İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Ceza Dairesi

YARGITAY · 8. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/13456 K.2024/4210

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği…

Esas2024/13456Karar2024/4210Tarih15 Mayıs 2024Okuma6 dk · 1.260 kelime

KÜNYE

8. Ceza Dairesi 2024/13456 E., 2024/4210 K.

Karar tarihi
15 Mayıs 2024
Konu
Uyusturucu Suclari
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Sayısı
2016/120 E., 2016/399 K
Suç
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm
Mahkumiyet
Tebliğname görüşü
Bozma

Karar Detayı

1.260 kelime·6 dk okuma·5 bölüm

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu,

aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Kilis Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 01/03/2016 tarihli iddianamesi ile sanığın, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan cezalandırılması, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi talep olunmuştur. 2. Kilis

3. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/05/2016 tarihli, 2016/120 Esas ve 2016/399 Karar sayılı kararı ile sanığın, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan, 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın Temyiz Sebepleri Verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1. Dava konusu olay, olay tarihinde Kilis Sulh Ceza Hakimliğinin arama kararı üzerine, kolluk kuvvetince şüphe üzerine durdurularak üst araması yapılan sanığın üzerinde uyuşturucu madde ele geçirildiği, bu şekilde sanığın kullanma amaçlı uyuşturucu madde bulundurduğu iddiasına ilişkindir.

2. Olay tarihinde, Kilis Sulh Ceza Hakimliğinden alınan 2015/2150 Değişik İş sayılı arama kararı üzerine, kolluk kuvvetince şüphe üzerine durdurularak üst araması yapılan sanığın arka cebinde beyaz kağıda sarılı vaziyette esrar olduğu değerlendirilen maddenin ele geçirildiğine, sanığın maddeyi rızası ile teslim ettiğine dair olay tutanağı dosyada mevcuttur.

3. Adana Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün uzmanlık raporu ile ele geçen net 1,2 gram maddenin esrar elde etmeye elverişli kenevir bitkisi kırıntıları olduğu, 0.9 gram esrar elde edilebileceği belirlenmiştir. 4. Cumhuriyet savcısının gecikmesinde sakınca bulunan hal ile sanıktan idrar örneği alınmasına ilişkin verilen karar, Kilis Sulh Ceza Hakimliğinin 06.11.2015 tarihli 2015/2228 D.

İş sayılı kararı ile usule uygun şekilde onaylanmıştır. 5. Kilis Devlet Hastanesinden alınan adli rapor ile, sanığın alınan idrar örneğinde, tetracannabiol maddesinin pozitif çıktığı belirlenmiştir. 6. Sanığın adli sicil ve UYAP kaydı üzerinde yapılan sorgulamada; a. Sanık hakkında 07.07.2014 tarihli eyleminden dolayı Kilis Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/11 Karar sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, b.

Sanığın, ayrıca benzer suçtan adli sicil kayıtlarının bulunduğu ve bu dosyalardaki suç tarihi ile dosyamız suç tarihinin yakın olduğu hususları belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE

Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden Dosyadaki olgular itibari ile; olay tarihinde Kilis Sulh Ceza Hakimliğinin arama kararı üzerine, kolluk kuvvetince şüphe üzerine durdurularak üst araması yapılan sanığın üzerinde, Adana Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün uzmanlık raporu ile sabit olduğu üzere, net 1,2 gram esrar elde etmeye elverişli kenevir bitkisi kırıntıları ele geçirildiği, ayrıca Kilis Devlet Hastanesinin raporunda, sanığın alınan idrar örneğinde, tetracannabiol maddesinin pozitif çıktığının belirlendiği, bu şekilde sanığın olay tarihinde atılı suçu işlediği sabittir.

5237 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları doğrultusunda verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi (KDAE) kararının, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçuna özgü olarak düzenlendiği, bu kapsamda, 5271 sayılı Kanun'un 171 inci maddesinde öngörülen şartlar aranmaksızın, Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilmesinin zorunlu olduğu, KDAE kararı ile birlikte denetimli serbestlik tedbir uygulanmasının da zorunlu olduğu, gerek görülmesi halinde şüpheli/sanığın tedaviye de tabi tutulabileceği, bu hususun kovuşturma şartı olarak öngörüldüğü,

yargılamanın her aşamasında usulüne uygun olarak verilip verilmediğinin ve kesinleşip kesinleşmediğinin dikkate alınması gerektiği, KDAE kararının içeriği itibariyle de usul ve yasaya uygun düzenlenmesi gerektiği, 5 yıl süre ile verilen KDAE kararında, suça sürüklenen çocuklar için de bu sürenin 5 yıl olduğu,

erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarıyı içermesi zorunlu olduğu ve bu yasal uyarıyı içermeden düzenlenen KDAE kararının hukuken geçersiz sayılacağı, KDAE kararına karşı 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarının da bulunması gerektiği ve bu yasal ihtarı içermeden düzenlenen KDAE kararının şüpheli/sanık tarafından öğrenilmiş olsa dahi kesinleşmemiş sayılacağı, erteleme süresinin KDAE kararının usulüne uygun kesinleşmesi ile başlayacağı,

bu kapsamda KDAE kararının tebliğinin usule uygun yapılması gerektiği, suça sürüklenen çocuklar hakkında verilen KDAE kararlarının müdafiine yapılmasının da zorunlu olduğu, diğer bir anlatımla, usule uygun tebliğ edilmeyen KDAE kararı kesinleşmediğinden 5 yıllık erteleme süresinin de başlamayacağı, KDAE kararının kesinleşmesi beklenilmeden erteleme kararı ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosyanın ilgili Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmesi durumunda,

Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından düzenlenen ihtarlı çağrı kağıdının yükümlüye tebliğ edilerek tedbirin infazına başlanmasının hukukî sonuç doğurmayacağı ve kovuşturma şartının gerçekleşmemiş sayılacağı kabul edilmektedir. Yargıtay

10. Ceza Dairesinin yerleşik içtihatlarına göre, KDAE kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı şüpheli/sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir.

Yine Dairemiz içtihatlarına göre, tek suça konu edilen birden fazla eylem bulunması halinde, hüküm kurulurken "tekerrür, zamanaşımı, ağırlaştırıcı ve hafifletici sebepler"in uygulanmasında suç tarihinin usulüne uygun olarak kesinleşen KDAE kararına esas alınan suç tarihi olarak belirlenmesi gerektiği kabul edilmiştir.

KDAE kararının usulüne uygun kesinleşmesinden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında ihlal sebebi olarak sayılarak aynı maddenin beşinci fıkrası uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı, bu ihlalden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir.

İddianame düzenlendikten sonra aynı neviden işlenen suçlar ise ayrı suçtur ve 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir.

Sanık hakkında daha önce, aynı nitelikteki başka bir suç nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş bir "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararının ihlali üzerine açılan kamu davasında verilen hüküm, aynı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan dava açma koşulunun oluşup oluşmadığı yönünden yapılacak değerlendirmenin, incelemeye konu edilen davada verilecek kararı da etkileyeceğinin gözetilmesi gerekmektedir.

Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda. UYAP kayıtlarına göre sanık hakkında verilmiş kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı olduğu ve yine sanığın benzer nitelikteki eylemden sabıkalarının bulunduğu anlaşılmakla.

07.07.2014 tarihli eyleminden dolayı Kilis Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/11 Karar sayılı kararı ile verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararın tebliğine ilişkin evraklar ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak suçundan açılan tüm dosyaların aslı veya onaylı örneğinin getirtilip denetime imkan verecek şekilde incelenen dosya arasına alınıp, gerekirse kanun yararına bozma yoluna gidilip gidilmeyeceği tartışılıp, sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilip,

5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarına göre verilip usulüne uygun kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunup bulunmadığı, aynı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan dava açma koşulunun oluşup oluşmadığı ve sanığın eylemlerinin tek suç, iki ayrı suç, ihlal sayılan eylem ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması, hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Kilis 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/05/2016 tarihli, 2016/120 Esas ve 2016/399 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.05.2024 tarihinde karar verildi. ...

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Detayı
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. Gerekçe
  7. V. Karar
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2024/13456
Karar No
2024/4210
Tarih
15 Mayıs 2024
Konu
Uyusturucu Suclari

İlgili Rehberler

  • Uyuşturucu Suçları Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/13452 K.2024/4208
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/13447 K.2024/3455
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/13442 K.2024/3269
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/13438 K.2024/3558
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/13437 K.2024/3554
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/13394 K.2024/3569

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.