Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/13604 E. , 2024/4615 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/426 E., 2016/550 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisi
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/13604 E. , 2024/4615 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/426 E., 2016/550 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilerek gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 02.05.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2. İzmir 40. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.09.2014 tarihli kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 6545 sayılı Kanun'un 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrasındaki yasal düzenleme dikkate alınarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, bu karar itiraz edilmeksizin 23.09.2014 tarihinde kesinleşmiştir. Sanığın denetim süresi içerisinde, 14.06.2015 tarihinde kasten yaralama ve tehdit suçlarını işlemesi sebebiyle, İzmir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli, 2015/650 Esas, 2016/609 Karar tarihli kararıyla ihbarda bulunulması üzerine, İzmir 40. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.07.2016 tarihli kararıyla, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan kurulan hüküm açıklanarak, sanığın 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, 03.04.2014 tarihinde rutin devriye görevlerini ifa eden kolluk görevlilerinin şüphe üzerine sanığı durdurup yanına gittiklerinde sanığın üzerinde taşıdığı uyuşturucu maddeyi yere attığı, yere atılan maddenin uyuşturucu madde olduğunun tespit edildiği, bu suretle sanığın üzerine atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir. IV. GEREKÇE A. Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davası üzerine 6545 sayılı Kanun'un 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrasındaki yasal düzenleme dikkate alınarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın kesinleşmesi üzerine sanığın denetim süresi içerisinde "kasten yaralama ve tehdit" suçlarını işlediği gerekçesi ile hükmün açıklanarak sanığın 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmakla, 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değişik 5237 Sayılı Kanun'un 191 inci maddesi ve aynı Kanun'un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, 191 inci madde hükümleri çerçevesinde verilen “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin kararların 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin özel bir düzenleme niteliğinde olduğu, bu itibarla hükmün ancak; ihbara konu suçun "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçu olması halinde açıklanabileceği gözetilmeksizin, "kasten yaralama ve tehdit" suçlarından verilen mahkûmiyet hükmü nedeniyle sanık hakkındaki hükmün açıklanmasına karar verilmesi, B. Kabule göre; suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinde sanığa isnat edilen suç için temel ceza miktarının "bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası" olarak belirlendiği gözetilerek; Dairemizin 2020/2463 Esas sayılı dosyasında 01.10.2020 tarihli kararla, somut norm denetimi yoluyla iptal istemli başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin "01.01.2020 tarihi itibariyle... hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda ....basit yargılama usulü uygulanmaz" bölümündeki "hükme bağlanmış" ibaresinin Anayasanın 38 inci maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar vermesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması imkanının doğmuş olması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 40. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.07.2016 tarihli ve 2016/426 Esas, 2016/550 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.05.2024 tarihinde karar verildi.