozulması gerektiğine yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 17.06.2020 tarihli ve 2019/1626 Esas, 2020/724 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Antalya 19. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.11.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla